92. Akademi Ödülleri, tahminler ve ‘bizce’ler

Ve ödül sezonunda zirve anına yaklaşmış bulunuyoruz: 92. Akademi Ödülleri, 9 Şubat akşamı sahiplerini bulacak. Reytingleri yeniden yükseltmek adına mıdır bilinmez, geçen sene olduğu gibi yine sunucusuz gerçekleşecek törene dair tahminler de bahisler eşliğinde kızışmaya başladı. Kalbimizin Parasite’tan yana attığı bu ihtişamı bol gecede kim bilir, son anda araya girerek dikkatleri üzerine çeken 1917 da damga vurabilir. Tahminlerimiz çok ama yarışın bu kadar başa baş gittiği bir durumda, biz olsak bahse girmezdik…

Geçtiğimiz sene Kevin Hart’ın homofobik tweet’leri üzerinden düşürülen Oscar sunuculuğu, şüphesiz ki yeni bir dönem başlattı Akademi tarafında. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl Kevin Hart, skandallar ufukta gözükünce apar topar sunuculuğu bırakmış, eleştirilerin bin türlüsüyle topa tutulan Akademi de onun yerine yeni bir isim bulmakta zorlanınca, çareyi töreni sunucusuz bir şekilde organize etmekte bulmuştu.

Tabii, ödüller arası sahneye çıkan sunucular var elbette. Sinema dünyasının farklı kuşaklarından ünlü isimler, sırayla sahneyi devralarak bir sonraki ödülü takdim ediyorlar. Geçmişteki gibi Billy Crystal’lar, Ellen’lar yoktu şovu tek başına yöneten. Ve gariptir ki, Moonlight fiyaskosunun damga vurduğu (ki bunun, aşırı sıkıcı geçen törene reyting getirmek için planlanmış, düzmece bir fiyasko olduğu da söyleniyor)bir önceki yıla göre törenin reytingleri yüzde 12 yükseltmişti bu yeni formül sayesinde. Töreni yayınlayan ABC böyle bir formül tutturmuşken bırakır mı hiç?

Bu yıl da Timothée Chalamet’den Olivia Colman’a, Keanu Reeves’ten Natalie Portman’a uzanan 40 kişilik bir sunucu listesi yayınlandı Akademi tarafından. Listeye bakınca heyecanlanıyor tabii insan ama yani, çok da değil…

Tüm ödül sezonu boyunca adı dönen ve ödülü kapan bazı isimlerin geceden zaferle ayrılacağına kesin gözüyle bakılıyor. Joker‘deki büyük adanmışlıklarla zirveye çıkan performansı muhtemelen Joaquin Phoenix’i yine eli boş bırakmayacak. Kendisine bu ara duyulan saygı aldığı ödüllerden (ve ödül konuşmalarından) kaynaklı değil sadece. Küresel iklim krizi konusunda protestoların bir parçası olan Joaquin Phoenix daha birkaç gün önce, BAFTA ödül töreni için gittiği Londra’da bir hayvan hakları eylemine katılmış, bir de kendini Tower Bridge’e bağlamıştı.

Ödül sezonu boyunca düzenlenen törenlere hep aynı takımı giyerek katılmış olması da büyük alkış toplamıştı. Sadece vegan ürünler kullanan Stella McCartney’nin kendisi için hazırladığı bir takımla törenlere giden Phoenix’in bu tercihi sadece stil kaygılarından kaynaklı değil elbette. Çok kaliteli (hem de vegan) bir takımı defalarca giyebilecekken her törene farklı bir kıyafet diktirerek tüketimin bir parçası olmaya ne gerek var ki? Sürdürülebilirlik konusunda tavrını ciddi bir şekilde ortaya koyuyordu Joaquin Phoenix. Hem de sonuna kadar, her zamanki adanmışlığıyla. Oscar partisinde ikram edilecek yemeklerin vegan olması konusunda organizatörleri ikna etmiş olması en büyük kanıtı değil mi bunun?

75. Venedik Film Festivali’nden bu yana, aday olduğu tüm ödüllerde heykelciği kapıyor Joaquin Phoenix. Ve her birinde de şanını yürüten epik konuşmalar yapıyor. Söyleyecek sözü kalmamış mıdır acaba diye düşünmeye başlamış olsak da 9 Şubat akşamı da iyice sallayabilir ortalığı… Bu sefer ne diyecek, bakalım.

Bizce bu istikrarlı ilerleyişini bozmayacak bir isim daha var. Bong Joon-ho. Ve Parasite. Cannes Film Festivali’nden SAG Awards’a, hakkı her yerde teslim edildi neyse ki. Sınıf ayrımını taraf tutmadan, farklı türleri ve hisleri çarpıştırarak, bazen sembolik bazen de çok açık bir şekilde anlatmıştı Bong Joon-ho. Komediyle başlayıp dram ötesi bir sonla kapanan film, sahne sahne insanın zihnine işleyebilecek güçte.

Roma’nın geçen seneki zaferinden sonra bir kez daha yabancı dilde çekilmiş bir film Hollywood’u kendi evinde mağlup edecek gibi gözüküyor. (Şu futbol jargonunu feci şekilde dilimize doladık şu ara.) Evet, oyunculuk adayları arasında filmden hiçbir ismi görememiştik ve Akademi, Asyalı oyunculara karşı olan bu kayıtsız tavrından ötürü fena eleştirilmişti Akademi’nin öremediğini SAG görmüştü neyse ki: Parasite ekibi, En İyi Oyuncu Kadrosu ödülünü aldı ve bir nevi ‘tarih yazdı’. Zira Ekran Oyuncuları Birliği, ilk kez yabancı dilde bir filme bu kategoride ödül verdi.

Bir de En İyi Yönetmen ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu gibi kategoriler var. Öyle adaylar sıralanmış ki bunların altına. Tahminler konusunda Altın Küreler öncesinde de feci zorlanmıştık.

Şöyle söyleyelim: Martin Scorsese, Todd Phillips, Sam Mendes, Quentin Tarantino, Bong Joon-ho; En İyi Yönetmen kategorisindeki adaylar.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisi ise daha da fena: Tom Hanks, Anthony Hopkins, Al Pacino, Joe Pesci, Brad Pitt. Taraf tutmak veya tahminde bulunmak tüm sinema tarihine bir büyük ayıp olacak gibi…

Başa sarıp, tek tek anlatmaya başlayalım…

En İyi Film

Screen Shot 2020-02-07 at 18.55.17

Jojo Rabbit‘ten 1917’ye uzanan şu adayların hepsi ayrı tellerden çalıyor. Altın Kürelerde tekrar etmek gibi olacak ama The Irishman, şiir gibi bir film, bir şaheser olsa da Parasite gibi zihin açıcı bir film varken bünyede o kadar büyük heyecanlar yaratmıyor. Altık Kürelerde zaferini ön göremediğimiz, Türkiye’de bu hafta vizyona giren 1917 ise bu kategorinin sürprizli ismi oldu. Parasite’ın bu alanda önündeki tek engel 1917 olabilir.

En İyi Erkek Oyuncu

Screen Shot 2020-02-07 at 19.00.58

Başka zaman olsa Antonio Banderas bu ödülü götürür derdik ama, Joker’in yılına denk geldi işte… Joker konusundaki hislerimizi ise defalarca anlattık, arıza rollerin adamı Joaquin Phoenix’in sessiz ve derinden giden yükselişini fanatik duygularla izliyorduk zaten. Sonunda Oscar zamanı da gelmiş bulunuyor. Ve sonuna kadar hak ediyor.

En İyi Kadın Oyuncu

Screen Shot 2020-02-07 at 19.03.07

Saoirse Ronan’ı Akademi çok seviyor ama nedense bu sene bu kategoriye hatır için konmuş gibi gözüküyor. Scarlett Johannsson, Marriage Story‘de kariyerinin en güçlü performanslarından birini sergilemiş olsa da ödülün sahibi Judy Garland rolüyle Renée Zellweger olacak belli ki. Mimiklerini donduran tüm o estetiğine rağmen bizi duygudan duyguya koşturabiliyorsa bu çok iyi bir oyuncu olduğuna kanıt bizce.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Screen Shot 2020-02-07 at 19.06.22

Bunlar arasından bir isim seçip söylersek çarpılırmışız gibi hissediyoruz ama Brad Pitt ilk oyunculuk Oscar’ını almaya çok yakın. Bu yaşta hâlâ ultra yakışıklı olduğu için de söylemiyoruz bunu (!). Once Upon A Time in Hollywood’daki rutinlerine düşkün ve hayatı pek de ciddiye almayan o dublör karakteriyle kendisini yeniden keşfetmemizi sağladı. Ayrıca Leo Abimizden çok daha iyiydi, aramızda kalsın.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Screen Shot 2020-02-07 at 19.14.55

Zor bir kategori. Laura Dern, o dişli avukat karakterini resmen yaşıyordu Marriage Story’de. Ama En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde ödül vermedik, bari burada verelim diyerek, Scarlett Johansson’u Jojo Rabbit’teki anne rolüyle ödüllendirebilirler. Diğer üç ismi çok sevsek de biz bu ikisini güçlü görüyoruz bu kategoride.

En İyi Animasyon

Screen Shot 2020-02-07 at 19.17.45

Diğer kategorilerdeki kafa karışıklığımız burada söz konusu değil. Kazanan açık farkla I Lost My Body. Yani, ”bizce”. (Akademi duy sesimizi.)

En İyi Sinematografi

Screen Shot 2020-02-07 at 19.20.21

Once Upon a Time in Hollywood, 60’lar Hollywood’unu harika sahneler eşliğinde günümüze taşısa da 1917’nin o insanın zihnine çakan sahneleri de unutulmaz! Biraz düşünecek olursak… Evet, o ince ince işlenmiş sahneleriyle 1917 galip gelebilir bu kategoride.

En İyi Kostüm Tasarımı

Screen Shot 2020-02-07 at 19.23.03

Little Women’ın ayıp olmasın diye eklendiği bir kategori daha… Komik olan şu ki filmlerin hepsi de bir nevi dönem filmi. Joker hariç. Tahmin yürütmek güç ama The Irishman’de büyük emek vardı. (Neticede üç buçuk saat.)

En İyi Yönetmen

Screen Shot 2020-02-07 at 19.26.05
Bu kategoride tahminimizden ziyade içimizden geçeni söyleyelim ki yazının başında söylemiş olduk gibi: Bong Joon-ho sen ne müthiş bir anlatıcısın öyle…

En İyi Uyarlama Senaryo

Screen Shot 2020-02-07 at 19.29.56

Joker ile The Irishman arasındaki çetin rekabet bizi de düşündürüyor tabii ama üç buçuk saatin ve yılların emeği karşılığında The Irishman’e gider bu ödül.

En İyi Orijinal Senaryo

Screen Shot 2020-02-07 at 19.31.49

Tekrar söylememize gerek var mı, Parasite elbette. (Ama kesin 1917’ye gider bu da.)

En İyi Uluslararası Film

Screen Shot 2020-02-07 at 19.33.26

Portrait of a Lady on Fire aday olsaydı kafamız çok karışabilirdi ama Parasite’in olduğu hiçbir kategoriyi onun adını zikretmeden geçemeyiz. Yürü be Güney Kore! (Bu öyle bir yarış değildi galiba…)

En İyi Orijinal Müzik

Screen Shot 2020-02-07 at 19.38.03

Adını copy-paste yapmadan yazmayı bir türlü öğrenemediğimiz Hildur Guðnadóttir’in önünde saygıyla eğiliyoruz.

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı

Screen Shot 2020-02-07 at 19.40.10

Joker makyajını kendi yapmıyor muydu yahu?

Bu kötü esprinin etkisini atlatmayı başarabilirsiniz umarız… Evet Joker’in eli güçlü gibi dursa da 1917, geriye hiçbir şüphe bırakmadan öne geçiyor bu kategoride.

En İyi Kurgu

Screen Shot 2020-02-07 at 19.43.01

Sürekli Parasite deyip durmak bizim için sinir bozucu bir hal almış olsa da filmin bu kategoride neden favorimiz olduğunu açıklayacak bir video bırakalım buraya ki filmi kayırdığımız düşünülmesin.