Cem Pilevneli Petek Pansiyon albümüyle yazı yeniden yorumluyor

Cem Pilevneli geçtiğimiz haftalarda yayınladığı albümü Petek Pansiyon ile yaza dair tüm hisleri R&B’den caza uzanan müziğiyle yeniden harmanlıyor, bizi de peşinden sürükleyen hikayeler anlatıyor. Çocukluğundan bu yana müzikle iç içe geçen hayatı, Berklee’de aldığı müzik eğitimiyle yepyeni bir perspektifte açılıyor ve bugünlere uzanacak yolculuğunun da önemli bir dönüm noktası oluyor.

Petek Pansiyon’un bünyemizde yaydığı hisler henüz pek yeniyken Cem’in kapısını çaldık ve hem geçmişe gittik hem de albümün kayıt sürecini dinledik.

Kendinize şöyle soğuk bir içecek hazırlayın, güneş gözlüğünüzü takın ve okumaya başlayın.

Bu seninle ilk röportajımız olduğu için sohbete biraz geçmişe giderek başlayalım mı? Müzikle yollarının kesiştiği yıllara doğru… Müziği hayatının odağına koymaya ilk nasıl karar verdin? Olaylar nasıl gelişti senin tarafında? 🙂

Müziğe ilkokulda davul çalarak başladım. Uzun yıllar davulcu kimliğine sahip bir müzisyen oldum. Lisedeyken hayatım boyunca müzik yapmak ve sahneye çıkmak istediğime karar vermiştim. 16-17 yaşlarındayken kendimden yaşça büyük müzisyenlerle üç farklı grupta davul çalıyordum. Kendimi en iyi hissettiğim şey müzik yapmaktı; her tarzda, her türde… Tabii ki müzisyen olmak bir anda aldığım bir karar olmadı. O yaşlarda ister istemez kendinize doğru ya da yanlış bir hayat çizmeniz gerekiyor ben de ikinci bir seçeneğim olmadan yani B plansız müzik okumaya Amerika’ya gittim. İşler o noktadan sonra daha gerçek daha ciddi bir hale gelmeye başladı.

Peki Berklee yolculuğu nasıldı senin için? Müziği bir de işin okulunda deneyimlemek neler kattı sana? Ya da şöyle soralım: Berklee yılları müziğini ve müziğe bakışını nasıl şekillendirdi?

Berklee, farklı kültürleri bir arada barındırdığı için perspektif olarak bana çok fazla şey kattı. Şu anda Amerika müzik endüstrisinde tepeye oynayan şarkıların prodüktörleri arkadaşlarım ve hepsiyle aynı sınıfta, aynı şeyleri öğrenip aynı şeyleri yapmış olmak gerçekten gurur verici. Eskiden atla deve gördüklerim artık öyle değil. Okul bana biraz da inanmayı öğretti. Her şeyin haricinde çok geniş bir eğitim aldım. Sadece davul çalmak bana artık yetmemeye başlamıştı. Söz yazmaya, şarkı bestelemeye ve aranje yapıp söylemeye başladım. Okulunu okumasaydım bunları yapabileceğimi düşünmüyorum.

Petek Pansiyon henüz pek taze; soracak çok sorumuz var ama önce şunu soralım: Neresidir Petek Pansiyon? Bu albümdeki yeri nedir?

Petek Pansiyon, 1960’lardan beri ailemin oteli. Ancak son yıllarda civardaki kentsel dönüşüm inşaatlarından dolayı keyifsizleştiği için çalıştırmayı bırakmıştık. Tam da benim Amerika’dan Türkiye’ye döndüğüm zamana denk geldi. Ben de böyle özel bir yeri değerlendirip otelin içerisinde 60’lar havasını yaşatan bir stüdyo oluşturdum ve otelde yaşadım. Albümü de burada yazdım, kaydettim ve yarattım diyebiliriz. Bu yüzden Petek Pansiyon’un albümün adı olmayı hak ettiğini düşündüm.

R&B, pop, caz… Pek çok farklı sesi bünyesinde barındıran bir albüm Petek Pansiyon. Şarkıların ortaya çıkış sürecinden ve bu süreçteki ilhamlarından bahsedebilir misin bize?

Çok farklı türlerde müzik dinleyen biriyim. Farklı kültür ve akımlar her sanat dalında ilgimi çok çekiyor. Bu albümü yaparken de tek bir akıma sadık kalmak istemedim, kendi birlikteliğimi yaratmak istedim. Zaten bu sayede istediğim kadar özgürleşebildiğimi hissedebiliyorum ve bu sayede kendi tadımı yaratabildiğimi düşünüyorum. Müzik anlamında çok farklı ilhamlarım oldu. Kimi zaman gece duyduğum bir melodi, kimi zaman bir sohbette geçen bir kelime, kimi zamansa sessiz odamda elimde kağıt kalem ilhamı beklerken bir anda geliverdi her şey… Genellikle ikili ilişkilerim ve yaşadıklarım üzerine yazdım sözleri. Sahici ve içten olması benim için çok önemliydi bu albümde.

Sözler de belirleyici bir role sahip müziğinde. Sözler nasıl şekilleniyor? Ve önce hangisi geliyor: sözler mi, müzik mi?

Benim müziğimde her zaman önce müzik geliyor, ardından söz geliyor. Çünkü müzik temposu armonisi ve ritmiyle içine girmek istediğim modun çerçevelerini çiziyor. Ardından anlatmak istediğim konuyu doğru fonatiklerle müziğe katıyorum. Demin de söylediğim gibi sözler hayatımdan bir parça anlatmıyorsa beğenmiyorum ve samimi gelmiyor. O yüzden yaşadığım ve hissettiğim konuları yazmak daha doğru geliyor.

Albümde bir de bildiğimiz kadarıyla bir Kenan Doğulu şarkısı var: Kayıp Aranıyor. Kenan Doğulu ayrıca albümün prodüktörü de. İş birliğiniz nasıl başladı?

Kenan benim için Berklee’den sonra ikinci okul oldu. Türkiye’de bu kadar fazla hit ve güzel şarkıya imza atmış biriyle stüdyoda müzik yapmak gerçekten çok özeldi. Bu albüm sürecinde yaptığım şarkıların hissiyatını bozmadan bana çok sayıda yorumda bulundu. Her birini denedim ve gördüm ki evet, doğru söylüyor… Ondan çok fazla şey öğrendim ve öğreniyorum. Kayıp Aranıyor şarkısının hikayesini kısaca şöyle anlatabilirim: Şarkının müziği bitmeye yakındı ama söz konusunda yardımını istedim. Şarkının A’sını yazmıştım ama nakaratta tıkanıyordum. Kenan’la bir gün stüdyodayken yine şarkıyı açtım. Kenan 15 dakika içinde noktayı koydu. Albümdeki favori parçalarımdan biri oldu.

2015 senesinde düzenlenen Roxy Müzik Günleri yarışmasında En İyi Davulcu kategorisinde birinciliğin bulunuyor. Ayrıca perküsyon çaldığını da biliyoruz. Başka hangi enstrümanları çalabiliyorsun? Özellikle beste yaparken hangi enstrüman öncelikli senin için?

Ana enstrümanım davul ikincisi ise bilgisayar ve synth’ler. Şarkı yaratırken genelde piyanoda başlıyorum. Bu aralar gitarda da besteler yapıyorum ama piyanoda daha rahat olduğumu söyleyebilirim.

Evet, eski grubum ‘Otomatik Pilot’ ile katıldığımız bir yarışmaydı. Çok keyifli bir sahne yapmıştık.

Cem Pilevneli (2)

Müziğinde farklı türleri duyabildiğimizden bahsettik. Peki sen günlük hayatta neler dinliyorsun? Şu ara playlist’inde en çok neler dönüyor?

Şu günlerde favorim Rüfüs Du Sol olabilir. Hisli elektronik mi dersiniz, ne dersiniz bilmiyorum ama benim her daim favori müziklerim genelde bu tarz sularda yüzüyor. Yeni şarkısıyla Billie Eilish olabilir. Hem minimal hem de farklı olduğu için bence önümüzdeki birkaç sene daha dünyayı şaşırtmaya devam edecek.

Petek Pansiyon henüz çok yeni. Yaza dair tüm güzel hislerle dolu bir albüm gerçekten. Sırada başka neler var senin için? Yakın gelecek için, belli olmaya başlayan planlar neler?

Hazırda bitirdiğim cover parçalarım var. Onları çıkarmayı düşünüyorum yakın zamanda. Eski Türkçe parçaları kendi tarzımda yaptım ve söyledim. Partilerde ve konserlerde çalıyorum, beğenildiğini görüyorum. Onun haricinde şu günlerde yeni işler için artık hazır olduğumu düşünüyorum. Uzun süreli stüdyo gecelerim yakında başlayacak gibi gözüküyor.