Aloha, hoş geldin Poke Bowl

İlk duyduğunuzda aklınızda Pokémon gibi bir şey canlanabilir ama alakası yok. Poke, fotoğrafta gördüğünüz gibi, leziz bir yemeğin adı.

İki sene önce bir Londra seyahatimde pokeye rastladım. Önünde kuyruklar, millet kapış kapış, renkli kaseler için sıraya giriyor. Cahilliğime verin ilk duyduğumda Pokemon’la bir bağlantısı var mı diye düşündüm. Şahsen her şeye kısaltma takmayı çok sevdiğimden Pokemon’a da Poke neden denmesindi… Arkadaşım “Bak Lian Londra’da bu Hawaii kaseleri çok popüler, sen Türkiye’ye gelmeden getir” dedi. Getiremedim… Ama iki sene sonra İstanbul’da ilk kıvılcımlarını görünce koşarak yemek istedim.

Öncelikle “Nedir bu poke?” sorularına cevap verelim. Geleneksel bir Hawaii yemeği olan poke, Amerikan, Japon, Çin, Fransız, İspanyol mutfağının bir sentezi olan Hawaii yemek kültürünün önemli bir parçası. Hawaii balıkçılarının resiflerde yakaladıkları balıkları kukui fındığı, tuz ve yosunla marine etmesiyle başlamış. Ardından 1800’lü yılların sonunda Japon işçilerin gelmesiyle beraber poke balığından ton balığına kaymış ve günümüzde somon, ahtapot, ton pokeler de popüler seçenekler arasında menülerin başköşesine yerleşmiş. Aynı zamanda sağlıklı beslenme hareketlerinin Instagrammable bir öğesi olan renkli poke kaseleri pirinci, yosunu, çiğ/pişmiş proteini, eşlikçileri ve soslarıyla Türkiye sınırlarına da giriş yaptı.

Harbiye’de açılan Rolls & Bowls, poke ve sushi burrito menüsüyle Türkiye’de bu akımın ilk temsilcilerinden biri. Haliyle haberdar olunca hemen koşup denemeye gittik. Mekan oldukça sade ve rahat, menüde iki boy poke kasesi ve sushi burrito (bi nevi handroll sushi dürüm) bulunuyor. İçerikleri her üç versiyonda da alabiliyorsunuz.

Tercihlerimizi yaptık. Favorim Tokyo oldu. Valla Japonya sevdamdan değil, teriyaki soslu fırın somon, Shitake mantarı, Japon turbu turşusu, avokado, sushi pirinci, gomadare (Japon usulü susam soslu) soslu salatalık, kırmızı lahana, havuç, pembe zencefil turşusu, yeşil soğan, havuç zencefil sos, schichimi baharatı (yedi farklı baharat karışımı) ve nori (yosun) öyle güzel buluşmuştu ki… Oldukça dengeli bir dağılım olduğundan tabakta her lezzet birbirine karışıyor. Sosu ne az ne de çok… Japon mutfağına aşinaysanız ve seviyorsanız Tokyo kesinlikle ama kesinlikle doğru seçenek o açıdan. Ayrıca balık sevmiyorsanız füme tavuk göğsü, ananas, hindistancevizi ve wasabi soslu elmasını ön plana çıktığı Goa da oldukça lezzetli. Menüde tofulu, vejetaryan ve vegan olarak hazırlanan Rio da var.

Sağlıklı ve farklı bir seçenek de somon ve avokadonun ağır bastığı ve pembe zencefille tazelendiği Oslo kasesi. Şehirlerden ilham alan tabaklardan bence her damak tadına yönelik bir lezzet var. Yeni tatlara açıksanız denemelisiniz; zira son birkaç senedir tüm dünyada dalga dalga yayılan poke çılgınlığı, burada da kendi fanatik kitlesini yaratacağa benziyor.