Sokak sanatçısı JR artırılmış gerçeklik ile insanlığın hikayelerine ses oluyor

Sokak sanatçısı JR, New York’taki son eserinde teknoloji ile hikaye anlatıcılığını bir araya getirirken günümüz sanat anlayışı ile aramızda yeni bağlar yaratıyor.

Bazı hikaye anlatıcıları der ki; “Hayatınız boyunca karşınıza çıkmış tüm insanların gerçek hikayelerini bilseydiniz, hepsini gerçekten severdiniz.” Açık ara iddialı bir yaklaşım olduğu kesin. Öte yandan beyin yapımızın herhangi bir olayın ya da bilginin hikaye versiyonunu daha kolay algılayabildiğine dair bilimsel araştırmalar ve veriler de mevcut. Hatta Princeton Üniversitesi’nden Uri Hasson yaptığı bir deney sonucu şöyle diyor, “Bir hikaye, onu anlatan ile dinleyen beyinleri senkronize edebiliyor.” İlginizi çekerse kendisinin TED konuşmasına da göz atabilirsiniz.

Keza masallar ve destanlar da bunun en büyük örneği gibi. Sadece kültürel bir gelenekten öte çoğu zaman toplumları bir arada tutmak için de kullanılmış bir teknik. Kimine göre de sanat. Hatta antik bir sanat. Zaten pazarlama ve reklam dünyasının bunu kullanarak toplumları etkileyebildiği ortada. Hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın, hikayeler sanatın en ulaşılabilir dışa vurum yöntemi. Aynı şekilde ”duvar resimleri” mural’lar da modern dünyanın en ulaşılabilir sanat eserleri…

“Sokakların en büyük sanat galerileri” olduğunu düşünen, şimdiye kadar birçok toplumsal konuda dünyanın farklı ülkelerinde projeler gerçekleştirmiş, Fransız sanatçı JR’ın en yeni çalışması da birkaç gün önce yayınlandı. Daha önce Wrinkles of the City projesi kapsamında ülkemizde de bir eser yaratmış olan sanatçı, eserinin tahrip edilmesiyle de konuşulmuştu. Sanatçının yeni eseri ise Brooklyn Museum iş birliğiyle (birlikte nice ortak çalışmaları var) gerçekleşti.

Geçmişte de New Yorkluların hikayelerini anlatan JR bu sefer Brooklyn’deki James E. Davis Arts Building’in bir cephesini komple kaplıyor. Eserde CEO’lardan evsizlere, gençlerden yaşlılara kadar farklı insan portrelerine yer veriliyor ve hepsinin hayatlarından bir kesit, bir hikaye anlatılıyor. New York için yaptığı serinin bir devamı niteliğinde olan bu eserin bir de dijital ayağı bulunuyor.

Öncelikle JR’ın mural’larının izinden giden JR Murals adlı mobil uygulamasını ücretsiz olarak Apple ve Google Store’lardan indirmek gerekiyor. Daha sonra bu uygulama aracılığıyla duvarda bulunan her karakterin hikayesine tek tek, kolayca kulak verilebiliyor. Artırılmış gerçekliğin insan hikayelerine dokunan boyutu eseri daha da anlamlı kılarken farklı insan portrelerinin bir arada bulunması son zamanlarda yaşanılan olaylara da bir mesaj niteliğinde.

Özellikle geçtiğimiz on yıl içinde teknolojinin sanatçılara farklı ufuklar açtığı, yeni ifade biçimleri sağladığı sevindirici bir gerçek. Sanat eserlerinin de doğasının değişmesi, insanlarla etkileşimlerinin artması bize kalırsa gerek toplumların yaratıcılığı gerekse de bireylerin estetik algılarının gelişmesi konusunda oldukça yararlı. 1960’lardan beri varlığını sürdüren yeni medya sanatı ise hiç olmadığı kadar anlamlı. Refik Anadol’un da ülkemizde çokça ses getiren ve binlerce ziyaretçi ağırlayan Eriyen Hatıralar projesi insanoğlunun anı ve bellek kavramlarıyla olan ilişkisini son teknolojiyle ele alıyor. Bize kalırsa gördüğü ilginin sebebi pek tabii eserin verdiği mesaj ve sunduğu görselliğin yanında ulaşılabilir ve empati kurulabilir bir tarafının da olmasından kaynaklanıyor. Eseri hatırlamak isterseniz…

Sanatın teknoloji ile harmanlanmasının bu çağın gerekliliği olması bir yana dursun özgürleştirdiği de su götürmez bir gerçek. Dileriz ki daha birçok sanat eseri insanlığımıza dokunup bizleri ileri taşıyabilsin.

 

 

Sokak sanatçısı JR Sokak sanatçısı JR Sokak sanatçısı JR