Ai Weiwei’den maskelere davet: ”Hiçbir irade çok küçük değildir”

Şu maskeler, niçin hayatımıza girdiklerini unuttular galiba. Bizi ve çevremizdekileri havada uçuşan virüslerden koruyacaklardı güya. Oysa şimdilerde pek çok farklı sembole bürünüyorlar. Sanatsal, ekolojik ve hatta politik… Önümüzdeki günlerde daha nice tartışmada başrolü onlar kapacak belli ki. Ama biz şimdilik biraz işin sanatsal tarafından bakmaya çalışalım.

Yeni alışkanlıklar, yaşam tarzları ve sosyal ilişkiler geliştirirken dünyadaki birçok ülkenin salgını gerek kontrol altında tutabilmek gerekse de azaltabilmek adına toplum içinde maske takma zorunluluğu getirdiği biliniyor. Dolayısıyla konuyu farklı açılardan ele almak artık güncelliğinden ziyade elzem bir halde. Süreç boyunca konuyla ilgili tartışmalarımız bazı insanların neden takmadığından nasıl takılması gerektiğine, yeni moda maskelerden sanatın maskelere yansımasına kadar uzandı…

Aslında hem bireysel hem de toplumsal sağlığı korumak adına dikkat edilmesi ve kullanılması gereken bir aracın, dikkatsizce doğaya atılması, denizlerin maske ve eldivenlerle dolması, Amerika’da yaşanan protestolarla birlikte konunun devlet otoritesi ve kişisel özgürlükler bazında tartışmalara dönüşmesiyle sanki amacından da biraz sapmış gibi gözüküyor. Öyle ki Amerika’da bir mağaza içinde ya da kurumda maske takmayan bireylerin politik bir duruş sebebiyle mi kullanmadıkları sorgulanır hale geldiği konuşulanlar arasında. Yaşadığımız son birkaç ayı göz önünde bulundurursak global bir nezaket ve empati simgesi olması gereken maskelerin bu boyutta tartışmalara sebep olması gerçekten enteresan. Sağladıkları korumanın ne kadar etkili ve verimli olduğu, hangilerinin günlük hayatta tercih edilmesi gerektiği gibi mühim konular ise geride bırakılmış gibi duruyor.

Geçtiğimiz hafta Twitter da konuya ‘kendince’ bir yorumda bulunarak epey ses getirdi.

Yıllardır kullanıcılarının en büyük isteği olan düzenleme butonunu (daha önce atılan Tweet’lerin tekrar düzenlenebilmesi adına) eğer herkes ama ‘HERKES’ maske takarsa getireceğini duyuran bir paylaşım yaptı.

Üstelik bu yılın başlarında Twitter kurucu ortağı olan Jack Dorsey bu özelliği “muhtemelen hiçbir zaman” getirmeyeceklerini söylemiş, bu tarz bir özelliğin kullanıcıların “yanlışlıkla” yanlış bilgi yaymalarına sebep olabileceğini belirttiği hâlâ akıllarda. Muhtemelen Twitter yönetimince gerçekten düşünülen bir durum olmayan duyuru, 12 saatte yarım milyondan fazla tekrar tweet’lendi ve 2 milyondan fazla beğeni aldı. Kimilerince dünya hükümetlerinin maske takma zorunluluğu getirmesine yönelik bir teşvik ve jest olarak kabul edilen bu yorum tabii ki kimi kesimlere göre de ‘politik bir neden’ haline geldiğinden politik bir yorum gibi de algılanıyor.

Diğer yandan sanatçı ve aktivist kimliğiyle tanıdığımız Ai Weiwei, özel tasarlanmış bir dizi maskeyi bağış toplama amacıyla satışa çıkardığını duyurmuş ve bir Instagram paylaşımında küçük bireysel hareketlerin sosyal tepkilerin parçası olarak durumu güçlendirdiğini, maske takan bir kişinin jest yaptığını ve maskeli bir toplumun ölümcül bir virüsle savaşabileceğini belirten yorumlarda bulunarak, eklemişti; “Hiçbir irade çok küçük ve hiçbir eylem çok çaresiz değil.”

Sanatçı projenin, bu maskeleri oğluna göstermek için Instagram’a koymasıyla başladığını ve birdenbire birçok insanın ona nereden alabileceğini sormasıyla büyüdüğünü belirtiyor. e-Bay üzerinden tanesi 50 dolardan satışa sunulan maskelerden tam 22.528 adet satılmış. Bu satış üzerinden elde edilen 1.432.700 dolarlık gelir ise Human Rights Watch, Refugees International ve Médecins Sans Frontières/Doctors Without Borders (Sınır Tanımayan Doktorlara) olmak üzere üç hayır kurumu arasında eşit olarak paylaştırılıyor. Dünya çapında acil salgın müdahaleleri için para toplamak amacıyla oluşturulan özel bir COVID-19 kriz fonuna da katkı sağlanmış olunuyor.

Weiwei’nin maskelerine basılan tasarımlar da pek tabii daha önceki eserlerinden tanıdığımız imgeleri, onun açık sözlülüğünü ve ikonik tarzını yansıtıyor. Müzeler ve galeriler kilit altındayken, bu maskeleri oluşturmanın sanat adına başka bir yol olduğunu, zor zamanlarda sanatın vazgeçilmez bir hizmet olduğunu da ekliyor Ai Weiwei. Bu maskeler tıbbi kullanım amaçlı olmadığından, ”korunmak” için takılmasını pek de önermiyor; ”Umarım satın alanlar, koleksiyon amaçlı toplamışlardır bu maskeleri” diyor.

Dünya tarihi boyunca birçok kıyafetin, aksesuarın, hayatımızı kolaylaştıran aletlerin ve sağlık amaçlı kullandığımız araçların yaşanılan çağın toplumsal, ekonomik ve kültürel durumlarını ifade ettiğini biliyoruz. Sistemin bir getirisi olarak moda trendlerine dahil olması da normal kabul edilebilirken, ciddi bir sağlık krizinde kullanılan bir nesnenin politikaya dahil edilmesi, hatta simge haline gelmesi ise siyasetin geldiği noktayı tekrar sorgulatıyor. Bilim insanlarının aylardır oluşturdukları simülasyonlar ise hem bireysel hem de toplumsal açıdan maskenin önemini vurgularken, gelişigüzel şekillerde sokaklara ve doğaya atılmaması ise uzun vadede daha sağlıklı bir yaşam için mühim gibi duruyor.