Bir güzel adam: John Frusciante

Yazı: Seden Mestan

Buluğ çağının hızlı tempolu kalp atışlarını da beraberinde getiren, yüze hafif pembe bir gülümseme konduran bir isim John Frusciante. Evet, bu blog’a yaş on yedi tadında yazılar yazmak beni yerin dibine sokuyor ama sevdalıyım sevdalıyım, yaban gülüm sevdalıyım. 

Kendi irademle müzik dinlemeye başladığım yıllarda (ablamdan çaldığım kasetleri bir kenara bırakıp kendi harçlığımla albüm almaya başladığım o küçük ergen yıllar yani) Red Hot Chili Peppers Californication ile ikinci büyük patlamasını yaptığında hayatıma girmişti Frusciante. Daha doğrusu tüm Red Hot Chili Peppers ilk o zaman hayatıma dalmıştı da benim gözüm Antony’den ziyade John Frusciante’yi görmüş işte… (yazının zeka seviyesi deniz seviyesiyle birleşti şu an.)

Gözler nasıl onu görmesin?

Gözler nasıl onu görmesin?

Aslında Red Hot Chili Peppers’la şöyle ya da böyle, bir şekilde yolu kesişmiş herkesin ezbere bildiği bir hikayesi var John Frusciante’nin: ergenlik yıllarında taptığı bir gruba velet denecek yaşta gitarist giden, sonra o grubun süzülüp serpilmesinde, tarihe geçen albümlerini yapmasında büyük rol oynayan, sonra uyuşturucu bağımlılığının peşinden gitse de gruba geri dönüp yine eşsiz sesler bahşeden bir güzel adam işte John Frusciante…

Bu arada kendisinin çağımızın en üretken müzisyenlerinden biri olduğunu da söylemek gerek. Hem Red Hot Chili Peppers’la olduğu hem de grupla yolunu ayırdığı dönemlerde kendi başına sürüyle albüm kaydettiği malum. Valla girip Wikipedia’ya saydım, şimdiye dek yayınlanan solo albümlerinin sayısı 10’u bulmuş. (Vincent Gallo’nun The Brown Bunny filmi için yaptığı soundtrack bunun içinde yok.) Önümüzdeki nisanda da 11. solo albümü Enclosure gelecekmiş. Tabii bir de arada The Mars Volta’nın deli adamı Omar Rodriguez’le birlikte başlattığı projesi Kimono Kult’ın daha geçen gün önümüze konan albümü Hiding in the Night (bas dinle!) var.

Ben aslında gönlümüze savurduğu o uzun saçlarından (kestirmişti bir ara), “karizma bakışlardan geçer” altyazılı gözlerinden bahsetmeyi de çok istiyorum ama yaşımdan başımdan utandım, müziğe olan saygımızdan ötürü bir yerde susmayı tercih ettim.

Bir zamanlar, genç iken...

Bir zamanlar, genç iken…

 

Bir de tabii durduk yere John Frusciante’den bahsetmemizin bir sebebi var: balık burcu müzisyenler serisinin bir üyesi olan John Fruşante, bugün 44. yaşını kutluyor.

Bu da en az kendisi kadar yakıcı yıkıcı şarkısı, To Record Only Water for Ten Days albümünden, yoğun felsefeli sözleriyle Going Inside. (Bu arada şaka değil, sözleri kendisinin eroin bağımlılığını zirveye taşıdığı bir dönemde yazılmış olduğu için gayet hüzünlü bir his yaratıyor. Yani işte, o bağlamda düşünerek dinlendiğinde…)

Bari, dağları deldiği efsane albümü Empyrean’dan da bir şarkı patlatalım:

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s