O hâlâ bizim: İstiklal’de kısa bir sanat turu

Canan - Cennet

Yazı: Senem Kahraman

Bu havalar pek sevmediğim havalar. Sanki başka sebepler yokmuşcasına, bu soğuk, gri, sevimsiz havaları bahane edip (bu yıl da pek kış yapmadık ne abarttı diyenlerinizi duydum) depresyona girmeye meylettim. Geçen sene yine aynı zamanlar, bu dipsiz kuyu beni içine çekmeye çalıştı ama o kadar sıkcıydı ki kendimi spora vermiştim. Bu yıl da “depresyondan kaçma yöntemi” olarak, “tebdili mekanda ferahlık vardır” anlayışı ile galerilere dadandım.

Sanatı severim, sanatçıdan ötürü fakat galeri gezmeyi pek sevmezdim. Sene 2009, üniversiteye ilk başladığım yıl, tez döneminde olan bir arkadaşın akademik çalışmasına destek amaçlı sergi açılışlarına gider, çakırkeyf olup çıkardık. Bu yıl daha ulvi amaçla, şehri yaşamak, hissetmek, nargile kafelerden, mağazalardan, AVM’lerden, şantiyeye dönüşmüş sokak ve caddelerden uzaklarda -çok uzaklaşamasam da- tek başına yapabilceğim etkinlikler ve galeriler listesi yaptım.

İlk durağım o kadar iyiydi ki, sonraki galeriler için motivasyon kaynağı oldu.

12 Eylül 2017’den 18 Şubat 2018’e kadar uzatılan Arter’deki Canan’ın “Kaf Dağı’nın Ardında” başlıklı sergisi bu yolculuğa bir masal eşliğinde başlamama vesile oldu. Arter İstiklal’de bulunan çağdaş sanata ev sahipliği yapan bir kurum.

Canan - Araf
Canan – Araf

Canan, sergisinde heykel, fotoğraf, baskı, nakış, video, yerleştirme ve minyatür gibi çeşitli şekilde ürettiği eserlerine yer veriyor. Bu birbirinden farklı yöntemle üretilmiş eserlerinde “özel olan politiktir” düşüncesine sahip sanatçımız, kendi bedenine de eserlerinde yer veriyor. Kendi iç yolculuğuna bizi de davet eden bu sergi, beraber özgürleşmeyi vadediyor. Sergiyi gezerken Canan’ın kendi sesinden, masalsı anlatımla yapıtlar hakkında bilgi edinebilme imkanı ise en keyifli yanlarından bir tanesi.

Canan - Cennet
Canan – Cennet

Canan’ın, Türkiye’deki en protest feminist sanatçılardan biri olduğunu, cennet- cehennem, iyilik-kötülük, korku-umut ve toplumsal cinsiyet yanılgısını ters yüz ettiği bu sergide daha iyi anlayabiliyoruz.

Canan - Hayvanlar Alemi
Canan – Hayvanlar Alemi

“İstiklal bitti ya” diyebilirsiniz fakat bu sergi bitmeden koşun, görün derim.

Hatta sonra Mısır Apartmanı’nda bulunan Zilberman Gallery”ye gidip, 24 Şubat’a kadar devam eden, Eşref Yıldırım’ın “Yenilgi Günlüğü” sergisini ziyaret edebilirsiniz. Sergi ismini Turgut Uyar’ın şiirden alıyor. Bu sergide de sanatçı farklı malzemeler kullanarak, günlüklerini sergiliyor. Geçmişte kişisel olan günlüklerin günümüzdeki durumunu sorguladığı ve kişiselle, kamusal alan arasındaki çizgide salınan konumlarına odaklanıyor. Günümüzde yaşadığımız hayatların, sadece bize ait olmanın ötesine geçtiğini, iletişim araçlarından her dakika felaket haberleri aldığımız bir zamanda kendi kendimize, kendi derdimizle kalabilmemizin her geçen gün daha da zorlaştığını gözlemleyen sanatçı, sergisindeki çalışmalar üzerinden şu soruyu soruyor: Her gün onlarcasını gördüğümüz haber ve görseller sürekli zihnimize şiddet uygularken “iyi” olabilir miyiz? (Yenilgi Günlüğü, Zilberman Galeri, 2018)

Kendi dertlerimle baş başa kalmaktan kaçtığım günlerde uğradığım bu sergiyi de görmenizi tavsiye ediyor, sonraki durağınızın da, yeni halini görmediyseniz, Yapı Kredi Kültür Sanat binası olmasını diliyorum. Kitabevi ve galerinin de bulunduğu bu yenilenmiş binada “Akdeniz” heykeliyle de bir fotoğrafınız olabilir.

Dönüşümden yaralanmış İstiklal’de biraz olsun hala zaman geçirebileceğinizi, hala bize ait yerler olduğunu hatırlatmak amacıyla yazılmış bu yazıya son verip, bir sonraki Karaköy’deki sergi alanları yazısında buluşmak dileğiyle.

Hazır lafı açılmışken, Karaköy sergi alanları:

Merdiven Galeri

Sanatorium

Pi Artworks

Galata Rum Okulu

(‘Kaf Dağı’nın Ardında’ sergisinin görselleri Murat Germen’e ait ve http://www.arter.org.tr adresinden alınmıştır. ‘Yenilgi Günlüğü’ sergisine ait görseller ise zilbermangallery.com adresinden.)