Hemen yaktın yüreğimizi, Perfume Genius

Yüksek notalardan cayır cayır tınlayan müziğiyle 2010’lu yılları yaktı geçti Perfume Genius. Kendine has sesleri başucundan ayırmasa da her albümde, bir öncekinden çok daha farklı yerlere gidebilmesi ve kendini sil baştan yeniden yaratabilmesi belki de onu bu kadar heyecan verici yapan. Son albümü Set My Heart on Fire Immediately ile yine son derece damar şarkılara imza atıyor ama bu seferki ruh hali daha başka… Daha kararlı, daha emin ve belki de daha güçlü.

Eğer ”deneyimli” bir Perfume Genius dinleyicisiyseniz, bu yeni albümü dinlemeye koyulmadan önce tüm işlerinizi tamamlamanız gerektiğini öğrenmişsinizdir muhtemelen. Zira bir süre başka bir şeyle ilgilenemeyeceksiniz. Bu yazı da çok zor şartlarda yazılıyor. Set My Heart on Fire Immediately, 24837234’üncü kere dönerken, ortalarda bir yerde kapama tuşuna basamadım ama sessize aldım. Yazı bitse de Describe’ı son ses dinlesem (ve cefakar komşularımıza da dinletsem) diye sabırsızlanıyorum.

Daha önceki Perfume Genius albümleri gibi, Set My Heart on Fire Immediately da konuya bodoslama dalıyor ve seri bir şekilde akmaya devam ediyor. Her parça farklı tellerden çalsa da (gerçek anlamda), bütünlükte aynı hislere ulaşmaya başarıyorlar; bu da albümün sizi daha da içine çekmesini sağlıyor.

Başa dönelim.

Mike Hadreas ya da nam-ı diğer Perfume Genius, 2010 yılında ilk albümü Learning’i yayınladığında hemen kulak kesilmemiz gerektiğini anlamıştık. Özgünlüğe vurgu yapan ama bir noktada talihsizce kendini tekrara düşen indie alemi için taze bir nefes olmuştu. Farklıydı ve kırılgandı. Piyanonun başında, son derece minimal bir düzende hedefi on ikiden vuran sözleriyle sesleniyordu bize. İkinci albümü Put Your Back N 2 It ile de ilk açtığı yoldan ilerlemeye devam ediyordu ama farklı sesleri de keşfe çıkmıştı; piyano yerli yerindeydi ama genizden gelen o güçlü vokallerine yeni enstrümanlar da eşlik etmeye başlamıştı. Esas vuruşu ise üçüncü albümü Too Bright ile yaptı Perfume Genius. Beklenmedik bir yerden vurmuştu bizi. O eski halinden eser yoktu şimdi. 

Birbirine benzemez albümleriyle katman katman yükseliyordu önümüzde Perfume Genius. Son derece kişisel bir yerden seslenmeye devam ediyordu bu esnada. Hayatı boyunca hırpalanan kimliğini müziğine de taşımıştı. Dertleşmekten ziyade, bu hayatın acımasızlığını yüzümüze çarpmak istercesine. Farklı olana tahammülü olmayan, griliklere boğulmuş toplumların ne kadar büyük bir nefretle dolup taştığını aktarıyordu. Çocukluğundan bu yana eşcinselliğini korkusuzca ifade ettiği için karşılaştığı tehditleri, saldırıları ve korkularını anlatıyordu. Ve bunlarla baş etme yöntemlerini hatta baş edemeyişlerini.

Her albüm farklı bir yolculuk

Her albümle birlikte sesi daha da yükseliyordu. Müziğine eklediği her katmanla biz dinleyiciyi de daha fena etkisi altına alıyordu. Nelere muktedir olduğunu anlamış ve teslim olmuştuk artık…

2017 tarihli dördüncü albümü No Shape, yine o coşkulu seslerle açılsa da çok daha usul usul bir şekilde sesleniyordu bize. Perfume Genius cephesinde sükunet hakimdi. Dinginlik değil ama bir tür yatışmışlık hali neredeyse… Yaylılar bu sefer dertli çalmıyordu; günlük meselelerden, havadan sudan bahseden dostane bir muhabbete koyulmuştuk sanki. Perfume Genius için yine beklenmedikti ama. Müzik aleminin o çok sevdiği ”olgunluk dönemi albümü” ifadesiyle mi karşılamalıydı bu albümü? Neler oluyordu?

10’da beş

10 yıla yayılan diskografisinin son albümünü geçtiğimiz hafta, 15 Mayıs’ta yayınladı Perfume Genius. 2000’lerin indie büyüklerini yayınlayan New York’lu plak şirketi Matador Records üzerinden… No Shape’i birlikte kaydettiği Blake Mills prodüktörlüğünde; Jim Keltner, Pino Palladino ve Matt Chamberlin eşliğinde Los Angeles’ta tamamlanmış kayıtlar. Evet, başlığı açık ve net: Set My Heart on Fire Immediately. ”Derhal kalbimi ateşe ver” diyor yani. Arabesk bilen bir coğrafyadan çıktığımız için albümün hissettireceklerinin heyecanıyla açıyoruz albümü ve…

Perfume Genius diskografisinin şimdiye kadar bize sunduklarının bir harmanı ve çok daha fazlası Set My Heart on Fire Immediately. Her şarkı farklı bir dünyaya açılıyor bir kere. Whole Life, bir hayat muhasebesiyle yavaşça bizi de çarparken ikinci parça Describe’da elektronik gitarların tekinsiz sesleri eşliğinde konuyu değiştiriyor Perfume Genius. Aşkı unuttum bana yeniden anlatır mısınız o hisleri diyerek eski ateşli duyguların peşine düşüyor. Mike Hadreas belli ki bir yaş dönümü krizine girmiş. Bu sefer hayat ile çok farklı bir muhabbet içerisinde. Sorguladığı konular daha varoluşsal; nereye gitti şimdi tüm o yıllar der gibi.

”Kendimi biraz daha açmak; daha özgür ve ruhen biraz daha asi olmak istedim” demiş Hadreas bu albümle ilgili. ”Tüm bu hislere çok yakınım ama aklımı kaçırmama da ramak kaldı. Bu şarkıları da daha sabırlı, daha düşünceli olabilmek; kafamda dolaşan tüm bu kaotik düşünceleri dizginleyebilmek, daha sıcak, düşünceli ve rahatlatıcı bir hale getirebilmek için yazdım.”

Belli ki sorgulamalar, yeni sorgulamaları, içinden çıkılması zor durumları da beraberinde getiriyor onun için. Neyse ki çıkış yolunu bulmuş.

O eski günleri yad etmek

Without You’da da yine bilmediği hislerle yüzleşiyor ama bu sefer adından da anlaşılacağı üzere, giden sevgilinin ardından kendisine kalan hayatı anlamaya çalışıyor. Kederli ve bir o kadar da şaşkın. Dördüncü parça Jason ile birlikte mevzular değişiyor gibi. 20’li yaşların başına, Jason adlı biriyle yaşadığı bir geceye dönüyor. Breeders dinliyorlarmış CD’de. Jason kimdir bilmiyoruz ama yine o eski ateşli hislerin hakim olduğu günleri anıyor gibi. Belli ki feci bir şekilde girmiş o yola.

Albümün dönüm noktalarından biri ise hemen Jason’ın arkasından geliyor. İnce notalarda, falsettolarda dolaşan vokallerini puslu ve karanlık bir yere doğru çekiyor Mike Hadreas. Ve ”Set my heart on fire immediately” sözleri de tam da bu anda dökülmeye başlıyor.

”Derhal kalbimi ateşe ver, beni bir rüyaya zincirle, sonsuza dek” 

Geçtiğimiz haftalarda bir kliple karşımıza çıkan On the Floor, müzikal anlamda albümün insana kendini en hafif hissettiren parçalarından biri, dansa davet eder gibi. En azından omuzlarınızla şöyle birkaç hareket yapabilirsiniz dinlerken. Sözlerin özlem dolu bir aşka çıktığını düşünmemeye çalışırsanız…

Sizi farklı sesler eşliğinde oradan oraya çekip, Mike Hadreas’in yeni iç sorgulamalarıyla yüzleştirdikten sonra Borrowed Light ile kapanışı yapıyor Set My Heart on Fire Immediately. Yeni yeni uykuya dalmış birisini uyandırmaktan kaçınırcasına, yine usulca sözlüyor son sözlerini Mike Hadreas, yani çok değerli Perfume Genius’ımız. Hayatının yeni bir döneminde eskilerin peşine düşmüşken, bizi de nice düşünceyle baş başa bırakıyor; belli ki bu geçen 10 yılda, beraber yaşlanmışız biz.