Osaka’nın gözyaşları

Avustralya Açık Tenis Turnuvası mükemmel geçen iki haftanın sonunda 27 Ocak’ta oynanan erkekler finaliyle sona erdi. Djokovic’in Nadal karşısında rahat kazandığı karşılaşma uzun ve keyifli bir seyirlik bekleyen takipçileri pek tatmin etmezken asıl hengâme bir gün evvel oynanan kadınlar finalinde koptu.

Yazı: Mustafa Kavgacı

Melbourne’deki finale gelene kadar Petra Kvitova ve Naomi Osaka heybelerinde ayrı ayrı hikayeler biriktirmişlerdi.

Petra’dan başlayalım. Çekya menşeili raket yaklaşık iki yıl önce evinde bir hırsızın bıçaklı saldırısına uğrayarak sol elinden ciddi şekilde yaralanmıştı. Bu elim olay sonrası altı ay kortlardan uzak kalan Kvitova, 2019 Avustralya Açık’a gelene kadar performansını artırıp dünya 8 numarası olarak kariyerinin üçüncü Grand Slam şampiyonluğunu gözüne kestirmişti.

Kazananın dünya sıralamasında 1 numarayı kapacağı karşılaşmayla hem 28 yaşında ilk kez dünya 1 numarası olmayı başaracak hem de yaşadığı trajik olayın ardından bir anka kuşu hikayesi yazacaktı.

Diğer taraftan, Naomi’nin hikayesi ise kriminal bir trajedi içermiyor. Fakat hatırlanacağı üzere daha dört ay önce ilk Grand Slam’ini Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda kazanmıştı. Ancak bu kazanış öyle alelade bir kazanış olmadı. Hem idolü hem de finaldeki rakibi olan Serena Williams’ın ego kriziyle sahneyi ele geçirmesi şampiyonluğunu gölgelemişti.

Naomi Osaka - 4 ay önceki Serena Williams'la oynadığı ve şampiyonluğu kazandığı maçın ardından kupa töreni

Hatta şampiyonluk konuşması sırasında onu yuhalayan hadsiz Amerikan seyircilerinden Serena’yı yendiği için özür dilemek durumunda kalmıştı.

Böyle bir arka plana sahip olan final fotoğrafı elbette izleyiciler için güzel şeyler vadediyordu. Rod Laver Arena’da finalistler yerlerini aldı ve Osaka’nın servisiyle mücadeleye başladılar.

İlk seti kazanan Osaka, ikinci sette de önde giderken üç kez maç sayısı fırsatı yakaladı. Osaka’nın en önemli özelliklerinden biri henüz 21 yaşında olmasına rağmen psikolojik olarak sağlam kalması ve kolay kolay oyundan kopmaması. Lakin bu defa senaryo beklenenin dışına çıktı. Ellerin dizlerin titremeye başladığı bu anlarda genç tenisçinin şirazesi yavaşça kaymaya başladı. Duygularını fazlasıyla göstermeye başlayan oyuncu önce üç maç puanından faydalanamadı.

Tam da bu noktada kan kokusunu alan Kvitova rakibinin en zayıf anını o kadar etkin kullandı ki bir lokmada ikinci seti kazanıverdi. Rüzgâr artık Çek kızının ardındaydı. Kvitova’nın sol eliyle attığı servislerin önünde artık kim durabilirdi?

petra

Dananın kuyruğu üçüncü sette kopacaktı artık. Ama öncesinde yanağından süzülen yaşlarla sandalye hakeminin yanına gelen Naomi tuvalet molası alıp içeri gitti. İçeride kendisini nasıl motive etti bilmiyorum ancak geri döndüğünde suratında hiçbir ifade yoktu. Beş dakika önce hayal kırıklığını kortun her yanına saçan kız kendisi değilmiş gibi tamamen profesyonel bir bilinçle geri dönmüştü. Önce kendi servis oyunlarını kazandı sonra da Petra’nın servisini kırdı ve bu kez ikinci sette yaptığı hataya düşmedi.

Naomi Osaka henüz 21’inde, sevinç gözyaşlarıyla dünyanın zirvesinde. Hem seyirci hem de rakibi tarafından alkışlanarak şampiyonluk kupasını kaldırıyor. Diğer yanda, Petra Kvitova ise kaybetmesine rağmen yaşadığı trajedinin ardından yeniden yüksek irtifada olmanın sarhoşluğunu doyasıya yaşıyor.

Naomi-Osaka-1-1040x572