Şahsiyet’in duraklama ve yıkılış bölümleri

(Dikkat: Bodoslama spoiler içerir!)

Şahsiyet’i çok da merak etmeyerek, ne olsa yeni bir dizi, neymiş bir bakayım diye açmıştım. İlk bölümün açılış sekansını izledim, jenerik girdi, hemen durdurdum. Dedim ki “ben bu diziyi izlerim!”. Bir oturuşta üç bölümü izledim. Sonraki üç bölümü hasretle bekledim.

Agah Beyoğlu’na, alzheimer teşhisi konuyor. Her şeyi unutacak olmanın deşheti, Agah’da bir şeyleri tetikliyor. Gemişte birkaç kere öldürmeye niyetlendiği adamı, bu sefer öldürebiliyor. Televizyonunu camdan aşağı atıyor, her şeyi not almaya başlıyor ve adliyeden çaldığı dosyalarla sonraki cinayetlerini planlamaya koyuluyor. Biz de bu ışığı güzel, kendi komik “vigilante” (intikamcı) hikayeye kaptırıyoruz kendimizi.

Bu kaptırma çok uzun sürmedi ve Şahsiyet bu hafta final yaptı. İyi ki de yaptı. Çok iyi bir fikir, güzel sürprizler ve düğümlerle gidiyordu. Sonra birden tekrara düşmeye başladı. Agah sürekli birilerini öldürüyor, tamam. Cinayetler, yanan evle ilgili ama tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu da tamam. Bu pozisyonu koruduğumuz kaç bölüm izledik saymadım ama bana çok uzun geldi. Sona doğru yaklaştıkça da düğümlerin çözümü çok aceleye geldi.

Firuz’un oğlu, Firuz’un ihanetine motivasyon olsun diye bir anda girdi, sonra hikaye icabı Firuz’un özgür kalması gerektiğinde bir anda öldü.

Agah, Feza Hanım’ı kaçırdığında eve nasıl götüreceğini, kızına torununa ne açıklama yapacağını merak ediyordum. Neyse ki o da öldü bir anda ve bu sorundan da kurtulduk.

Sonra bir anda bir defter çıktı ortaya ve tıkanan soruşturma bir anda çözüldü. Reyhan kaçırıldıktan sonra deftere yazmaya nasıl devam ettiğini de anlamak güç.

Ateş, duvarına fotoğraflarını yapıştırdığı, öldürülen gazetecilere baka baka, yıllardır inanmadığı bir şeyler yaparken birden bire idealist olup, yolunu buldu. Birden bire değil pardon, aşık olduğu için… Sonra daha pek de somut bir değişiklik yapamadan, arabasına konan bombayla öldürüldü.

Diğer polislere ne oldu, açığa alınan baş komiser görevine dönebildi mi, Nevra’nın annesinin kocasının Reyhan’dan haberi var mıymış, sonuç olarak o evi niye yakmışlar; hiçbirine cevap gelmedi.

Bir sabah uyanıp, son üç bölüme geldiklerini fark edince aceleyle bağlamaya çalışmışlar sanırım. Ya da belki yeni bir sezon onayı alma umuduyla bazı malzemeleri tüketmeyelim, her cevabı açık etmeyelim demiş olabilirler. Yine de bu zorlama motivasyonlarla, gökten düşen alakasız gelişmelerle hikayeye yön verme çabalarını affettirmez.

Sezondaki bölüm sayısı az da olsa, bölümler istenildiği kadar kısa tutulsa da, yine başladığı gibi, tutarlı devam edemeyen ve derli toplu bitemeyen bir diziyi daha uğurladık.