Red Hot Chili Peppers ile John Frusciante yeniden beraber. Peki biz buna neden bu kadar sevindik?

Pazarı pazartesiye bağlayan gece, bir haber düştü müzik gündemine: Red Hot Chili Peppers, Instagram üzerinden paylaştıkları bir açıklamayla gitaristleri Josh Klinghoffer ile yollarını ayırdıklarını, yine yeniden John Frusciante’nin kendilerine katıldığını duyurdu dünya aleme.

Josh Klinghoffer, 10 sene boyunca gruba emek vermiş bir isim olsa da onun gidişine üzülenlerden çok John Frusciante’nin gümbür gümbür sevinenlerin sesi çıktı daha çok. Açıklamam gerekir ki, ben de bu ikinci kategorideyim. Yazının üstüne mutluluk konfetisi yağdırmak istiyorum.

John Frusciante

Evet, John Frusciante’nin gelişine sevinmek için çok sebep var.

RHCP diskografisinin en anlı şanlı albümlerinin arkasındaki yeteneklerden biri kendisi. (bkz. Blood Sugar Sex Magik, Californication vs.) Hem de grupla olan yolculuğu son derece istikrarsız, gelip gitmeli bir şekilde ilerlemiş olsa da.

Yakıcı gitarıyla grubun müziğindeki hisleri çok daha farklı bir yere taşıyor John Frusciante. Onun özgün sesini, eğer biraz aşinaysanız uzaklardan duyup tanıyabilirsiniz. RHCP’nin genel yapısı içerisinde kendine has tarzıyla ayrılsa da bir taraftan da müthiş bir uyum yakalıyor. Özel bir formül yani bu, evet.

Ama sadece bunlar değil, John Frusciante’yi bizim için ayrı bir yere taşıyan sebepler.

Aslında Red Hot Chili Peppers’la şöyle ya da böyle, bir şekilde yolu kesişmiş herkesin ezbere bildiği bir hikayesi var John Frusciante’nin: ergenlik yıllarında taptığı bir gruba velet denecek yaşta gitarist giden, sonra o grubun süzülüp serpilmesinde, tarihe geçen albümlerini yapmasında büyük rol oynayan, sonra uyuşturucu bağımlılığının peşinden gitse de gruba geri dönüp yine eşsiz sesler bahşeden bir güzel adam işte John Frusciante…

Bu arada kendisinin çağımızın en üretken müzisyenlerinden biri olduğunu da söylemek gerek. Hem Red Hot Chili Peppers’la olduğu hem de grupla yolunu ayırdığı dönemlerde kendi başına sürüyle albüm kaydettiği malum. Solo diskografisinde 10’dan fazla albüm var. Hem de ne albümler!

Bu da en az kendisi kadar yakıcı yıkıcı şarkısı, To Record Only Water for Ten Days albümünden, yoğun felsefeli sözleriyle Going Inside. (Bu arada şaka değil, sözleri kendisinin eroin bağımlılığını zirveye taşıdığı bir dönemde yazılmış olduğu için gayet hüzünlü bir his yaratıyor. Yani işte, o bağlamda düşünerek dinlendiğinde…)

Şimdi 10 yıllık bir aranın ardından yeniden Red Hot Chili Peppers’la gündemimize düştü John Frusciante. Neler olacağını merak ediyor insan çünkü bu birliğin yarattığı formül hep harika şarkılar çıkardı karşımıza. Yıllar sonra şöyle sağlam bir Red Hot Chili Peppers albümü dinlemeye kimin itirazı olabilir ki?