2020’nin en zihin açıcı figürü: Cardi B

Malum, dünya tarihindeki tüm acayiplikler 2020’yi vurdu; kıyamet senaryolarındaki gibi bir geleceğe doğru koşar adım ilerlediğimizin farkındaydık da lanet bir virüsün koca bir yıla yön vereceğini nereden bilebilirdik ki?! Oysa Cardi B bizi uyarmıştı, hatta ilk uyaranlardan biri de oydu. Sesi kulaklarımızda… Karantinada feci şekilde Muhteşem Yüzyıla sarmış olması ve diziyi bitirdikten sonra Türk yönetmenlere bir çağrıda bulunması ise bu yılın acayipliklerinden biri olsa gerek.

Aslında büyük bir Cardi B hayranı olmak için müziğini çok sevmenize gerek yok; politik açıklamaları, özel hayatı ve sosyal medyada patlattıkları ile celebrity çağının yetiştirdiği ama bu çağın dinamiklerinden kendine has kişiliğiyle sıyrılabilen biri Cardi B. Tüm bunlar bile onun hakkında çok şey söylüyor. Ama siz yine de müziğine de kulak verin. Genizden gelen vokalleri üzerine kurulu müziği rap’in tekinsiz sularında yüzerken dinleyiciyi de umulmadık yerlere götürüyor, sağlam şaşırtıp şöyle bir tokatlıyor. Evet, Cardi B’nin hiçbir şeyden çekincesi yok. Ağzına geleni söyleyebilir. Hem de seri bir şekilde, güçlü argümanlarla.

Politik olmanın günümüz şartlarından biri olduğu şu dünyada, markalardan celebrity’lere, halka mal olmuş tüm kimliklerin politik bir duruş sergilemesi bekleniyor. Tabii bunların sahiciliği veya sahteliği üzerine ciddi tartışmalar döndürülebilir. Hiç konuşulmamasındansa sahte olsa bile üzerinde biraz kafa patlatılması iyiye mi işaret? Yoksa ciddi mücadelelerin söz konusu olduğu hareketlerin içini mi boşaltıyor birer pazarlama hamlesi olan bu politik kimlikler? Elbette ki C-Hepsi, D-Hiçbiri de diyebilirsiniz ama Cardi B tarafında dönen politik muhabbetler bunların çok ötesine geçiyor. Çünkü söylediklerine kulak verirseniz fark ediyorsunuz ki karşımızda meseleler üzerine düşünmüş etmiş bir kadın var ve halka mal olmuş kişiliğini bu konularda etrafındakileri uyarmak için, zihin açıcı bir şekilde kullanıyor. Sadece yöntemleri biraz sıra dışı…

Bazı Cardi B videolarını izleyenler kıs kıs gülüyordur belki bu söylediklerimize. Çünkü her konuda, gerçekten HER KONUDA çok sağlam açıklamaları var kendisinin. ”Zihin açıcı” demiştik ya, bunların yanına bir de ”eğitici” diyebiliriz. Evet, sansürsüz yaptığı açıklamalarda insanlara karükatürize gelen bir taraf da var. Özellikle seks konusunda tavsiyelerinin ve yönlendirmelerinin olduğu videolarında… Karikatürize çünkü ”yüz kızartıcı” ya da ”topluluk içinde dillendirilmesi zor” ya da şöyle diyelim ”belden aşağı” konularda, tereddüt etmeden, mimiklerinde zerre değişiklik olmadan çatur çutur konuşuyor Cardi B. Ama neler neler söylüyor… Bu konularda sıfırın fersah fersah altında olan ülkemizi geçtik, ”demokrasinin beşiği” Amerika için bile şaşırtıcı olabilir bu filtresizlik belki de. Ve bir kadının, istifini bozmadan, kimsenin söylemediği ama aslında çok da doğru olan konularda konuşması elbette ki günümüz algısı için karikatürize kalabilir.

Sex Education dizisindeki seks terapisti anne Dr. Milburn gibi aynı soğukkanlılıkla seks konusunda demeçler veriyor Cardi B. Tüm samimiyetiyle, içten tavsiyeler şeklinde. Adeta bir ”kız kardeş” edasıyla. Neyi nasıl yapmalısınız, neden öyle yapmalısınız… Bazen kendi deneyimlerinden yola çıkıyor bazen de son derece bilimsel takılıyor. Mesela oral seks konusunda tavsiyelerinin olduğu bir videosu var, sağlam açıklamalarla dolu. Düşündürüyor, sorgulatıyor.

Bir de geçenlerde Twitter’a düşen bir videosu var ki cilt bakımı videosu gibi dursa da konuyu hiç umulmadık yerlere doğru taşıyor Cardi B. Beslenme, cilt bakımı, cinsellik… Konuyu oradan oraya nasıl fırlattığına şaşırıyor insan ama dediği her şey çok mantıklı.

Bunlardan yüzünüz kızardıysa siz bir de Megan Thee Stallion ile düetleri WAP’ı dinleyin. WAP, yani Wet Ass Pussy…

Politika diyorduk, konu yine sekse geldi…

Hedefi on ikiden vuran, sağa sola sapmayan doğrucu üslubu, elbette başka konularda da kendisini gösteriyor. ABD’de, silahlanma karşıtı açıklamalarıyla da taşı gediğine koymuştu. Bu beyanlarına ek olarak 2016 ABD seçimleri öncesi Trump karşıtı uyarıları (dinleyicilerini ve takipçilerini Trump’ın göçmenlere karşı sert yaptırımlar uygulayabileceğine dair çok önceden uyarmıştı mesela), Bernie Sanders’ın tarafında olduğunu her fırsatta söylemesi, o olmayınca Hillary Clinton’la güçlerini birleştirmesi; şimdilerde yine yeni bir seçim öncesinde yine Bernie Sanders’ı desteklediğini söylemesi, o olmayınca demokrat parti adayı Joe Biden’a doğru yönelmesi… (Başka ne yapabilir ki… Bu arada ABD’de işler çok karışık tabii, ”Biden’ı sevmiyor olabilirsiniz ama Trump’ın gitmesi için yine de ona oy vermelisiniz” tarzında muhabbetler dönüyor. Nedense bu coğrafyalardan alışık olduğumuz bir muhabbet, orada bunların ilk kez yaşanıyor olması ve bu konudaki şaşkınlıkları üzücü…)

Sadece laftan ibaret de değil Cardi B’nin bu politik duruşu. Mesela o renkli kıyafetlerini üzerinden çıkarıyor, saçlarını düzgünce ayırıp yana doğru tarıyor ve avukatlık dizilerindeki kadın karakterler gibi bir ifadeyle (yani tam öyle olmasa da çok yaklaşıyor, eğer takma tırnaklarını görmezden gelirseniz) Joe Biden’la video röportaj yapıyor mesela. Neler neler konuşmuyorlar ki… Eğitim hakları, sağlık hakları, siyah-beyaz eşitliği… Pek belden aşağı değil, merak etmeyin.

3.55-4.00 arasını izleyin mutlaka, zaten belli ki editlenmiş, Joe Biden erör vermiş…

Henüz her şey toz ve gaz bulutuyken, tüm dünyayı ele geçirecek bir pandemi hâlâ koca bir şaka gibiyken de sözü devralıp ”BU KONU ÇOK CİDDDİ” diye ilk bağıranlardandı yine Cardi B. 11 Mart’ta yayınlamıştı bir de bu videosunu Instagram’dan. Konu çok ciddi olsa da yine ciddiye alınmamıştı. Galiba kıyafetlerinden. Ya da çılgınca bağırdığından. ”Otunuzu alıp eve geliyorsunuz, bir bakmışsınız CORONAVIRUS” dediği için de olabilir. Ama ne olursa olsun (!), yine doğru bir konuya parmak basıyordu, ”Sağlığım ve güvenliğim için endişeliyim” derken. Hem de henüz mevzu tam olarak anlaşılmamıştı o günlerde. (Of ne kadar uzak bir geçmiş gibi şu anda her şey…)

O zamandan bu yana gördüğünüz gibi pek çok farklı gündemle karşımıza çıktı Cardi B. Mesela karantina günlerinde, koronavirüs hastalarının tedavisi için yaklaşık 1 milyon dolarlık bir bağışta bulunmuştu. Alkışlamalı elbette. Ama bizi asıl başka bir konu ilgilendiriyor. O da Muhteşem Yüzyıl hayranlığı… Hem de ne hayranlık… Bir noktadan sonra fanatiğe dönüşmüş özellikle Nurbanu nefretiyle cevval bir şekilde savaşıyordu Twitter’da. (Aşağıdaki fotoğraflar Instagram story’lerinden, ön planda kızı, arkada Muhteşem Yüzyıl.)

Muhteşem Yüzyıl hayranlığı, bizim tarafımızda küçük bir asın bayrakları anı yarattı sahiden. Beklenmedikti bir kere… Evet, Muhteşem Yüzyıl’ın TC sınırlarını aştığını biliyorduk da Cardi B sınırlarına gireceğini pek düşünememiştik galiba. Önce Instagram story’lerinde paylaşmaya başlamıştı diziden kareleri. Sonrasında da Twitter’a taşımıştı tüm hislerini.

Dizi bitince de büyük bir hüsranla Türk yönetmenleri Osmanlı sultanları hakkında yeni bir dizi yapmaya çağırdı Cardi B.

Özellikle de Safiye Sultan olursa dizinin içinde, daha iyi olur gibisinden özel bir siparişi de var.

Tabii biz tüm bu tweet’leri büyük bir inanamazlık içerisinde takip ettik. Konu ”Muhteşem Yüzyıl bitti, bana yeni bir dizi önerin” kısmına gelince işler biraz rayından çıktı. Çünkü ”modern” bir yapım istemediğini söylüyordu ve böylelikle Aşk-ı Memnu’yu baştan kaçırıyordu. Zaten Twitter bu noktada Aşk-ı Memnu nidalarıyla yıkıldı.

2020’nin acayiplikleri henüz bitmedi. Cardi B’nin bize söyleyecekleri de. 2015’te ivme kazanan kariyeriyle aslında hayatımızdaki yeri ”yeni gibi” olsa da çoktan zihnimizi açan, bizi şaşırtan, hırpalayan, güldüren; bizden biri gibi davranan ama belli ki çok daha yukarılarda olan biri Cardi B. Biz onu çoktan ”divalarımız” klasmanına soktuk bile. Popüler kültürün böylesine ihtiyacı var çünkü.