Kafamızın İçindekiler: Mutsuz şarkılar bana hep iyi geliyor

Hepimizin bir yerlerde, konuşurken ayırdına bile varmadığımız ama sonra dönüp bakınca “Ne güzel konuşmaymış be” dedirten muhabbetlerimiz var. Güzel cümlelerimiz kaybolup gitmesin diye kafamızın içindekilere dadanıyoruz.

Gelmişiz elin ülkesine okuyacağız diye,
her şey bir yere kadar iyi güzel hoş da
burada kendimi kendim gibi hissedemiyorum.

– O zaman sana geliyor:
‘Deli dostunu bulamayan kimsedir.
Yalnızlık, deliliğin hammaddesidir.
Bir muhatap bulunca,  deliliğin çemberinden çıkarız.
Mesela kendimi mum sanıyor olsaydım
ve biri de cereyanlar kesilince beni yaksaydı, delilikten yırtardım.’
Mumuz biz.

İhtiyaç olunca aranan olmak insan
olmaktansa cereyan kesilmeden
yanan mum olmak
daha güzel.
Bitsin Bu Delilik’i dinliyordum,
güzel denk geldi.

– Hahaha ama acı gerçeklere göre cereyanlar kesilecek.
Bir zaman gelecek yani.
Ben şey dinliyordum,
Ruhun Ölmüş Senin…

Hahah üzücü.

– Biraz ama iyi geliyor.
Mutsuz şarkılar bana hep iyi geliyor.

İşte niye bu kadar seviyoruz acıyı?

– Hepimize iyi geliyor olabilir.
Acıyla büyümüşüz çünkü.

Burada anlamıyorlar mesela
neden rakı içince herkes mutsuz…

– Acıyı anlamak önemli bence.
Bizim kültürün bize kattığı o:
Acıyı ayırt edip anlayabilmek.
Acılara Tutunmak diye bir şarkımız var ya, acı kavramı nasıl önemli anla.
Acıya tutunarak iyileşiyoruz,
bir de şarkısını yazmışız.
Bitti şarkı, başa sarıyorum.

Acılara Tutunmak şiir aslında,
Hasan Hüseyin. Adam ne yazsa acıklı ve güzel…

– Evet birçok şiir bestelenmiş doğru…

Acıklı olduğu için mi güzel bilmiyorum ama.

– Acıklı olduğu için güzel tabii, lafa bak.

İşte biraz kendimizi üzmemeye mi çalışsak hahah… Neden yani?

– Üzülüyor musun sen böyle şeyler dinlediğinde?
Ben üzgünken dinliyorum, üzüntüm geçiyor.
Nedenini de bilmiyorum.

Üzülüyorum. Kendime dert yaratıyorum.
Gece 2’den sonra hele Avrupa’nın
sessiz bir
kasabasındaysan çok koyuyor…

– E öyle ama acı güçlü ve gerekli bir duygu bence,
uyarıcı yani.

Vicdan gibi bir şey mi senin için?

– Hayır aslında. Katalizör gibi. Kıvam artırıcı gibi.
Bir sayının kuvveti gibi hahaha.
Acı zaten mevcut, bazı eylemlerimizin
ya da tanık olduklarımızın sonucunda onunla karşılaşıyoruz.
O da bize bu eylem sonunda hissettiklerimizi daha iyi anlamamız gerektiğini hatırlatıyor, gösteriyor, artık adına ne dersek…

Evet ikinci kısmına katılıyorum.
Bir şeylerin değerini bilmemizi sağlıyor.

– Acı eylemlerin sonucunda oluşmuyor yani, zaten var.
Biz ona rastlıyoruz arada.
Kötü de değil, gerekli.
Sonuçta insanın zaafları var,
onların ne olduğunu da acıyla öğrenebiliyoruz ancak.
Yoksa gelip geçici oluyorlar.

Yiğit’le acıyı kanıksamak…
Teşekkürler. Ama ben yine üzüleceğim.
Hasan Hüseyin okuyacağım
birazdan, daha da üzüleceğim.
15 dakika sonra balkona çıkınca açık tek bir ışık bile
kalmayacak,
daha da üzüleceğim hahahah

– Hahahah acı güzel. Üzülmek de bir yere kadar güzel.
Benim özetle demek istediğim, acının üzülmekten başka sonuçları da var.
Bize faydalı şeyler… Ama sen bu gece temiz bir üzül, hakkındır.
Bu arada, bir ara Ruhun Ölmüş Senin dinle.

Dinledim. Biliyormuşum aslında,
sadece şarkıların isimlerini asla bilmiyorum.

– Güzel, sevindim.
Üzücü şarkıları sevmene sevindim.

Sağ ol. Lanet olsun içimdeki melankoliğe…

 

TO BE CONTINUED…