Ressam Louis Wain ya da nam-ı diğer “kedilere dadanan adam”

Yazı: Ece Berkman

Bugün Dadanizm ekibi olarak, dadanizmin en güzel örneklerinden kedilere bolca dadanmak suretiyle ün yapmış, ressam abimiz Louis Wain’e blogumuzda hiç yer vermemiş olmanın bize yaşattığı utancı sonlandırmaya karar verdik.

Kendisini bilmeyenler için söyleyelim Wain, dadanizmin öteden beri varlığının ayaklı kanıtıdır. Kendisi 1860-1939 yıllarında Londra’da yaşamış, kanser hastası karısı Emily Richardson’ı eğlendirmek için kedileri Peter’ı resmetmeye başlamış, karısının ölümünden sonra da aşkını kalbine gömüp, tüm sevgisini kedilere ve sanatına vermek suretiyle tabiri caizse, kafayı iyice kırmıştır. Bu arada 100’e yakın çocuk kitabının da illüstrasyonunu yapmıştır.

Bir şehir efsanesi olarak söylenir ki kendisinin gerek merhum karısına olan aşkı gerekse de kedilere ve çocuklara olan sevgisi, kadınların zihnindeki “ideal erkek” profilinin oluşmasında önemli bir rol oynamış ve “bekar kadınlar”ın yüzlerce kediyi evine alarak “kedili kadın”a dönüşmesi (!) de böyle başlamış. (Laflar, laflar…)

Wain’in eserlerine bakıldığında realist bir yaklaşımla resmettiği kedilerin yerlerini ilerleyen süreçte -kedilerin gerçek yüzünü gördüğünden olsa gerek- kişileştirilen ve insani davranışlar yüklenen (mesela dans eden, çay partisi veren, spor yapan, özene bezene giyinmiş ve elinde şemsiye tutan) kedilere bıraktığı görülmektedir.

Wain, kediler dünyasına o kadar girmeye başlamıştır ki sonunda olan olmuş, kediler de onun dünyasına girmeye başlamıştır. Wain’in resimlerindeki kedi figürleri git gide sadece ifade ve bakış odaklı olmaya başlamış ve değişik renk seçimlerine yer vermesinin yanı sıra kullandığı motifler de -“psikedelik diye buna derler!- kafayı iyice kedilerle bozduğu, şizofreni hastalığına tutulduğu teorilerinin ortaya atılmasına neden olmuştur. Ailesindeki akıl hastalığı geçmişi de bu teorilere vermiştir coşkuyu vermiştir coşkuyu! Birçok psikoloğun Wain’in eserleri ve bu eserlerdeki şizofreni hastalığının belirtileri üzerine makalesi bulunmaktadır.

Artık kendisi LSD müptelası mı, şizofren mi, yoksa sadece hayal gücü geniş bir ressamı mıdır, karar vermeyi size bırakıyoruz. Ancak bizim gözümüzde kendisi sadece gerçek bir kedi sever, bir dadanist ve biraz da yaşadığı dönemde psikedelikliğinin kıymeti bilinememiş (tüm bunlar 50 – 60 yıl sonra olsaydı adam eller üstünde taşınırdı!) bir ressam abimizdir. Buyurun doya doya eserlerine bakın..

Ay yok, videosu varken resimlerine bakmaya üşenirim (?) diyorsanız da sizi aşağıya alalım:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s