İstanbul Caz Festivali 25. kez sahnede

Yazı: Güliz Atsız / Fotoğraflar: Fatih Küçük

25. İstanbul Caz Festivali, çok duygusal bir törenle açılış yaptı. TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile Türkiye’deki caz sahnesinin 25 usta müzisyeni, bu açılış töreninde konuk olarak sahneye çıktı. Şarkı aralarında ise sahnenin bir köşesinde radyo programcısı (aynı zamanda İstanbul Caz Festivali Danışma kurulu üyesi) Hülya Tunçağ ve Yekta Kopan, Türkiye’de caz tarihiyle ilgili ufak bilgiler verdi. Bir yandan geçmişten fotoğraflara, afişlere bakarken, bir yandan da her yaştan cazcılar, gözümüzün önünden film şeridi gibi geçti. Okay Temiz ile Burak Cihangirli gibi farklı kuşaklardan müzisyenleri aynı sahnede görmek ve hatta aynı kuliste hayal etmek bile çok güzel bir histi. (Biri törenin en yaşlı, diğeri de en genç müzisyeniydi, bu arada.)

Nilüfer Verdi

Yaşam Boyu Onur Ödülleri verilirken de duygusal anlar yaşandı. Bir kere Ahmet Faik Şener, nam-ı diğer Balarısı Ahmet’in konuşması aşırı naif ve duygusaldı. (“Üç yaşında bir çocuk saflığıyla Lale Plak’a teşekkür ediyorum” dedi. Böyle bir cümleyi kaç kere duyar insan hayatında?) Nezih Yeşilnil, birkaç gün önce kaybettiği annesine teşekkür ederek başladı konuşmasına. Senelerce TRT’de izlediğim, Şevket Uğurluer’i sahnede görmek ise tüm caz severleri için ayrıca duygusal bir andı. Ben de bi’ düşününce küçükken, ekranda onu gördüğümü ve ilk defa cazı ondan dinlediğimi hatırladım. 

Daha sonra Deniz Dündar, Neşet Ruacan, Nezih ve Ayşegül Yeşilnil sahnedeyken şunu düşündüm: dördüyle de ne zaman bir araya gelsek hep eski günleri soruyoruz; onlar da sağ olsun anlatıyorlar, beraber müzik yaptıkları dönemler, aşklar, ölenler, küsülenler, hâlâ sahnede beraber olunan dostlar, komik turne ve konser anıları… Aynı şekilde Enver Muhammedi, Burak Cihangirli gibi Parklarda Caz ve Genç Caz’dan takip ettiğimiz diğer genç caz müzisyenleri 20-30 yıl sonra hâlâ beraber müzik yaparlarken, şu an daha hayatta bile olmayan müzisyenler, onlara belki bu geceyi soracak, görüntüleri bir yerden bulup izleyecek. 

Sonra Yahya Dai, Şenova Ülker, Önder Focan, Sibel Köse, Tamer Temel, Barış Ertürk ve orkestrada Ozan Musluoğlu, Ferit Odman, Ali Emre Kayhan, Cem Tuner… Yıllar sonra bir gün onların da öyle bir sahnede Caz Festivali tarafından Yaşam Boyu Onur Ödülü alacaklarını tahmin edebiliyoruz. Yahya Abi sahneye bisikletle gelir belki. Önder Abi ile Zuhal Abla’ya belki aynı sene verirler ve sahneye beraber gelirler. 

Ayşe Tütüncü & Tamer Temel

Gece boyunca her şarkıdan sonra, çıkacak konuklar için sahnede eklemeler, çıkarmalar, enstrümanlarda yeni ayarlamalar yapıldı. Sahne ve konser organizasyonu işini birazcık da olsa bilenlerin çok iyi takdir edeceği üzere, böyle sahne geçişleri felaket senaryoları gibidir. Ters gidebilecek şeylerin sayısı çoktur. Belki dün de olmuştur ama biz hiçbirini görmedik. Ve açıkçası müzisyenlerin yüzünden de öyle bir şey okunmuyordu. Bir de ufak not;TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nı daha önce iki kez izledim farklı salonlarda. Hiçbirinin ses sistemi ve akustiği büyük bir orkestraya uygun değildi. Zorlu PSM’de dinlerken nihayet tadına da varabildim. 

İşte böyle açtık festivali… Hem müzik hem tarih hem de duygusal anlarla… Festival 17 Temmuz’a kadar devam edecek, biletlerinizi hazırlayın.