Raf Simons ve Miuccia Prada’nın güç birliği neden heyecan verici?

Başlıktaki sorunun cevabı çok basit: Çünkü ”Raf Simons” ve ”Miuccia Prada”… Moda tarihinde iki star tasarımcının aynı anda kreatif direktörlük görevini üstlenmesi çok sık rastlanan bir durum değil. Ama tasarımda olmasa bile iş yapış şekilleri konusunda aynı bakış açısını paylaşan bu ikilinin yıllara dayanan dostluğu belli ki Prada tarafında yeni bir hareketlilik yaratacak.

İki süper starın bir araya gelmesi her daim heyecan vericidir elbette. Robert De Niro ile Al Pacino’nun aynı filmde başrol oynaması (hmm, bu olmuştu zaten), Madonna ile Kylie Minogue’un düet yapması (hmm, bu olmadı galiba) gibi bir durum. İkonik isimlerin iş birliğine dair nice güzellemeler yazabiliriz aslında ama dümeni modaya kırmakta fayda var. Bu hafta sonu Milano Moda Haftası’ndan gelen haber, kimi bünyelerde Fenerbahçe-Galatasaray derbisinden çok daha fazla heyecan yarattı çünkü: İtalyan devi Prada ile Belçikalı üstat Raf Simons artık adımlarını beraber atacaklardı.

raf-simons-miuccia-prada

İlginç bir haber çünkü markanın son nesil dehası Miuccia Prada zaten kreatif direktörlük görevini sürdürüyordu. Hem de anlı şanlı bir şekilde… Raf Simons da bu görevde ona eşlik edecekti artık. Yani evet, markanın iki kreatif direktörü olacaktı. (İngilizce yazsaydık co-creative directors deyip geçebilirdik muhtemelen, şu ”co-” eklentisi nelere kadir…) Ve ikisi de son 20 yıl türlü trendlere kapılarak oradan oraya savrulan moda dünyasının en kilit isimleriydi. Çetin rüzgarlar esip geçerken olduğu yerde durmaya devam eden iki kale.

Gerçi Raf Simons cephesinde işler karışmıştı son birkaç yıl içerisinde.

2016 yılında yollarını Calvin Klein ile kesiştirmesi büyük ses getirmişti çünkü Dior’un kreatif direktörlüğünden sonra beklenmedik bir karardı. 90’larda adını zirveye çıkaran Calvin Klein hızlıydı, günlük hayata aitti; Dior’un temsil ettiği yüksek modaya henüz erişememişti. Ama tabii Raf Simons buna da el attı ve markanın kimliğine yeni bir boyut kattı: Calvin Klein 205W39NYC. Raf Simons’un kreatif direktörlüğünde lüksü sahiplenen bir kimliği üzerine geçirmişti Calvin Klein. Bu aşamada markayı bünyesinde barındıran Phillips-Van Heusen Corporation da Calvin Klein 205W39NYC adlı bu yeni kimliğin oluşturulması sırasında 60-70 milyon dolarlık bir yatırım yapmıştı. Beklentinin büyüklüğünü siz düşünün…

raf simons

Ama her ne kadar markanın yeni mağazalar açıp kâr etmesinde önemli bir rol üstlenmiş, kimliğine boyut atlatmış olsa da Raf Simons’un yükseklere çıkan vizyonu Calvin Klein’ın müşteri kitlesine çok uzak gelmişti. (Evet, Kardashian hanedanlığıyla bir kampanya yapmış olmasına rağmen!) Ve her şeyin imajdan ibaret olduğu sosyal medya çağında bu uyuşmazlık kafa karışıklığını da beraberinde getiriyordu elbette: Raf Simons kimdi ve yılların Calvin Klein’ına neler yapıyordu böyle? Marka için yüksek moda anlayışını sahiplenecek bir kreatif direktörden ziyade; zıpır, deli dolu, kendi takipçi kitlesini yaratmış ve sokak modasını tüm uçarı haliyle kabullenecek, ‘influencer’ kimliği de olan başka bir kreatif direktör daha etkili olacaktı muhtemelen. Calvin Klein’ın hazır giyim lisansını elinde bulunduran G-III Apparel Group’un CEO’su Morris Goldfarb’un şu cümlesi talihsiz olsa da her şeyi açıklıyor: ”Macy’s ve Dillard’s gibi mağazalardan alışveriş yapan Calvin Klein müşterilerine Raf Simons kimdir diye sorsanız tek bir kişi bile çıkmaz doğru cevabı verecek. Genel olarak moda dünyasının ise sadece yüzde 10’luk bir bölümü biliyordur Raf Simons’un kim olduğunu.” Sert…

Zaten Jil Sander ve Dior gibi markaların kreatif direktörlüğünden gelen bir tasarımcının Calvin Klein’la yollarını kesiştirmesini naif bir birliktelik olarak yorumlayanlar da olmuştu zaman içerisinde. Her iki taraf için de. Zaten çok uzun sürmedi bu heyecanlı ilişki: Calvin Klein ve Raf Simons 2018 sonunda dostça yollarını ayırdılar…

2015-dior-and-i

2015 tarihli Dior and I filminden

Modanın tasarım gücüne ve Raf Simons’un incelikli dehasına her daim vurgun olanlar için üzücüydü tabii. Moda dünyasında tasarım ve vizyon gibi asıl değer katan özelliklerin rafa kaldırıldığının işaretiydi bu. Lüks markalar eski önceliklerinden çoktan vazgeçmişlerdi ama kreatif direktörlerini de ses getirmenin formüllerini iyi bilen, Instagram’da kitlelere seslenen isimler arasından seçecekti artık. Ve kimi zaman tasarım anlayışı da bu aranan yeni kriterlerin çok arkasında kalacaktı. Çünkü asıl satış, kitlelere ulaşmakla mümkündü ve lüks markaların acil bir şekilde kendilerini güncelleyip dijital dünyanın dinamikleri arasında yer almaları gerekiyordu.

Haliyle geçtiğimiz pazar, bu dünyada yeri yokmuşçasına örselenen Raf Simons’u, bir başka deha Miuccia Prada ile yan yana otururken görmek büyük bir mutluluk sebebiydi kimileri için. Birbirlerinin dilinden anlayacak iki isim bir aradaydı. Kimse kimseyi Instagram değerleriyle ölçümlemeyecekti belli ki. Sokağın dinamiklerini elbette Prada da sahipleniyordu, yeni akım buydu neticede ama tasarımın gücünü de yabana atmıyorlardı. ”İkimiz de bir şeye inandık mı, hemen onu yapmaya koyuluyoruz” demişti Raf Simons geçen pazarki basın toplantısında. Aynı bakış açısına sahip olduklarını kanıtlamak istercesine. Miuccia Prada da yine aynı şekilde ölçülü ve dostane bir şekilde karşılık vermişti. ”Birbirimizi seviyoruz, birbirimize saygı duyuyoruz; tüm bunların bizi nereye götüreceğini birlikte göreceğiz.” Zaten Raf Simons’un söylediğine göre, Calvin Klein’dan ayrılacağı açıklanır açıklamaz Prada’nın CEO’su ve Miuccia Hanım’ın eşi Patrizio Bertelli Raf Simons’u arayıvermiş. Haydi gel artık birlikte çalışalım diye.

Ki Bertelli, Raf Simons’un kariyerindeki en etkili isimlerden biri: 2005 yılında, Prada Group bünyesindeki Jil Sander’in kreatif direktörlüğü görevini de Raf Simons’a Patrizio Bertelli teklif etmişti. Raf Simons’un adı erkekler için yaptığı tasarımlarla Antwerp’te zaten kendi efsanesini yaratmıştı ama Jil Sander’deki bu görevi hem onu dünya çapında bir rock star’a dönüştürmüş hem de kadın koleksiyonları söz konusu olduğunda da aynı güce sahip olduğunu kantılamıştı. O yüzden Prada bünyesine dahil olması, emin ellerde olduğunu gösteriyor bir taraftan da…

Mrs-Prada-09-2019

Miuccia Prada, 70’ini aştı geçti ve tam 42 senedir dedesinin kurduğu marka için tasarım yapıyor. Yanına katılacak tasarımcının niteliklerini ne kadar titiz bir şekilde değerlendirdiğini o yüzden belirtmeye gerek yok. Raf Simons’un da ayrıca değerlendirilmeye tutulmasına gerek yok.

Elbette bir anda Raf Simons’un devreye girmesi Prada tarafında emekliliğin sinyallerinin geldiğini düşündürebilir ama basın toplantısında Miuccia Prada’nın ona da cevabı vardı: ”Kesinlikle öyle bir niyetim yok, daha çok fikir alışverişinde bulunmak istiyorum.” Bu arada Simons da vaktini yaşadığı Antwerp ile Milano arasında bölecekmiş; Antwerp’ünü bırakmıyor büyük usta. Miuccia Prada ise doğma büyüme Milanolu. Moda endüstrisinde söz sahibi iki büyük kent. Tabii ikisinin de tarzları çok farklı, birleşmenin neler getireceğini tahmin etmeye çalışmak ise modayı izlemeyi sevenler için heyecan verici.

İkili birlikte çalışmaya resmi olarak 2 Nisan’da başlayacak. İlk Prada-Simon koleksiyonu ise Eylül’de İlkbahar/Yaz 2021 moda haftası sırasında podyumda olacak. Sonuçları görmek için, çok az daha beklemek gerekecek yani.