5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (23-30 Temmuz)

Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi… 

1- Biraz daha sabır

Birinci sezon aklımızı başımızdan aldı. İkinci sezon bu yeni bağımlılığımızı zirveye taşıdı. Tam mevzu bitti derken, üçüncü sezon haberleri de son sürat gelmeye başladı.

Kalbimizdeki çocuk sevgisini pekiştiren Stranger Things, son derece iddialı bir şekilde, kaldığı yerden devam edecek. Nisan ayında çekimleri başlayan bu yeni sezonun 2019’da yayınlanacağı zaten biliniyordu ama geçtiğimiz pazar günü, Netflix tarafından yapılan açıklamayla birlikte resmileşmiş oldu: Stranger Things, 2019 yazında yeniden ekranlarda olacak.

Önceki sezonlara göre daha fazla özel efekt kullanıldığı için post-prodüksiyon süreci de biraz uzamış. Yine Netflix’in yaptığı açıklamaya göre Duffer biraderler, geçen senekine göre daha sağlam bir yapım sunacakmış seyirciye. Bence ÇOK heyecanlanmamız için yeterli bir açıklama…

Yeni sezon geri sayıma başlayamayacak kadar uzakta olsa da, geçtiğimiz haftalarda buram buram 80’ler kokan ve kalbimizdeki ateşi yeniden yakan bir teaser yayınlanmıştı. Şimdilik Steve Harrington’ı görmek kısmet oldu ama yakında diğerleri de birer birer düşmeye başlar.

Şu karakterleri yüz milyon defa daha görsek de sıkılmayacağız, kesin.

2- Açıkta bir şey mi var?

Yayın tarihi açıklanan bir dizi daha…

Spin-off’ların kralı Better Call Saul, muhteşem karakterleri ve su gibi akıp giden hikaye anlatımıyla kendi yolunda, istikrarlı bir şekilde ilerliyor.

Dizinin dördüncü sezonu 6 Ağustos’ta AMC ekranlarında olacak. Bunun açıklanış şekli ise epik derecede ibretlikti.

Screen Shot 2018-07-30 at 14.44.14

Saul Goodman karakterini canlandıran Bob Odenkirk, “Çocuklar, çok heyecanlıyım. Bunu size göstermem lazım, kusura bakmayın” diyerek kaba etlerinin biraz üzerindeki dövmeyi kameralara açtı ve böylece dizinin yayın tarihini herkeslere açıkladı.

Kralsın…

3- Mutluluk onların olsun

Kendisini Heath Ledger’la fena halde özdeşleştirdiğimiz için olsa gerek, tek bir bakışıyla bizi hüzünlere boğabilen Michelle Williams, geçtiğimiz hafta Vanity Fair’e verdiği röportajında gizlice evlendiğini cümle aleme ilan etmişti.

michelle-williams-09-18-ss09
Her şey bir yana, Vanity Fair çekimi çok kötü…

Indie aleminde The Microphones ve Mount Eerie projeleriyle bilinen Phil Elverum’la dünya evine giren ünlü aktrisin bu mutluluğu karşısında gururlu anne edasıyla sevinç gözyaşları dökmek istedik. Ledger’ın babasının “Michelle için çok mutluyuz” açıklamasıyla birlikte o gözyaşlarına biraz keder de bulaşmıştı.

Diğer taraftan, bilmeyenler için anlatalım; Phil Elverum’un da hikayesi Michelle’inki gibi çok hüzünlü… Phil Elverum, 2000’lerin başında sanatçı ve müzisyen Geneviève Castrée’yle evlenmişti. 2015 yılında kızlarının doğumundan kısa bir süre sonra Castrée’ye kanser teşhisi konmuştu ve uzun bir mücadelenin ardından genç sanatçı hayatını yitirmişti.

Dileriz ki Michelle ve Phil, artık katıksız mutluluğa kavuşurlar.

tw

4- O Brother, Where Art Thou?

Seni çok özledik be Tom Waits abicim! Nerelerdesin? Biraz yüzünü görelim de teselli bulalım.

Neyse arabeske kaptırmayalım kendimizi…

Çatallı sesiyle zihnimizi okşayan Tom Waits, Coen’lerin yeni filminde The Ballad of Buster Scruggs’da rol alacakmış. Başlangıçta, Netflix’te yayınlanacak altı bölümlük bir seri olarak açıklanan The Ballad of Buster Scruggs’ın bir film halinde yayınlanacağı söylendi.

buster
Naaays

Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılacak bu Netflix yapımı, önümüzdeki sonbaharda vizyona girecek.

Filmin başrollerinde ayrıca Tim Blake Nelson, Zoe Kazan ve Liam Neeson da varmış.

5- Kanlı canlı

90’lı yıllarda shoegaze diye bir türü alıp dinleyicinin ayaklarının ucuna bırakıveren My Bloody Valentine düzenli bir şekilde can yakmaya devam ediyor.

1997’de dağılan, arada fanatiklerini hasretle boğan ve tam on yıl sonra yeniden birleşerek dünya turnesine çıkan My Bloody Valentine, 2013 yılında üçüncü albümü
m b v’yi yayınlamıştı. (Bilmeyenler için, efsanelerin efsanesi ikinci albüm Loveless’ın, 1991 çıkışlı olduğunu söylemekte fayda var… Matematiği ağlattılar yani.)

Neyse ki bu sefer arayı çok açmadılar (!) ve dördüncü albüm için çalışmaya koyuldular. Gerçi onu da bir senedir ha geldi, ha gelecek diye heyecan içerisinde bekliyoruz. Ama buna da razıyız, yine 20 küsur sene bekleyebilirdik.

Grup albümden parçalarını yavaş yavaş turnelerinde paylaşmaya başladı ama gergin bekleyiş devam ediyor.

Şimdilik Spin’de denk geldiğimiz ve yeni albümde yayınlanacağı söylenen şu yeni şarkıyı dinleyelim. Çok kötü bir konser kaydı ama aç susuz bünyelere pek iyi gelecek.