Alternatif yerli müzik sahnesinden zihinlerimizi saran yeni parçalar

Electropop’tan darkwave’e doğru uzanırken müziğin tüm hatlarında dolaşmaya çıkıyor ve alternatif yerli müzik sahnesinin yeni parçalarını keşfe çıkıyoruz.

Nisan ayı sadece kötü haberlerle gelmedi karşımıza. Yerel müzik sahnesinin üretimlerine ful fors devam ettiği şu dönemde, her daim dadandığımız müzisyenlerin yepyeni şarkılarıyla kesişti mesela yollarımız. Müjdeli bir haber gibi sarıldık hepsine. Şu kriz döneminde meğer en çok ihtiyacımız olan şey müzikmiş. Yer yer damardan arabesk hislere kapıldık, şarkılarda teselli bulduk, kimi zaman da bir söz veya notanın peşinde gerçeklikten kopup uzak diyarlara doğru yol aldık. Şu ara sıkça döndürdüğümüz yeni parçaları bir de sizinle paylaşalım.

Nilipek.’ten mektup(lar) var

Sesinden her daim dinginlik yayılan Nilipek. yepyeni hikayelerle bizi peşine takıyor. Yeni albümünü iki ayrı seferde yayınlayacak Nilipek. Mektuplar I, bizi önce ilk beş şarkıyla buluşturuyor. Hatta geçtiğimiz hafta içerisinde, her gün farklı bir şarkıyı yayınladı Nilipek. Tek tek, her güne bir mektup yollar gibi. ”Benim derdimden, deliliğimden çıkanlar, dönüşenler, oluşanlar artık sizin dertlerinize bulaşmak için var” diyor Instagram hesabındaki duyurusunda. Hissettiğimiz de tam olarak böyle bir şeydi aslında; ortak hislerde buluşup şöyle karşılıklı bir dertleşmişiz gibi oldu.

”Kaybolmazsak olmaz”

Brek’ten yeni bir albüm geleceğinin haberlerini almıştık geçtiğimiz haftalarda. Hatta bu haber, Bilmek İstemem adlı yepyeni bir parça eşliğinde gelmişti önümüzde. Beyaz Dalga adlı bu yeni albümün yollarını gözlerken bir parçayla daha çıkıverdi Brek, İlaç Gibi diyerek.

Brek’ten şimdiye dek duyduklarımız arasından yumuşak tınılarıyla sıyrılıveriyor İlaç Gibi. ÖLÜPOP’taki parçalardan daha iyimser hislerle yüklü gibi. Tabii sözleri nereden aldığınıza bağlı; melankolik de gelebilir duyduklarınız. Şarkı, gitarlar eşliğinde akıp giderken bizi de içinde bulunduğumuz şu zamandan ve mekandan koparıp çıkarıverdi. Sonlarına eşlik eden kuş ve karga sesleri eşliğinde bilmediğimiz yerlerde buluverdik kendimizi. Güzelmiş hem burası…

Yaza dair tüm iyi hisler eşliğinde

Sizin oralarda hava nasıldır bilmiyoruz ama TSU!’nun bu son single’ı Prince of Gumbay eşliğinde bizim eve resmi olarak yaz geldi. Biraz daha kendimizi kaptırsak güneş kremiyle karışmış deniz kokusunu duyduğumuza, dalgaların TSU!’nun o neşeli gitarlarına eşlik etmeye başladığına iyice ikna edebiliriz kendimizi. Parçanın kapak fotoğrafı da işleri kolaylaştırmıyor hem; Aylin Güngör’ün çektiği bu kare, mavinin kaç farklı tona bürünebileceğini gösterdiği gibi, bünyemizdeki yaz hislerini de iyice pekiştiriyor.

Bu arada TSU! cephesinden çok yakında yeni bir parça daha gelecekmiş. Mayomuzu giydik, bekliyoruz.

Karanlık… Daha da karanlık.

Önce Brek ve sonra TSU! ile birlikte yumuşattığınız hisleri geri toparlayın.

Elz and the Cult geliyor, tüm o sert sesleri eşliğinde.

Elz and the Cult da yeni bir albümle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Isınma turları sırasında önce Horrified’ı dinlemiştik. Şimdi de 22 Mayıs’ta yayınlanacak BLOODLINE adlı albümden ikinci parça, Ultraviolence ele geçiriyor zihnimizi, tüm o karşı konulamaz karanlıkları eşliğinde.

ULTRAVIOLENCE’ın üç farklı remiksi de yayınlandı bu arada. Üçü de farklı dünyalara açılıyor.

1 saat 11 dakikalık muhteşem hikayeler

Can Güngör’ün parça parça yaklaştığımız yeni albümü Sular Dar yayınlandı.

Her bir parçası bir kısa hikaye gibi kulaklarımızda gelişip şekillenen Can Güngör’ün dize dize işlediği şarkıları, Sular Dar’da yine farklı seslerle iç içe geçiyor. Kayıtları üç yıllık bir sürece yayılan albümün ana hatlarını gitarlar belirliyor ama kimi zaman coşkulu yaylılar, kimi zaman da çocuk sesleri aralara giriyor, çok katmanlı parçalar ortaya çıkıyor. 15 şarkılık Sular Dar, bestelerinden prodüktörlüğüne, her anıyla Can Güngör’ün teslim aldığı bir albüm.

Albümün sonlarına doğru Büyük Ev Abluka’dan Canavar Banavar ve Nilipek.’in o aşina olduğumuz sesleriyle de karşılaşabilirsiniz. Sakın şaşırmayın.

Aga B yine hedefi 12’den vuruyor

Aga B yine sözleriyle bizi şöyle bir sarsmaya geliyor. Bis adlı (Bis’in açılımının neye çıktığını da dinleyince anladık) yeni parçasının kayıtları için Pangea Beatz ve NNOZ ile birlikte işe koyulmuş. Her daim çok sesli düzenlemeleriyle kendi has formüller yaratan Aga B bu sefer de trap’in vurucu ritimleriyle zihnimize işliyor. Yine aklımızdan çıkmayacak belli ki… (Sözleri bir de Google’dan aratıp dinleyin bu arada.)

Kış kış cinler, kış kış

Türkçe rap sularında dolanmaya başladığımıza göre bir de Kamufle’ye selam edelim.

Sene başından bu yana farklı seferlerde dinlemeye açtığı 19T adlı albümünün üç şarkılık üçüncü bölümünü yayınladı Kamufle. Bu sefer anlattıklarıyla dinleyeni kendi iç dünyasına çekiyor Kaumufle. Zihninde dolananları (ve kendisine musallat olanları) birlikte duyup dinlemeye başlıyor; farklı ruh halleri arasında savruluyoruz. Aynı dertler etrafımda yollarımızın kesiştiği kesin; şu hayat kimi zaman fark etmesek de benzer zorluklarla sarmıyor mu çevremizi zaten?

Alt yapılarını Da Poet’in üstlendiği albümün bu üçüncü bölümünde Kamufle’ye Ahiyan da eşlik ediyor. Birlikte seslendirdikleri Gül Dikenleri’ni, yakın zamanda kaybettiğimiz Vio Sensei anısına hazırlamışlar. Önce bu son üçlüyü sonra da tüm 19T’yi baştan döndürmenin tam vakti.

alternatif yerli müzik alternatif yerli müzik alternatif yerli müzik