Milano’nun gizli yüzü: Fuorisalone

Milano’nun en eğlenceli haftalarından Design Week’i bir de lokalinden seyredin. Kültüre bolca doyduğumuz, ufkumuzun açıldığı bu hafta sanata ve tasarıma daha geniş bir pencereden bakmamızı sağladı.

Yazı & fotoğraflar: Roksan Sarfati

Geç olsun güç olmasın. Bu seneki ekstra hashtag ve Wi-Fi bolluğu bir yana, 17 – 22 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen Milano Tasarım Haftası’nda gözümüze çarpan her şeye muntazam bir şekilde dadandık.

Sürdürülebilir yaşam

Evet, yazının başından beri İngilizce ve Türkçe adlarını kullanarak bahsettik ondan ama İtalyancadaki asıl adıyla Fuorisalone. 1961’den beri Milano’da düzenlenen; mobilya, iç mekan tasarımı, mimari ve moda gibi pek çok tasarım alanını kapsayan ve sürdürülebilir yaşam üzerine dünyada düzenlenen en büyük fuarlarından biri. Buraya kadar tamam. Ama asıl neler oluyor Fuorisalone’de?

Büyük markaların yeni koleksiyonlarından, genç tasarımcıların yeteneklerini sergilediği etkinliklere, bütün bir hafta boyunca şehrin neredeyse her tarafına dağılan, dev bir fuardan bahsediyoruz. Fuorisalone için ben “şehrin gizli yüzü” diyorum, çünkü Milano’da çoğunlukla kapalı olan gizli avlular, stüdyolar, moda tasarımcılarının showroom’ları ve hatta tarihi binaların kapıları birer sergi alanına dönüşüyor. Sergiler, enstalasyonlar ve yenilikçi tasarımlar arasında mekik dokurken aslında tarihi bir geçmişe tanık oluyorsunuz ve şehir, tüm gizli hazinelerini önünüze sererek gözlerinizin önünde büyülü bir yere dönüşüyor. Bir bölgeden diğerine koştururken hem yeni yerler keşfediyorsunuz hem de sergi ve etkinlikleri gezebiliyorsunuz.

Sürdürülebilir yaşam adına fuarda beni en çok etkileyen ise Mini Living ve Hermès’in projeleri oldu. Her iki projede de tasarımların ne kadar akıllıca ve çevre dostu olduğunu görmek mümkün.

Mini Cooper, Studiomama ile yaptığı işbirliğinde “mini living” temasıyla ortak alanda yaşama ve paylaşma konseptine vurgu yapıyor.

Şehrin yapılaşmaya elverişli olmayan alanlarında tek bir odada yaşam alanı yaratarak ve metrekareyi küçülterek daha kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor. Pastoral renklerde hazırlanan bu küçük yaşam alanları mini boylarına rağmen oldukça eğlenceli.

Başka bir etkileyeci sunum ise Museo Permanente’deki Hermès Maison.

Renk bloklarının içinde farklı konseptlerde sunduğu yeni ev tekstil koleksiyonu oldukça etkileyici. Labirentlerin içinden geçerek gezilen sergi alanı adeta bir masal diyarında gibi hissettiriyor size kendinizi.

Ve gelelim Fuorisalone’nin öne çıkan diğer isim ve işbirliklerine:

Rossana Orlandi

Rossana Orlandi’nin stüdyosu gerçek bir ‘melting pot’ alanı. Farklı tasarımcıların işleri adeta harmanlanarak eşsiz bir uyum sergiliyor. El yapımı kumaşlar, halılar derken, iç mekan tasarımının hem birbirinden bu kadar farklı hem de uyumlu parçaları göreni daha ilk anda etkisi altına alıyor.

Objets nomades – Louis Vuitton

Fratelli Campana, Nendo ve Patricia Urquiola gibi dünyanın en ünlü tasarımcıları arasında sayılan isimlerin, başta deri olmak üzere farklı materyalleri bir araya getirerek Louis Vuitton için hazırladıkları koleksiyon Design Week’in en ihtişamlı sergileri arasında yer alıyor.

Instagram’da en çok paylaşılan serginin bu olduğunu söylesek şaşırmazsınız herhalde…

Phillip K. Smith x Cos

Philip K. Smith, hızlı şehir yaşamına kaptırıp giderken gökyüzüne bile bakacak vaktimiz olmadığını hatırlatıyor. Isimbardi’nin avlu ve bahçesine, farklı form ve boyutlarda yerleştirilen aynalarda kendinizi görmeniz imkansız. O kadar akıllıca yerleştirilmişler ki aynalara baktığınızda gökyüzünü ve etraftaki diğer güzellikleri görüyorsunuz.

Ve o gizli avlular

Sadece tasarım haftası içi açılan gizli bahçelerin ve avluların büyüsünde kaybolmamak imkansız…