R&B sahnesinin yeni dişil enerjisi: Seda Erciyes

”Saat 10:50, çok belli nedeni… Hmm”

Geçmişinde caz vokalliği olsa da bizi R&B ritimleriyle karşılayan genç bir ses Seda Erciyes. Lise yıllarında sahneyle tanışan ve bir yandan İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mühendislik okurken diğer yandan da müzik çalışmalarına devam eden Seda Erciyes; Elif Çağlar, Güç Başar Gülle, Randy Esen gibi yerel caz sahnesinin usta isimleriyle birlikte çalışma fırsatı bulmuştu.

İstanbul’un çeşitli sahnelerinde yine caz, hip hop ve R&B gibi türlerin ağırlıkta olduğu repertuarlarıyla sahne aldıktan sonra kendi şarkılarını yazmaya başlıyor. Geçtiğimiz günlerde bir klip eşliğinde yayınladığı teklisi 10:50 de paylaştığı ilk parçası aslında. Bu defa R&B ve trap’in kesiştiği bir yerden sesleniyor Seda Erciyes. 10:50’de ise ilişkilerdeki güç dengelerini (hatta dengesizliklerini demek daha doğru olabilir) ve aydınlanışla gelen isyankar ruh halini anlatıyor.

Aklımızda 10:50’den ritimler, birkaç soruyla dadandık kendisine!

Röportaj: Barış Çetin

Yazı: Seden Mestan

10:50’nin hikayesini senden dinlemek isteriz. Nedir arkasındaki hikaye, biraz bahseder misin?

10:50, 26 Temmuzda Sony Music Turkiye’nin alt label’ı olan Epic İstanbul’dan çıktı. Şarkının sözleri bana; bestesi ise bana ve Flytones’a ait. Prodüksiyon ve mix/mastering’de yine Flytones var. Flytones, çok yetenekli iki müzisyen Harun İyicil ve Kerem Akdağ’dan oluşan ve başarılı işlere imza atmış bir ikili.

10:50 yıllar önce tam da gece sularında defterime karaladığım, aslında kendime hatırlatıcı olarak not aldığım bir fikirden doğdu. Geceleri belli bir saatten sonra gelen çağrı metaforu üzerinden ilişkileri, romantik olmayan ilişkileri, bir tarafın duygusal olarak sömürüldüğü ilişkileri, bencilliği ve karşı tarafa aktarılan daha başka zehirli hisleri anlattım. Dışa vurulan bu hislerin kaynağına indikçe gördüklerimle bu, zamanla bir farkındalık hikayesine dönüştü.

Oldukça etkileyici bir klip de eşlik ediyor şarkıya. Şarkıdan bağımsız biraz klipten de bahsedebilir misin?

Klibimiz 85/90 Projects prodüksiyon ekibiyle çekildi. Yönetmen koltuğunda Eymen Topçuoğlu ve Can Esat Yalkın var, görüntü yönetmenimiz ise Eren Yıldız. Klibin hikayesini Eymen ile birlikte yazdık, gelen aramanın ve bende yarattığı hislerin, benim dünyamdaki yansımasını anlattık.

Şarkıda anlatılan hisler, gelen arama ve telefonun erimesi arasındaki o kısa anda oluyor.  Bütün klip boyunca duygusal dengesini bulmaya ve enerji alanlarını, dişil ve eril enerjilerini dengelemeye çalışan bir kadını izliyoruz. Farkındalık ögesini görsel dünyamızda da yansıtmak istedik ve bunu desatüre renkler kullanarak yaptık. Estetik olarak göze hitap etme ne yazık ki son zamanlarda kliplerde ikinci plana atılan bir durum olmaya başlamıştı. Buna çok dikkat ettiğimiz için özellikle görsel dünyaya da detaylı şekilde çalıştık.

Screen Shot 2019-09-09 at 13.08.58

Geçmişten bugüne neler yaptın? Müzik her zaman hayatında mıydı?

Daha önceleri her ne kadar iyi bir dinleyici olsam da müzikle iç içe olmaya üniversitede amatör olarak sahne alarak başladım. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mühendislik okurken müzik eğitimime devam ettim ve İstanbul’da farklı mekanlarda sahne aldım. Elif Çağlar sayesinde caz vokal ile tanıştım, Güç Başar Gülle ile caz armoni ve Randy Esen ile doğaçlama üzerine çalıştım. Genç Caz ve Nardis Caz Vokal yarışmalarında final sahnelerinde yer aldım. Son yıllarda ise bir yandan caz, R&B, hip-hop türlerinde sevdiğim şarkılardan oluşan bir repertuarla sahne alırken bir yandan da bu tarzları barındıran şarkılarımı yazmaya devam ettim.

Ünlü caz vokallerinden eğitim almışsın. Caz ve R&B senin için ne kadar aynı, ne kadar ayrışıyor?

Caz, vokali bir enstrüman olarak kullanabilmek, bir enstrüman gibi cümleler kurabilmek, doğaçlama ve sahnede, anda kalarak müzisyenlerle ortak bir dili konuşabilmek için bana çok şey kattığını ve daha çalışmam gerektiğini düşündüğüm bir tür. R&B vokalde ise çok daha farklı cümleler, melodiler, vokal tekniği işin içine giriyor. İkisi de çok heyecan verici ve ideal dünyada amaç, ikisini doğru şekilde harmanlamak. Ayrıştıkları ve benzer oldukları belli noktalar var tabii, ancak ben en çok birinin diğerine selam çaktığı noktalarda heyecanlanıyorum. Son zamanlarda dinlemeyi tercih ettiğim müzisyenler de bu tarz bir füzyonun güzel örneklerini verebilenler.

Türkçe R&B yapmanın zorlukları neler? Daha önce deneyimlemediğimiz, zihinde yer eden bir sound duyuyoruz. Bu süreçte kimlerle çalıştın?

İngilizcede tek heceli kelimelerin fazlalığı bu türde daha kolay bir akış kurabilmenizi sağlıyor, ancak bu, Türkçe sözleri denemek için bana bir engel olmadı. Türkçe sözlü duymaya aşina olmadığımız bir tür olsa da son zamanlarda rap müziğin ülkemizde yükselişe geçmesi hip hop ögeleri içeren R&B müziği için de bir altyapı hazırladı ve bu dinleyicilerin alışma süresini kısalttı.

Screen Shot 2019-09-09 at 13.09.26

Bir sonraki şarkında da bu güçlü dişil enerjiyi görecek miyiz?

Kesinlikle! Özellikle ülkemizde kendi dişiliğini özgürce yaşayabilen, sınırları görmeyen, kendi gerçekliğini yansıtabilen, hikayelerini çekinmeden anlatabilen ve feminen enerjiyi yücelten kadın müzisyenlere daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Hem hikayelerimde hem de görsel dünyamda bunu yansıtmak istiyorum.