5 soruda dadandık: Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı

Sınırların her daim ötesine geçen özgün işleriyle etki alanını daha da genişleten bir platform Performistanbul. Performans sanatının üretken isimlerini bir araya getirdiği gibi, performans sanatının bilinirliğini artırmak, bu alanda daha çok kaynak sunmak ve içerik yaratmak için de kararlı bir şekilde ilerliyor. Türkiye’de bir ilk olan Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı (PCSAA) da bu kapsamda geliştirdikleri bir proje. Yepyeni kaynaklar sunmak için yola çıkan Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı (PCSAA) ve bünyesindeki Performistanbul Yayınları, üretimlerine bağımsız bir şekilde devam edebilmek için bir destek çağrısında bulunuyor.

Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı (PCSAA) bünyesinde hayata geçirilen projeleri ve bu destek çağrısının neleri kapsadığını, PCSAA & Performistanbul Kurucu Direktörü Simge Burhanoğlu ve PCSAA & Performistanbul Eş Direktörü Azra İşmen’den dinledik.

IMG_3871

PCSAA Binası

Performistanbul’un projelerinin sıkı bir takipçisiyiz ama Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı’nı bir de sizden dinleyelim: Nasıl bir amaçla ortaya çıktı ve şimdiye dek nelere imza attı?

Teşekkür ederiz. 🙂 Türkiye’nin ilk canlı sanat kütüphanesi ve arşivi olan Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı (PCSAA) fikrinin filizlenmesi, 2016 yılında kurulan platformumuzun yolculuğunun doğal bir uzantısı olarak bir ihtiyaçtan doğdu. PCSAA, Türkiye ve uluslararası coğrafyada performans sanatına odaklı, halkın erişimine ücretsiz olarak açık, insanı araştıran her disiplin ve alandan araştırmacılar için oluşturulmuş bir platform. Alandaki eksiklikler ve ihtiyaçlar doğrultusunda hayata geçen PCSAA’nın ilk hedefleri arasında performans sanatı alanındaki kaynak yoksunluğunu gidermek yer alıyor.

Çağdaş sanat tarihindeki, hem dünyadan hem Türkiye’den birçok değerli performansın kayıtlarının günümüze ulaşmamış olması, bu alanın akademide bir yerinin olmaması ve bu gibi eksiklikler nedeniyle yeni üretimlerin sağlam temeller üzerine kurulamayıp zaman zaman tekrara düşmesi ile beraber performans sanatının değer kaybetmesi ve sürdürülebilirliğinden duyduğumuz endişe, bir ihtiyaç olarak gördüğümüz PCSAA’nın ilk adımlarını atmamıza vesile oldu. Performans sanatının eğitimi ve gelişimi konusunda önemli bir sorumluluk üstlenerek yola çıkan canlı sanat kütüphanesi ve arşivi PCSAA; bu alandaki öncü araştırma kurumlarından Londra’daki Live Art Development Agency’yi (LADA) model alarak bu kurumla düzenli olarak iş birlikleri yapıyor. PCSAA’nın danışma kurulunda yer alan Lois Keidan’a (Live Art Development Agency (LADA) kurucu direktörü, aktivist ve yazar), Adrian Heathfield (Küratör ve yazar; canlı sanat, performans ve dans alanlarında çalışıyor), Marilyn Arsem (Performans sanatçısı, mobius’un kurucusu, School of the Museum of Fine Art Boston performans sanatı bölümü kurucusu akademisyen) ve VestAndPage’de – Verena Stenke ve Andrea Pagnes – (Performans Sanatı sanatçı ikilisi) eşlik ediyor.

Performans sanatının birleştirici ve iyileştirici misyonundan güç alarak, yerel ve uluslararası coğrafyada performans ve canlı sanat üzerine çalışan öğrenci, sanatçı, küratör, yazar ve araştırmacıların kaynaklara toplu olarak erişebileceği; kitaplar, görsel ve işitsel materyaller ile belgelerden oluşan bir arşiv oluşturmayı ve herkesin erişimine açmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda üniversitelerde performans sanatına yönelik derslerin, bölümlerin açılmasını sağlamayı ve Türk toplumunu beden sanatı üzerine izlemeye ve araştırmaya teşvik etmeyi diliyoruz.

7.000 kaynağı bir araya getirmeyi hedefleyen canlı sanat alanı için performans sanatı alanındaki kitaplar ve yayınevleri üzerine kapsamlı bir araştırma yapılarak öncelikli satın alınmak üzere 3.000 yayınlık bir liste hazırlandı. Yerel ve uluslararası kurumlar ve sanatçılarla iletişime geçilerek bağış yayın talebinde bulunuldu. Şimdiye kadar 140 adedin üzerinde kitap, LADA arşivinden aktarılan 100’ün üstünde performans dokümantasyonuyla beraber, akademisyenlerden gelen tez, uluslararası performans sanatçılarından gelen makale, fanzin, kitapçık, kartpostal, el ilanı ve poster gibi basılı malzemelerin yer aldığı 1.000’in üzerinde dijital ve fiziksel arşiv materyal toplanarak alan geçtiğimiz Aralık ayında ziyarete açıldı.

Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı bünyesinde bir de dijital olarak okuyucuyla buluşan Performistanbul Yayınları bulunuyor. Performistanbul Yayınları hangi alanlara, konulara öncelik veriyor? İçerik anlayışını nasıl şekillendiriyor?

Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı’nın bir parçası olarak doğan Performistanbul Yayınları, Türkiye’deki performans sanatı alanında önemli bir eksiği kapatmak adına, ana dilde metinsel kaynak yoksunluğunu gidermek üzere hayata geçirildi. PCSAA’nın bir diğer amacı olan “kaynak üretimi” için Performistanbul Yayınları ile yabancı dilde yayımlanan performans sanatı üzerine seçilmiş yayınları Türkçeye çevirerek Türkiye’de performans sanatı literatürüne kazandırmayı ve bu alanda içerik üretilmesini desteklemeyi diliyoruz.

Dijital platform olarak hayata geçirilen Performistanbul Yayınları’nda canlı sanata dair kavramlar, temalar, eleştiriler ve Türkiye ile dünyanın dört bir yanından canlı sanat eğilimleri ve sanatçılar incelenerek canlı sanatın her yönünün kapsamlıca ele alınması hedefleniyor. Canlı sanat üzerine yazıların bir araya getirildiği, herkesin erişim sağlayabileceği bir dijital platform olan Performistanbul Yayınları’nda, performans sanatı içerikli yabancı makalelerin Türkçeye çevrilmesi ve Türkçe/İngilizce iki dilde paylaşılması ile başlayan süreç, beklenilen desteğe ulaşıldığı takdirde ilerleyen zamanlarda orijinal sanatsal/teorik ve sanatçı kitaplarının çevrilmesi ve yayımlanmasıyla devam edecek.

İlk etapta, sanatçımız Selin Kocagöncü’nün editörlüğünde Franko B söyleşisi örneğinde olduğu gibi, işbirlikçimiz LADA’nın arşivindeki seçki ile canlı sanat alanına aktif olarak kaynak üreten David Caines gibi yazar ve küratörlerin ve Marilyn Arsem gibi danışma kurulumuzun da parçası olan performans sanatını uluslararası alanda temsil eden akademisyen ve sanatçıların makalelerini çevirerek başladık.

Destek ve bağış eksikliği nedeniyle bir süredir ara vermek zorunda kaldığımız yayınlarımızda önümüzdeki ay yine danışmanlarımızdan Andrea Pagnes’in Türkiye performans sanatı hakkındaki makalesine yer vereceğiz. Makaleler ile beraber bu alanda daha çok kaynak üretmeyi biz de arzuluyoruz. Örneğin, destek bulamadığımız için yine uzun zamandır bekleyen bir kitap çevirisi var: RoseLee Goldberg’in 21. yüzyıl performans sanatını ele aldığı, bu dönem için oldukça öğretici olabilecek Performance Now adlı kitabını Türkçeleştirmek için onaylaştık fakat bunun için daha çok desteğe ihtiyaç duyuyoruz. Bize finansal destekte bulunmak isteyen ve/veya gönüllü tercümanlık yapmak isteyen kişi veya kurumlar bize her zaman ulaşabilirler!

View this post on Instagram

Stay LIVE at Home Ev Performansı no.71 Mk Yurttaş 166 – Session 15 NE: "her şey masal sanırım zaten, neyin masal-olmayan olduğunu ben bilmiyorum." Mk, çocukluğunda arayıp masal dinlediği "166" masal hattını evinden yaptığı canlı yayınla yeniden sunuyor. 2008'den beri "her şey" hakkında yazdığı ufak notlarını canlı olarak okuyor. Uykudan önce, şifa niyetine… NE ZAMAN: Canlı – 10.07.2020 – 23:00-00:00 (GMT+3) Süre: 1 saat NEREDE: Instagram – @uzaykere * * Stay LIVE at Home Home Performance no.71 Mk Yurttaş 166 – Session 15 WHAT: “I guess everything is a fairy tale anyway, what is non-fairy tale I do not know." Mk re-interprets the fairy tale line "166", which he was calling and listening in his childhood with a live broadcast from his current home. Before going to sleep, he will be reading his little notes “everything” which he has been writing since 2008 with the intent of healing. WHEN: Live – 10.07.2020 – 11:00 pm -12:00 pm (GMT+3) Duration: 1 hour WHERE: Instagram – @uzaykere Note: Performance language is in Turkish. Performistanbul Sanat İnisiyatifleri Sürdürülebilirlik Fonu 2019 – 2020 kapsamında SAHA tarafından desteklenmektedir. Performistanbul is supported by SAHA as part of Art Initiatives Sustainability Fund 2019 – 2020. @sahadernegi #mkyurttas #neededyou #collectiveexperience #homeperformances  #homeisus  #staylive #stayhome

A post shared by Performistanbul (@performistanbul) on

Dijitalden bahsetmişken… Dijitalin imkânlarını pandemi sürecinde yine yeniden keşfettik. Performistanbul tarafında siz dijitali nasıl deneyimlediniz?

Pandemi günlerinde Stay Live at Home (Evde CANLI Kal) – Ev Performansları Serisi projemizle dijital dünyanın pek çok farklı yönünü izleyici/katılımcısıyla bambaşka ilişkiler kurduran farklı platformlar üzerinden deneyimleme fırsatımız oldu. Herkesin “ev”inde kendi özüne ve içine döndüğü dönemde bizler de kendi içimize dönerek performansın mekân/alan algısını sorguladık. Her sanatçının canlı performans(lar)ını çevrim içi olarak gerçekleştirdiği ve dünyanın farklı bir bölgesinden başka bir performans sanatçısını aday gösterdiği performans serisi zinciri küresel bir harekete dönüştü. Performans sanatçılarını, güvenli alanlarında tek bir çatı altına birleştirerek kolektif deneyimi yaratmaya, paylaşmaya, katkıda bulunup dönüştürmeye ve iyileştirmeye davet ettik.

Paylaşma hissi, iletişim ve ilişkide kalma kavramları üzerine temellenen projeye sanatçılar hâlâ başvurmaya, performanslar da gerçekleşmeye devam ediyor. Odak noktasına bedeni yerleştiren performansın doğasında temas etmek, bir araya gelmek ve tüm duyuları harekete geçirmek olduğundan dijital bir alan veya ekranla sınırlanamadığı gerçeği de konuşmamız gereken bir diğer konu. Sıcaklık, koku, doku, birliktelik ve enerji paylaşımından yoksun bir dijital performans deneyimi disiplinin sınırlanmasına neden oluyor. İnternet kesintisi, prodüksiyon ve teknik eksiklikler sanatçının performansa odaklanmasını ve konsantrasyonunu güçleştirebiliyor. Ancak tüm bu güçlüklerin yanında performans sanatının bedensel ve zihinsel gelişiminin her türlü zamanda ve mecrada sürdürülebilir oluşunu deneyimlemek çok kıymetliydi. Performansın organik sürecini bozmadan çevrim içine nasıl entegre ederek seyirciyle buluşturabileceğimize odaklandığımız bir süreç oldu. Durup beklemek yerine aynı hisleri kamera aracılığıyla birleştirici ve iyileştirici bir şekilde duymaya devam etmeyi seçtik. Geçmişte de bazı performanslarımızı canlı yayın üzerinden gerçekleştirip, dijitalin entegre edildiği performanslar kurgulamıştık. Tüm bunlara rağmen tabii ki fiziksel alana dönmeyi heyecanla bekliyoruz.

PCSAA, Kütüphane

PCSAA, Kütüphane

Performistanbul Performans Sanatını Geliştirme Derneği’nin varlığı da çok önemli. Özellikle bağımsız üretimin sürekliliğini sağlamak açısından… Dernek nasıl yola çıktı? Kimler katılabilir ve gündemini neler oluşturuyor?

2018’de gerçekleştirdiğimiz 28 gün aralıksız devam eden 672 saat süren projemiz İHTİYAÇ:SEN söylem olarak devam ediyor! İHTİYAÇ: SEN’i daha PCSAA binası inşaat hâlindeyken sunmuş ve herkesten bir parça olsun, beraberce alanı oluşturalım istemiştik. Bunun devamı olarak araştırma alanını da hep beraber ayağa kaldırmayı ve bu süreçte herkesin katkısı olmasını diliyoruz. Ortaya koyduğumuz tüm hareketleri toplumsal bir boyuta taşımaya çalışıyoruz. Tek başımıza var olmamız anlamsız, bu noktada projenin de toplumsal boyutu göz önünde bulundurularak, halka açık ve akademik/kurum iş birliklerini destekleyecek yapıda kurgulanan kâr amacı gütmeyen araştırma alanının sürdürülebilirliğini sağlamak adına Performistanbul Performans Sanatını Geliştirme Derneği kuruldu. Bu yapı, alanın bağımsızlaşması ve bağış toplanabilmesi için oluşturuldu, böylelikle alanın işlevsel hâle gelerek sürdürülebilir olabilmesi için çoklu kaynaklardan gelir elde edebilmeyi umuyoruz.

Ayrıca derneğe üye de olunabilir böylece performans sanatı alanında çalışan bir topluluk oluşturmaya devam edebilir, beraberliği kuvvetlendirebiliriz. Kısaca amacımız kurduğumuz dernek ile beraber performans sanatı alanında bir komünite oluşturarak, birlikte çalışarak canlı sanat alanını geliştirmek. Şu an için üyelerimiz, öncelikle bizi destekleyen yakın çevremizden ve bu disipline ilgi duyan, aralarında sanatçı, küratör, doktor, dil bilimcisi, avukat gibi çok farklı profilde kişilerden oluşuyor ancak çağrılarımız ile beraber sesimizi duyurmayı, büyümeyi arzuluyoruz.

Performistanbul Canlı Sanat Araştırma Alanı katılımcıların desteğiyle büyüyüp güçlenecek. Peki isteyenler nasıl destek olabilir?

Maddi bağış ve arşiv bağışı olarak iki farklı yöntem ile destek alıyoruz. Özellikle arşiv kısmını tek başımıza oluşturmamız mümkün değil, amacımız canlı sanat alanındaki kaynakları tek bir alanda, PCSAA’da toplamak ve erişebilirliğini sağlamak, dolayısıyla sanatçı, küratör, araştırmacı ve kurumlardan bağış arşiv almak için açık çağrımız hep devam ediyor. Herkesin yararlanabilmesi adına performans sanatı konulu arşiv, çalışma ve kaynakları (dökümantasyonlar, kalıntılar, kitaplar, tezler vb. hem dijital hem yazılı kopyalar dahil) PCSAA’ya bağışlamaya davet ediyoruz. Daha fazla bilgi için, info@performistanbul.org mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Maddi destek için ise bağışlar web sitemizde bilgilerini “SUPPORT” başlığı altında  bulabileceğiniz Performans Sanatını Geliştirme Derneği’nin hesabına gönderilebiliyor.

Toparlamak gerekirse, Türkiye’de var olmayan bir alanı geliştirebilmemiz için herkesin varlığının öneminin altını tekrar tekrar çizmek isteriz.