Led Zeppelin ”Stairway to Heaven” davasını kazandı ama peki siz hangi taraftasınız?

Telif davası sonuçlandı, mahkeme Led Zeppelin’in Stairway to Heaven şarkısının çalıntı olmadığını söylüyor. Ama şarkının, Spirit’in Taurus adlı parçasıyla olan o çılgın benzerliği, bir kere duyulunca bir daha asla unutulamayacak cinsten.

Rock tarihinin şaheserlerinden biri Stairway to Heaven. İnce ince işlenmiş melodisiyle insanı yerden yükseltir, zamandan ve mekandan koparır, dünya gözüyle görüp bilemeyeceği deneyimler yaşatır. Led Zeppelin’in 1971 tarihli bu şarkısı, grubun kallavi diskografisinin de en ünlü şarkılarından biri. O girişindeki gitar riff’leriyle daha ilk andan yakalayıverir.

Dörtlünün müziğinde neredeyse Mozart’ların, Bethoveen’ların bestelerindeki o ulvi hissiyatı yakalayabilir bir rock sever. Gitarların saniye saniye başka kapılara açıldığı o çok katmanlı şarkılarında sadece rock değil, tüm müzik tarihini kökünden sarsan bir şeyler var.

İşte, gördüğünüz gibi, böylesi bir fanatizm söz konusu bu yazarın tarafında. Haliyle, Spirit’in Stairway to Heaven’dan birkaç yıl önce çıkmış olan Taurus’unu duymak bu bünye için her daim acıtıcı bir etki gösterebiliyor.

Bu riff’ler… Hani o daha ilk andan yakalayıverir dediğimiz girişindeki riff’ler…

Spirit’in Taurus adlı bu şarkısı 1968 tarihli. Stairway to Heaven ise Led Zeppelin’in 1971 çıkışlı dördüncü albümünde yer alıyor. Yani bu işin içinde basitçe bir ilhamın çok ötesinde bir şeyler var! Değil mi? Çünkü Stairway to Heaven’da böylesine kalp söktürücü bir etki yaratan bizzat bu riff’ler. Hatta belli ki önce riff’ler gelmiş, sonra da şarkının geri kalanı gelmiş. Bu bir arak şov değil de nedir?

Led Zeppelin’in geçmişine doğru gidecek olursak… Robert Plant ve Jimmy Page bu şarkıyı 1970 yılında yazmaya başladıklarını anlatıyorlar. İkili, Plant’in ailesinin Galler’deki, hobbit diyarlarından fırlayıp gelmiş gibi duran evi ‘da kalırken şarkı düşüveriyor Page’in aklına… Şarkıyı çok uzun bir sürede tamamladım ama ilk bölümünü bir gecede yazıverdim diyor hatta. Sonra da şarkı şekillendikçe Robert Plant başlıyor sözleri yazmaya. İlk bölümün bir gecede yazılıvermiş olması tabii ayrıca şüphe uyandırıcı, acaba riff’ler zaten hazırda olduğu için mi bu kadar ilerledi süreç?

led zeppelin

Los Angeles’lı grup Spirit’in enstrümantal parçası Taurus ise Randy California tarafından 1967’de yazılmış; parça aynı zamanda grubun 1968 tarihli ilk albümünde yer alıyor. 1996 yılında yani tam 30 sene sonra yeniden yayınlanan albümün girişinde şöyle yazıyor Randy California: ”İnsanlar sürekli bana neden Starway to Heaven’ın, kendisinden iki yıl önce yayınlanmış olan Taurus’a benzediğini soruyor. Led Zeppelin’in bizim bir diğer şarkımız Fresh Garbage’ı da konserlerinde çaldığını biliyorum. İlk Amerika turnelerinde bizim alt grubumuz olarak çalıyorlardı.”

Randy California 1997 yılında hayatını kaybetti ama ilk telif davası ise 2014’te, Spirit’in basçısı Mark Andes ve California’nın adına açılmış olan vakıf tarafından açılıyor. Şarkının bestecileri arasında California’ya da kredi verilmesi gerektiği yönünde.

2016’da görülmeye başlayan davanın ilk ayağında, ”gerçekten sağlam benzerlikler var” diyerek bir sonraki celsenin görülmesi gerektiğini söylemişti hakim. (Vov, hukuk terimlerine olan yatkınlığımız…) İkinci celsede ise değerlendirmelerde ”yeterli” olacak kadar benzerliğin olmadığına karar verilmişti. Temyize gidilmiş 2017’de dava yeniden görülmeye başlamıştı. Sonuçlanması ise günümüze kadar geliyor.

Led Zeppelin’in Stairway to Heaven şarkısı kopya değil.

Peki şimdi burada, hangi noktada durmak gerekiyor.

Alt tarafı bir riff diyerek, olası benzerlikleri görmezden mi gelmeli? Neticede iki şarkı da bir riff üzerinden fena halde kesişse de çok farklı hikayelere açılıyorlar. Diğer yandan basit bir riff gibi gözükse de iki şarkıyı da bu notalar var ediyor. Gerçekten, bir kere duyduktan sonra insanın aklından çıkmayacak bir benzerlik.

Bir de tabii geçen yıllara ihanet etme durumu var. Bir şarkıyı arak diye silip atabilir mi bir insan? (Arabesk…) Birlikte geçen yılları unutabilir mi?

Şimdi biraz uzaklara dalıp düşüneceğiz.