Güç birliği: Google ve WWF yeni sürdürülebilirlik platformuyla karşımızda

Moda endüstrisi doğanın çağrısına daha fazla kayıtsız kalamazken teknoloji ise gerçekten insanlığı kurtaracağa benziyor. Google ve WWF iş birliği bu yönde basit ama etkili bir çözüm sunuyor.

Dönüşümün en güzel yanlarından biri, nereden ve nasıl başlayacağının bir muamma oluşu. Bu gizem herhangi bir olayı uzaktan takip edenler için keyifli bir seyirken, olayın parçası olanlar için kimi zaman bilinmezliklerle dolu bir serüven, çoğu zaman da karşılığı alınamayan bir çaba. Kim ne derse desin, sesini az ya da çok çıkaranlar, dünyanın tüm katı kurallarına rağmen hep yeni bir şeye vesile oldular.

Sürdürülebilirlik, bir trend mi?

Sürdürülebilirlik kavramı da hayatımıza gireli çok olmadı fakat kendisi artık bir ‘trend’. Hatta tüm önde gelen markaların ne kadar inovatif ve çevre dostu olduklarını göstermelerinin bir yolu, yeni iletişim stratejilerinin en önemli gündem maddesi. Şapkamızı önümüze alıp düşünecek olursak samimiyet tabii ki konunun başka bir boyutu. Diğer yandan bu ‘trend’ ciddi bir dönüşümün de habercisi.

Eskilerde yaban hayatı koruma konusunda çalışmalar yapan WWF şimdilerde dünyayı koruma misyonuyla öne çıkıyor ve birçok markayla bu konuda anlaşmalar yapıyor. Hatta hem Stella McCartney gibi büyük moda evleriyle hem de IKEA gibi mobilya markalarıyla iş birliği yaparak yenilikçi projelere imza atıyor. 10 Haziran’da duyurulan yeni projesinin partneri ise Google.

Dostluklarının eskiye dayandığı bilinse de daha önce bu çapta bir projeye kalkışmadıkları için bu haber bizleri heyecanlandırıyor. Keza neredeyse tüm dünyanın ortak noktası olan bir teknoloji firmasıyla yapılan bu ortaklık kutlanması gereken bir hareket gibi duruyor; Google Cloud’un teknik anlamdaki yetenekleriyle, WWF’in hammaddeleri değerlendirme konusundaki bilgi ve uzmanlığı yeni bir çevresel veri platformunu meydana getiriyor.

Materyallerin ayak izi

Günümüzde moda sektörünün ciddi bir karbon emisyonu ve su kirliliği meydana getirdiği aşikâr. Üstelik bu cümleyi sadece pamuk gibi epey yaygın kullanılan ve ‘sürdürülebilir’ imajına sahip bir materyal için kuruyoruz. Konuya hayvansal ve kimyasal hammadde kullanımını da dahil edersek ortaya çıkan rakamlar ciddi bir hüzün yaratıyor. Bu sebeple her malzemenin kaynağı, konumu, harcadığı su oranı, sebep olduğu hava kirliliği ve sera gazı emisyonlarının platform üzerinde puanlanıyor oluşu kullanmayı bilen için çok değerli. Diğer yandan hammadde tedarik zincirlerinin birbirlerinden bağımsız ve kopuk işleyişleri bu konuya önem veren birçok moda şirketinin istedikleri verilere ulaşmasını da zorlaştırıyordu. Kısacası bu sefer doğruyu arayanların işi biraz kolaylaşacağa benziyor.

Platform sayesinde yaygın olarak kullanılan 20’den fazla hammaddenin analizi yapılıyor. Her malzeme ve kaynak, su tüketim miktarıyla birlikte yarattığı hava kirliliğine göre puanlanıyor. Böylelikle sadece pamuk gibi maddeler yerine farklı hammaddelerin karşılaştırması da yapılabiliyor. Aynı zamanda eğer bir marka özellikle belirli bir bölge ile çalışıyorsa o alandaki çevresel etkilerin verilerini görüyor, isterse hafifletmek adına önlemler de alabiliyor. Diğer bir artısı ise tüm verilerin otomatik olarak güncellenmesi. Gerek puanlama sistemi gerekse de farklı hammaddelerin karşılaştırılıp tedarikçilerin kolayca takip edilebilmesi sistemin uzun ömürlü olacağının da bir işareti. Kısacası platform, en büyük moda markalarıyla lokal ve global hammadde üreticilerini etik değerler ve güncel veriler ışığında bir araya getiriyor. İlişkilerinin devamlılığı için bir fırsat sunuyor. Bu arada ilk test eden moda markası da tabii ki Stella McCartney. (Yayınlanan basın açıklamasına buradan göz atabilirsiniz.)

Beklenen uyanış

Dünyayı yöneten markaların ”uyanmaya” başladığı, konuya karşı daha fazla kayıtsız kalamadığı ortada. Tabii sürdürülebilirliğin ve vegan yaşamın da sistemin bir parçası olduğunu, herkese yetecek kadar hammadde kalmadığı için öne çıkarıldığını söyleyen de çok.

İşin güzel tarafı bu kavramlar pazarlama stratejilerinin bir parçası olsa da hiç olmadığı kadar etik değerlere hizmet ediyorlar. Endüstriler de tüm eski alışkanlıklarına rağmen bu yargılara sahip çıkmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak, yeni anlayış ve değerlerle bezeli olacak olan otomobiller, kıyafetler ve daha birçok ürün bu çağrıya kulak vermeyi reddedenleri bile dize getireceğe benziyor.

 

 

Google ve WWF Google ve WWF Google ve WWF