Sam Esmail’in Battlestar Galactica uyarlaması hakkında ne biliyoruz?

İnsan doğasına ve üzerinde yaşadığımız gezegene dair bir tür övgü niteliğinde bir diziydi Battlestar Galactica. Aslında hakkındaki tüm tanımlamalar yetersiz kalır. Hikaye özet olarak çok basit gibi dursa da çok bilinmeyenli bir denklem gibi orasından, burasından yeni semboller ve sorular çıkarıyordu. İnsanoğlu bir yandan kendi arasında mücadele ederken bir taraftan da sonunu getirecek olan, baş düşmanı robotlarla yani Cylon’larla savaşa girer, evet, özetle bu. Ama karakterlerin kim ‘gerçek’ insan, kim ‘Cylon’ diye kafalarının karışmaya başladığı noktada biz izleyici de hayat ve evren hakkında en temel sorgulamaların içine düşüyorduk. Kendimize ve insanlığa dair hiç ummadığımız bir farkındalığa varmamızı sağlayan, şiir gibi bir hikayeydi anlayacağınız.

Ve dijital çağın izleme alışkanlıklarımızı komple değiştirmesinden hemen önce, daha Westworld’lerin, Black Mirror’ların esamesinin okunmadığı bir dönemde ekrana taşınmış olması, onu çok daha başka bir yere taşıyor elbette.

Bizim referans alarak yukarıdaki satırlarda anlattığımız Battlestar Galactica’nın 2004-2009 yılları arasında yayınlanan versiyonu. Battlestar Galactica, Glen A. Larson’ın yaratıcısı olduğu 1978 tarihli bir diziydi aslen. 2000’lerde izlediğimiz ise onun bir tür uyarlamasıydı. Birebir tekrar çekimi değildi; hikayenin farklı kurgulanmış bir versiyonuydu.

Şimdilerde ise üçüncü bir versiyon söz konusu. Bu da bir yeniden çekim olmayacak; 2000’lerin başında çekilen dizi gibi, hikayeyi baştan ve farklı bir şekilde ele alacak. Ve işin başında ise (heyecanlanmak için daha da büyük bir sebep) Sam Esmail olacak.

Dijital platformlar arasındaki rekabet giderek kızışırken, 2020’de yeni oyuncular da girecek yarışa. HBO Max malum… Sırada bir de Nisan 2020’de yayına başlayacak NBC’nin dijital yayın platformu Peacock var. Ki az önce bahsettiğimiz Sam Esmail’in yapımcılığını üstlendiği Battlestar Galactica uyarlaması da Peacock’un en esaslı yapımlarından biri olacak. Yani evet, onlar da gümbür gümbür geliyor.

Yapımcılığını, yazarlığını ve yönetmenliğini üstlendiği Mr. Robot’un son sezonunda, estetik anlamda işleri büyüten Sam Esmail, önceki sezonlardan daha da çarpıcı bir görsel üslupla karşımızdaydı. (Önceki sezonların da bu anlamda ne kadar aşmış bitirmiş olduğu düşünülecek olursa, bu son sezon karşısındaki hayranlığımız daha iyi anlaşılabilir.) Kendisi Battlestar Galactica’nın yönetmen koltuğunda olmayacak ama dizinin eski dinamiklerini yenilikçi bir görsel anlatım tarzıyla birleştirme konusunda etkili bir rol üstleneceğine dair tahminlerimiz var.

Sam Esmail, dizinin Ronald D. Moore tarafından geliştirilmiş 2000’ler versiyonunun yeniden çekimi olmayacağı konusunda özellikle ısrarcı. Bir tweet’i var hatta. ”Mükemmel olan bir şeyi niye bozalım ki” dediği.

Kesinlikle doğru bir karar.

Hollywood Reporter’a verdiği bir röportajında da şöyle açıklıyor, yeniden yapım değil de farklı bir hikayeden ilerleyecek olmasının sebebini.

”Bilim-kurgu hissiyatından uzak bir bilim-kurgu dizisiydi (2004 tarihli dizi). Sağlam temeller üzerine kurulmuştu. Bir tür savaş filmi izliyormuşum gibi hissederdim; son derece alegorikti çünkü aslında 11 Eylül ve bu terörist saldırının sonrasındaki dönemi olabilecek en insani şekillerde anlatıyordu.”

Yani yeni dönemde, yeni bir konunun ve belki de yeni alegorilerin peşine düşecek Sam Esmail. Zaten yine aynı röportajında belirttiğine göre, Ronald D. Moore da dizinin bir yeniden çekimi olmadığı sürece yeni bir versiyonun yapılmasına izin vereceğini söylemiş.

Şimdilik dizinin kadrosuna ve yayın tarihine dair detaylı bir açıklama mevcut değil ama Nisan’da açılışı yapacak olan Peacock cephesinden haberlerin gelmesi an meselesi.