İllüstratör Jean Jullien: Kendi tarzında dans edenlerden

Durup dinlenmeden üreten bir illüstratör Jean Jullien. Günlük hayattaki en basit detaylardan bile kocaman dünyalar yaratabilen bir hikaye anlatıcı. İnsana dair her ne varsa esprili bir şekilde anlatabilenlerden… Karantina sürecinde de fulfors çalışmaya devam eden Jean Jullien, şimdilerde Nantes’taki bir çalışmasıyla gündemde.

İletişim, bir kavram olarak, günlük hayattaki önemiyle ve kimine göre yetenek görülen bir özellik olması dolayısıyla uzun oturumların, tartışma programlarının ve akademilerin vazgeçilmez konusu. Bir araya getirilen iki kelimenin kitleleri etkileyebilme yönü ise ürkütücü olduğu kadar etkileyici de. Tabii iletişim kurmak için illa kelimeleri kullanmaya gerek yok. Kimileri çizgilerini, kimileri notalarını kimileri de hislerini kullanıyor. Hayatta imrenilecek bir şey varsa o da çabasızca kendi olabilenler galiba. Onlardan biri Jean Jullien. Eğer bir ”dadanmalara doyamadıklarımız” listesi yapmamız gerekseydi kendisi ilk beşte olurdu. Bir röportajında neden çizdiği soruluyor onun cevabı ise; “Her nasılsa, görsel olarak kendimi kelimelere oranla çok daha az hata yaparak ifade edebiliyorum” oluyor.

Nereden başlasak… Dünya çapındaki popülaritesinden mi? Olayları kendine has mizahı ile yorumlayıp, imzası haline gelen çizgileriyle görselleştirmesinden mi? Fransa doğumlu olan Jullien, Nantes’ta büyüyor ve yirmili yaşlarında Londra’ya taşınıyor. Central Saint Martins Sanat ve Tasarım Koleji ve Kraliyet Sanat Koleji’nde eğitim alıyor. The New York Times, New Yorker, The Guardian, Nike, Uluslararası Af Örgütü, Yale Üniversitesi ve Le Coq Sportif gibi birçok farklı alandaki markayla çalışıyor.

Özgeçmişi bir yana, kendisi okullu olduğu kadar ”alaylı”. Zaten kendine has iletişim kurma tavrı çalışmalarından da belli oluyor. Adını tüm dünyaya duyuran çalışması ise ‘Paris için Barış’ eseri. Kasım 2015’te Paris’te yaşanan terör olayları sonrasında yaptığı tasarım sosyal medyada hızla yayılıyor ve dayanışmanın sembolü haline geliyor.

View this post on Instagram

Peace for Paris

A post shared by Jean Jullien (@jean_jullien) on

İllüstrasyonlarını pek çok farklı yöntemle karşınıza çıkarabiliyor Jean Jullien. Fotoğraf ve video kolajları, enstalasyonlar, kitap ve poster tasarımları hatta kıyafetler, havlular, porselen tabak-çanaklar ve kaykaylar… İlhamlar ve farklı iş birlikleri onu nereye götürürse…

Paris, Londra, Los Angeles, New York, San Francisco, Berlin, Tokyo, Seul ve Singapur’da çalışmaları sergileniyor, 2019 yılında New York, San Francisco, Tokyo, Miami ve Brüksel’de sergiler açıyor. Son enstalasyonu ise Nantes, Fransa’daki Le Jardin des Plantes arazisinde izleyiciyi bekliyor. Bahçenin farklı bölümlerine özgü karakterler yaratan grafik sanatçısı çalışmasını “İzleyicilerle doğrudan konuşan ancak bir süre durmalarını ve çevreyi takdir etmelerini sağlayan bir şey” olarak tanımlıyor.

jean-jullien-le-jardin-des-plantes-design_dezeen_2364_hero-1-1233x694

Sekiz metre uzunluğunda tipik bir Jullien eseri olan pembe karakter, bahçenin havuzlarından birinde sırtüstü yüzerken banyo yapıyor ve su tükürüyor. Gezinenleri bizce de kesinlikle durduracağa benziyor. Karakterler metal ve poliüretan köpük levhalardan oluşuyor.

jean-jullien-le-jardin-des-plantes-design_dezeen_2364_col_1-1233x822

Aslında Jean Jullien’ın parkta sergilenen dört eseri var. Hepsi de her yaz şehirde gerçekleşen ve bir dizi açık hava sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Le Voyage à Nantes adlı sanat festivalinin bir parçası olarak hazırlanmış. Koronavirüs pandemisi nedeniyle bu yıl hâlâ devam eden az sayıdaki etkinliklerden biri olan festival, 8 Ağustos- 27 Eylül 2020 tarihleri ​​arasında normalde planlanandan bir ay sonra yapılacak, eserleri ziyaret etmek isteyenlere de yaz boyunca görülebilme imkanı sunuluyor.

Jean Jullien’ın pandemi dönemindeki eserleri de epey keyifli. Yine bu süreçte, evdeki karantina hallerinden yola çıkarak bir seri hazırlamıştı.

View this post on Instagram

Current social life #stayhome

A post shared by Jean Jullien (@jean_jullien) on

View this post on Instagram

confinement

A post shared by Jean Jullien (@jean_jullien) on

View this post on Instagram

Low blow

A post shared by Jean Jullien (@jean_jullien) on

Aşağıdaki ağaçlara sarılan figürler de Le Voyage à Nantes’taki işlerinden biri Jullien’ın. Yine sosyal mesafeli günlerimize gönderme yapıyor gibi. Birbirine sarılamayan tüm dostlara selam ediyor adeta.

jean-jullien-le-jardin-des-plantes-design_dezeen_2364_col_0-1233x822

Dijitalin dinamiklerine en iyi uyum sağlayan sanatçılardan biri Jean Jullien. İzleyicisiyle iletişim kuruyor, gündemin hızına ayak uydurup o an konuşulan konuları çizimlerine, hikayelerine taşıyor. Hem de tüm o sürate rağmen kendine has çizgilerini ve anlatımını koruyarak. Kullanılan doku ya da teknik ne olursa olsun bir obje üzerinde görülen o illüstrasyonun kime ait olduğunu direk anlıyorsanız zaten bu da zanaatın ustalığı oluyor. Her zaman önce kâğıt ve kalem kullandığını söyleyen sanatçının tüm çalışmalarındaki ortak temanın mizah olması bir yana pozitif bir illüstrasyon çizgisinden sesleniyor oluşu iletmek istediği tüm mesajları anlaşılabilir kılıyor, yüzümüzde de yana doğru hafif bir gülümseme yaratıyor. Sonra fark ediliyor ki aslında basit gibi görünen her şeyin arkasında ciddi bir yetenek ve zeka yatıyor.

 

İllüstratör Jean Jullien İllüstratör Jean Jullien İllüstratör Jean Jullien