Festival güncesi: Tenedos’tan Bozcaada’ya zamanda bir yolculuk

Bozcaada Caz Festivali‘nden bildiriyoruz… Ama yıl kaç ya da tam olarak hangi dönemdeyiz orasını pek kestiremiyoruz; çıktığımız tarih yolculuğu bizi hiç ummadığımız yerlere götürdü. Tenedos’tan Bozcaada’ya

Nedir bu Bozcaada’yı binlerce yıldır her gidip görenin kalbine kazıyan?

Bakın bizi bile şair etti…

Herkesin zihninde ayrı ayrı hislerle özdeşleşiyor Bozcaada ve muhtemelen tüm o anılar, gün batımına karşı salınan rüzgar güllerinde buluşuyor.

Küçücük bir ada olsa da medeniyetlerin beşiği diyebileceğimiz konumuyla tarihi anlara şahitlik etmiş, destanlara konu olmuş Bozcaada. Tabii dahil olduğu her hikaye, o meşhur gün batımı gibi güzel ve büyüleyici değil. Nice savaşlar görmüş, coğrafyanın acılarına ortak olmuş…

Müziğe ve Ada’ya olan sevgisini dijital platformlara da taşıyan Bozcaada Caz Festivali, bu yılki programı kapsamında Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Troya Kazıları Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ile birlikte Tenedos’tan Bozcaada’ya, Ada’nın tarihinin peşine düşüyor.

View this post on Instagram

Kendine Has, Volkswagen ve Jack Lives Here katkılarıyla iki gün boyunca Bozcaada'da, sürpriz şekilde güzel müzikle ve çeşitli etkinliklerde buluştuk. 🎷🌅 Bu iki günde kaydettiğimiz performansların videoları çok yakında Bozcaada Caz Festivali, YouTube hesabında yayınlanacak. YouTube sayfamız için link profilde. Abone olmayı unutmayın. Yeni haberler yakında! ✌🏽☺️ — Bozcaada Caz Festivali, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmektedir. — #bozcaadacazfestivali #tckültürveturizmbakanlığı #kendinehas #volkswagenim #jackliveshere #3dots #allaturca #fermenteevents #festival #jazzfestival #bozcaada #bozcaadaensemble #korhanfutacı — @tckulturturizm @kendinehasonline @vwturkiye @jackliveshere_tr @3dots.ooo @allaturcamusic @korhanfutaci @cagrisertel @berkantilavel @feryin @anilsalliel @onuraymergen @onuralatan @ozanmusluoglu

A post shared by Bozcaada Caz Festivali (@bozcaadacazfestivali) on

Evet, biz Ada için şiirler yazdık ama aslında en eski sakinleri hep limanın etrafında toplanmışlar, biraz tabii Ada’nın kendine has topoğrafyasından ötürü. O yüzden görülecek tarihi kalıntılar da hep limanın etrafından yükseliyormuş. Ve evet, yapılan kazılarla Troya katmanları üzerinden elde edilen bilgilere göre bölgenin tarihi M.Ö. 3000 yılına kadar uzanıyor…

”Troya’dan baktığınız zaman, Ada’yı biraz daha iyi anlıyorsunuz” diyor Prof. Dr. Rüstem Aslan; ”daha sonra Bozcaada’ya geçtiğinizde, Bozcaada’dan Troya’ya baktığınızda bu hikaye birbiriyle örtüşüyor” diye ekliyor ve bölgenin iç içe geçerek bir bütün oluşturan hikayesini anlatmaya başlıyor. Homeros destanlarında bile kendine yer edinen bu Ada’nın ve Troya’nın ne kadar çok hikayesi var bir de siz düşünün…

Ya da düşünmeyin, doğrudan Prof. Dr. Rüstem Aslan’ın, Gizem Gezenoğlu’na anlattıklarını dinleyin. O kadar dolu dolu anlatıyor ki oturduğunuz yerden zamanda uzaklara, çok uzaklara doğru gidecek, Ada’yı belki de yine yeniden keşfedeceksiniz.

 

Tenedos’tan Bozcaada’ya Tenedos’tan Bozcaada’ya Tenedos’tan Bozcaada’ya