Distopya gibi bir dünyada yaşadığımızı hatırlatan bir distopya: Years and Years incelemesi

Gerçek hayat distopyaları solladı gibi. Daha doğrusu bir distopya olarak Years and Years’ın çizdiği tablo bile günümüzün gerçeklerinden daha iyi. İşte karşınızda acı gerçekler eşliğinde bir Years and Years incelemesi.

Geleceğe umutla bakmakta zorlandığımız şu günlerde, kendimizi o bir oturuşta silip süpürdüğümüz distopyaların tam orta yerinde gibi hissederken aslında yapılacak en iyi şey insanın zihnini boşaltacak, ”kendini iyi hisset” temalı dizilere, filmlere dadanmak olurdu muhtemelen. Ama bir gece ansızın, ”Bu da neymiş” diye açtığımız bir dizi eşliğinde distopik bir geleceğe doğru koştururken bulduk kendimizi. Hem işin kötüsü, BBC yapımı olan Years and Years‘ın çok yakın bir gelecekte, gerçekleşebilecekmiş gibi önümüze sunduğu hikayelerin çoğu aslında çoktan gerçekleşti bile ve hatta, şu anda çok daha kötü bir durumdayız, ülkece ve dünyaca.

(Baştan söyleyelim, bundan sonrası feci spoiler içerebilir.)

Years and Years aslında bir ailenin hikayesi. Lyons ailesinin… Dört kardeşin ve 90’lık anneannelerinin etrafında şekilleniyor. Dört kardeşin dördü de hayatta ayrı tellerden çaldıkları için, maruz kaldıkları ve yüzleştikleri de yine farklı hatlardan ilerliyor. Ukraynalı sığınmacı aşkının peşinden giden Daniel ile mülteci sorununu, finans danışmanı Stephen ile elin kulağında olan küresel ekonomik krizi, Rosie ile devletlerin abuk subuk yaptırımlarla vatandaşlarını nasıl sınırlamaya çalıştığını ve aktivist Edith’le de dünyanın hali hazırda ne kadar berbat bir yer olduğunu görüyoruz. 90’lık anneanne, hepsinin buluşma noktası, anaçlığıyla onları sarıp sarmalıyor; nükleer saldırı olduğunda ve ülke savaşa girdiğinde bile gidip mutfakta çay demleyen kişi o. Alakasız ama, şu ne yapılacağının bilinmediği kriz anlarında durup dururken çay demlemek sadece ”onlarda” ve ”bizde” var herhalde. Ama gerçekten, nasıl bir dinginlik yayar o çay bünyeye… (İçelim, sakinleşelim…)

years and years dizi aile

Dizinin adının ”Years and Years” olmasının nedenini de çok geçmeden anlıyoruz; hikaye, ileri sarılmış bir şekilde yıllar içerisinde hızlı hızlı ilerliyor. Zaman geçtikçe dünya ve İngiltere çok daha kötü bir yer halini alıyor. Özellikle İngiltere. 2019 yılında açılışı yapan dizi, Viv Rock adlı bir iş kadınının bir tartışma programındaki konuşmasını izletiyor bize. Emma Thompson, Viv Rock’ı canlandırdığı için bir an sevecek gibi oluyoruz ama sonra feci bir şey oluyor: Konuşmacılardan biri İsrail’in Gazze üzerindeki yaptırımları hakkındaki yorumlarını sorunca; ”Zerre umrumda değil” diyor küfürlü bir şekilde (şimdi yazamadık ama f-word‘ü patlatıyor orada, canlı yayında) ve tam o an Twitter’da trending topic olurken tüm İngiltere’ye de kendini tanıtmış oluyor.

Yıllar geçtikçe dünya kötüleştikçe, olan bitenler Lyons ailesine de yansımaya başlıyor.

Ve olan bitenlerin hepsi, zaten dünyanın geri kalanının (İngiltere dışındaki diyelim) feci şekilde yaşadığı olaylar. Bize ne gibi bir distopyada yaşadığımızı hatırlatırken İngiltere’ye de dış dünyadan haberler veriyor gibi.

Years and Years episode 2

Mesela Daniel, eşcinsel olduğu için ülkesi Ukrayna’da hakkında öldürme emri çıkan sevgilisi Viktor’u, İngiltere’ye kaçırmak için pek çok farklı yol dener. Sonra bakarlar ki öyle uçakla ya da ”legal” yollardan ülkeye girmesi mümkün olmayacak, beraber Fransa üzerinden botla İngiltere’ye gidecekleri bir plan yaparlar. Manş’ı botla geçeceklerdir yani. Ve son dakikada bota başka sığınmacılar da biner, bot kapasitesini aşar; Daniel buna karşı çıkmaya çalışır tabii, olur mu canım böyle şey ama onları kaçıracak olanlar silahla havaya ateş açar, tehditler savunur. Viktor inelim der ama Daniel kabul etmez. Birkaç sahne sonra ise Daniel’ın karaya vurmuş cesediyle karşılaşıyoruz. Bu coğrafyada sıkça gördüğümüz, kahredici bir kare. Ama İngilizlere (ya da birinci dünyaya diyelim) ”Güvende değilsiniz, o her gün kayıtsız bir şekilde baktığınız fotoğraftakiler siz de olabilirsiniz” der gibi… Biz de izlerken kesin Viktor’un başına bir şey gelecek diyorduk; ”beyaz” ve ayrıcalıklı bir İngiliz için beklenmedik bir son.

”Beyaz” ve ayrıcalıklı bir İngiliz için beklenmedik bir diğer olay da Stephen’ın başına geliyor. Evet, işlerin kötüye gittiğinin farkındaydılar zaten. Çalıştıkları uluslararası şirket onları işten çıkarınca süper lüks evlerini satmaya ve böylece ekonomik olarak kendilerini güvenceye almak istiyorlar. Evlerini 1 milyon sterline satıyorlar ve parayı bankaya yatırıyorlar. Ve bir gecede paralarını yatırdıkları banka çöküyor. Tüm paraları eşliğinde. İnternetten ulaşamıyorlar bankaya ve sabah erkenden bankanın şubesine koşturuyorlar. Tabii tek onlar değil paraları sıfırlanan… Kalabalığın arasından ”ayrıcalığını” konuşturarak ilerlemeye çalışıyor Stephen ama polis müdahalesiyle karşılaşıyor. Paralarla birlikte ayrıcalığı da sıfırlanmış işte… Zaten bir noktadan sonra banka kapılarını kapatıyor. Elveda paracıklar… Stephen ailesini geçindirebilmek için 5-10 tane iş birden yapmaya başlıyor. Karısı Celeste de öyle. İşleri finans ve muhasebe üzerine olduğu için zaten freelance olarak da devam etmeleri mümkün değil. Stephen’ın dediği gibi, 1 milyon sterlini kaybetmiş bir finansçıyla kim çalışır.

Edith ve Rosie cephesinde ise bambaşka şeyler yaşanıyor. Edith, Amerika’nın Çin’e attığı nükleer bombayı gözleriyle görüyor, ciğerleriyle soluyor. Uzun yıllar aktivist mücadelelerine devam etmek için oradan oraya gezse de bu yaşadıkları yüzünden sağlığı ciddi bir darbe alıyor. Kimilerine göre önünde 20, hatta 10 yıl kalmış yaşayabileceği… Tüm politikacılara şüpheyle bakıyor Edith ama o bile bir noktada yükselişini korku içerisinde izlediğimiz Viv Rock’ın radikal söylemlerine kendini kaptırıyor.

years and years viv rock emma thompson

Viv Rock gerçekten korkunç bir tip. Kendi ülkesi dışında olup bitenlerle ilgilenmeyen, siyasetle ilgili hiçbir birikimi olmayan, kavramların içini boşaltmış, esas gündemdense kendi çıkarlarına göre yarattığı alakasız gündemlerin peşinden koşan bir politikacı. Şansı yaver gidiyor ve alakasız gündemleriyle (tek hamlede interneti kapatabileceği bir cihazı insanlara tanıtıyor mesela ve bunu, çocukların pornoya erişimini kısıtlamak içni kullanacağını söyleyince bir anda coşuyor millet, sansür görmemişler ki) kitleleri peşine takıyor. İngiltere’nin başbakanı oluyor sonunda da. Garip bir şekilde Trump Amerika’sını çağrıştırıyor. Zaten sonra mülteci kamplarında yaptıkları bunu destekler şekilde.

Dizi ilerledikçe 2029 yılına ulaşıyoruz biz de. Hiçbir şey iyiye gitmiyor ama Viv Rock’ın sonu Lyons ailesinin elinden oluyor. Anneanne ise sembolik yerini koruyor. O ”eski”yi, geleneğin sıcak kollarını temsil ediyor bir noktada. Değişim içerisinde değişmeyen tek şey. Sadece ailenin birleştirici gücü değil, zor zamanlardaki sığınağı. Stephen ve Celeste evlerini kaybedince, kapılarını açıyor onlara. Sonra Stephen’ın başka bir kadınla olduğunu öğrenince de postalıyor torununu. Celeste’le çok hoşlaşmadıklarını görsek bile bir kadın olarak Celeste’e destek çıkıyor. ”Yürü be anneanne” diyoruz. Aile dağılıp gidecekken bile en azından doğum günü vesilesiyle hepsini etrafında toplamaya ve onlara yalnız olmadıklarını, birlikte her zorluğun üstesinden gelebileceklerini hatırlatıyor. Gerçekten de tüm zorlukların üstesinden ailecek gelebiliyorlar. Dünya mahşer yeri olsa da, onlar bir aradalar…

Bu arada, hikayede koronavirüs yok tabii. Yoksa anneannenin birleştirici gücü de olmazdı. 90’lık ninenin yanına girmezlerdi herhalde. Ama hazır anneanneden bahsederken olaylar alev aldığı anda söylediği şu sözünü de hatırlatalım: ”Bu bizim kendi yarattığımız dünya.” Kardeşlerin hepsi kendi derdine yanarken, onları tokatlar gibi söylemiş, suçlarıyla yüzleştirmişti. Onları da, biz izleyiciyi de…

years and years dizi bilim kurgu

Ergenlik insanın kendisine de etrafındakilere de büyük zorluk…

Kimi teknolojik ön görülerde de bulunuyor Years and Years. Mesela insanların zihinlerinin dijital aleme taşınacağını hatta kimi teknolojilerin insan bedenine monte edilebileceğini gösteriyor. Stephen’ın ergen kızı Bethany, ”Ben transım” dediğinde, cinsiyetler üzerinden algılıyor Stephen ve karısı ama onun ”transhuman” olmayı kastettiğini yani fiziksel aleme değil, dijital dünyaya ait olduğunu, datalar üzerinden bedenini ve zihnini oraya taşımaktan bahsettiğini anladıklarında ise kafayı sıyıracak gibi oluyorlar zaten. Bethany’yi kararından vazgeçiremiyorlar ama bari teknolojinin biraz daha ilerlemesi için beklemesi gerektiği konusunda ikna edebiliyorlar. Bu arada Bethany telefonunu eline monte ettiriyor. Ki bu da yakın zamanda olmayacak bir şey değil.

Bu açıdan biraz Black Mirror’ı hatırlatsa da (evet, İngilizliğin getirdiği bir çağrışım bu biraz da) gerçeklerin tam ortasından seslendiği ve bilim-kurguya en yaklaştığı anlarda bile gayet olabilecek şeylerden bahsettiği için bambaşka bir yerde konumlanıyor Years and Years. Kimilerinin farkındalıklarını yükseltip tokat gibi bir etki yaratacaktır muhtemelen. Ama zaten olan bitenin farkında olan ve bizzat yaşayanlar için ise karanlık hisleri daha da pekiştirici bir etkiye sahip olabilir. Sonu iyi bitse bile.

 

 

Years and Years incelemesi Years and Years incelemesi Years and Years incelemesi