Marina Abramović Maria Callas’ın yedi ölümü ile opera sahnesinde

Aşk uğruna ölmek… Hmm… İddialı. Bir kere şahit olmak bile bünyede travma sebebiyken Marina Abramović, Maria Callas’ın ilhamıyla opera sahnesinde yedi kere ölüyor. Hoş bunu da ondan başkası yapamazdı zaten. 5 Eylül’de Münih’teki Bavyera Devlet Opera Binası’nda gerçekleşen performans, şöhret ve aşkın getirdiği içsel krizlerin opera sanatçısı Maria Callas’ın hayatını nasıl allak bullak ettiğini anlatıyor. Tabii Aristotle Onassis ile yaşadığı aşkın ölümcül kalp kırıklıklarını da… Sahnede Marina Abramović’i öldürüp duran ise Willem Defoe’nun ta kendisi. Marina Abramović Maria Callas’ın yedi ölümü

Fiziksel sınırları bir yana zihinsel sınırlarını da zorlamayı seven, en önemlisi buna cesareti olan kaç kişi var ki Marina Abramović gibi? Performanslarının büyük çoğunluğunda ölme tehlikesi atlatmış biri olarak tehlikenin nerede başlayıp nerede bittiğini sorgulamaya ve sorgulatmaya kendini adamış birinden söz ediyoruz. Vipassana meditasyon tekniğini uygulayan ve yoğun pratiklerde bulunan sanatçı daha sonraları Marina Abramović metodunu da geliştiriyor. Dikkatini tehlikede, şimdide ve merkezinde toplamak neredeyse tüm performanslarının vermek istediği en temel mesaj. Hayatının ve kariyerinin büyük çoğunluğu bu konular etrafında dönerken bir opera sahnesinde yedi kere ölmesi kimseyi şaşırtmasa gerek.

Marina Abramović’in 5 Eylül’de Münih’teki Bavyera Devlet Opera Binası’nda sahnelediği Maria Callas’ın 7 Ölümü performansı şöhret ve aşkın getirdiği içsel krizlerin opera sanatçısı Maria Callas’ın hayatına nasıl yön verdiğini anlatıyor. Ve evet, Callas’ın genç yaşında kalp krizi geçirmesine kadar giden, Aristotle Onassis ile yaşadığı o aşkı da.

 

Aslında Nisan ayında sahnelenmesi planlanmış olan opera pandemi nedeniyle ertelenmişti. 2300 kişilik salona sadece 200 izleyici alınarak gerçekleşen gösteri sadece beş gece sahnelenmiş olsa da opera binasının web sitesinden de çevrimiçi olarak izlenebiliyor.

Abramović; ”Maria Callas 53 yaşında kırık kalpten öldü; onunla tek farkımız, yaptığım işin benim hayatımı kurtarmış olması” diyor ve kendini özdeşleştirdiği opera sanatçısı ile ilk tanışma anını anlatıyor ”Maria Callas’ın yıkıcı derecede güzel sesini ilk duyduğumda 14 yaşındaydım ve o zamandan beri peşini bırakmadım.”

Bayerische Staatsoper’ın direktörü Nikolaus Bachler ile yaptığı konuşmada; “Ne yaptığımı bilmiyorum ama büyükannemle mutfaktaydım ve donup kaldığımı hatırlıyorum. Kelimenin tam anlamıyla, zaman durdu, hiçbir şey hareket etmiyordu. Radyoyu maksimuma çıkardım. Ses tüm boşlukları dolduruyordu, havada elektrik vardı.”

Abramović, eserin her bölümünde Willem Dafoe tarafından öldürülüyor. Performans sırasında gösterilen kısa filmler ise, geçen sene kasım ayında Los Angeles’ta Kanye West ve Kendrick Lamar’ın video kliplerini de çeken yönetmen Nabil Elderkin’e ait. Abramović performansının ilk yarısında çoğunlukla sahnenin ortasında gözleri kapalı halde hareketsiz yatıyor.

2,5 saatlik performansın ikinci yarısında ise Abramović, 1977’de Callas’ın son yıllarını geçirdiği Paris’teki evinde yataktan kalkıyor ve Callas’ın içsel sesini canlandırıyor. Karşımızda muazzam bir multimedya prodüksiyonu örneği var; yeni medyanın tüm nimetlerinden yararlanılmış belli ki. Burberry’nin kreatif direktörü Riccardo Tisci de kostümleriyle gösteriye gerekli olan dokunuşu yapmış.

Abramović bu performansın fikrini yaklaşık otuz yıldır kafasında döndürüyormuş aslında. Uzun bir süre ama Abramović gibi her performansını ince ince kurgulayan biri için çok da şaşırtıcı değil. Çin Seddi’nde yürümek için izin alması sekiz yıl, Guggenheim’daki Yedi Kolay Parça adlı performansını sahnelemesi de on iki yıl sürmüştü mesela. Geçen zaman onun için pes etme anlamı barındırmıyor.

Dazed’e verdiği bir röportaj sırasında sanatçıya pandemi döneminin onun işlerine nasıl etki edeceği sorulduğunda da şu cevabı veriyor: “İnsanlar arasındaki bu uzaklık ve değişen ilişkiler virüsten çok önce, teknolojiyle başlamıştı. Tüm mesajlar, tweet’ler, Instagram… Gençler birbirleriyle konuşmuyor. Tüm randevular bilgisayarlar üzerinden, çevrimiçi. Zaten insanı yabancılaştırdı. Abramović Metodu’nu yarattığımda özellikle insan temasının ve dokunuşunun ne kadar önemli olduğunu düşünüyordum. İnsanlık tarihindeki her virüs gibi bu virüsün de nihayet sona ereceğini düşünüyorum. Bu ortadan kalkacaksa, aynı sorunları ve hataları tekrar yaşamak zorunda kalacak mıyız? Yoksa virüs algımızı değiştirecek mi? Gerçekten değişeceğini umuyorum ve doğa ile insan ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu anlayacağız. Ayrıca basitliğe geri dönmek için de yeni bir dönem olacak bu çünkü her şey çok fazla. Modaya ve sanata çok fazla bakıyoruz. Sanatı bir meta haline gelen kaç sanatçı var? Her şey zirvede. Sadeliğe geri dönmemiz gerekiyor, yoksa gerçekten kayboluruz.”

Sanatçının tüm performansları derin duygusal yüzleşmeleri barındırsa da şifa ve umut gibi kavramların onun hayatında büyük yer tuttuğu da çok açık. Maria Callas’ın söylediği yedi operayı seçmiş olması da bunun en güncel göstergesi aslında…

”Vücut ölebilir ama ses asla ölmez. Böyle bir yeteneğiniz olduğunda ve bunu paylaştığınızda, insanlar sizi sonsuza kadar yaşatır” diyor ve ekliyor, ”Halkın algısına göre iki farklı ölüm türü var. Televizyon haberlerine baktığımızda gördüklerimiz mesela… Suriye’den Afganistan’a, dünyanın farklı yerlerindeki savaşlarda biri diğerinin kafasını kestiğinde ya da işkence ettiğinde bunu görmekten hoşlanmıyoruz. Kanalı hemen değiştiriyoruz çünkü kafalarda bu görüntünün olmasını istemiyoruz. Ama filmde ya da opera sahnesinde ölümü görürseniz ve bu çok güzel bir ölümse, o zaman ağlarsınız ve bu tür bir ölümle özdeşleşirsiniz. Yani iki tür ölüm vardır: gerçekten acımasız, gerçek ölüm ve sahnede ölüm. İnsanların gerçeği asla görmek istememesi ilginç.”

Kalp kırıklığı gerçekten öldürür mü bilinmemekle birlikte Abramović’in dediği gibi hiçbirimizin ölümü ve gerçeği asla görmek istemediği aşikâr. Kaldı ki gerçek anlamda kendimize bakmak bile ne kadar zor. Belki de Abramović tüm cesaretiyle bize yol gösterirken onun anlattığı hikayeleri dinlemek iyi bir seçenek olabilir. Zaten Margaret Atwood da der ki; “Sonunda, hepimiz hikayelere dönüşürüz.”

 

Marina Abramović Maria Callas’ın yedi ölümü Marina Abramović Maria Callas’ın yedi ölümü