2028 Olimpiyatları logoları hazır

Daha 2020’yi sağ salim atlatamadık, 2028’e dair kafa patlatmaya hiç hazır değiliz. Haliyle Los Angeles’ta gerçekleşecek olan 2028 Olimpiyatları logoları ile gündemimize düşünce biraz hazırlıksız yakalanmış olabiliriz. Çeşitlilik mesajları ve tasarımlarıyla bir nebze geleceğe dair umut aşılayan bir proje olduğu için, çok da kayıtsız kalamadık. Umarız ki sekiz yıl sonra “hey gidi 2020” diyerek logolara bir kere daha dadandığımızda daha güzel bir zamanda yaşıyor oluruz. (Kederliyiz biraz, evet.)

Bakmayın dalga geçtiğimize; olimpiyatlar öncesi çalışmalar elbette yıllar ve yıllar önceden başlıyor. Haliyle logolar da bu erken çalışmadan nasibini alıyor. Üstelik Olimpiyatların yaratıcı komitesi tarafından kendi versiyonlarını tasarlamaları için tamı tamına otuz iki isim görevlendirildi. Los Angeles’ı evi olarak adlandıran pek çok sporcu ve kreatif ismin olduğu upuzun bir liste…

Tasarım ekibi Alex Israel, Steven Harrington, Billie Eilish, Reese Witherspoon, Michael Johnson, Chloe Kim, Simone Manuel ve Ezra Frech gibi devasa isimlerden oluşuyor. Hem şehrin onlar için ne ifade ettiğini anlatıyorlar hem de kendilerine münhasır özelliklerini estetik bir dille kendi çizgilerine dönüştürüyorlar. Projenin sloganı ise “Her ‘A’ bir hikâye anlatır.” Sürekli gelişen ve geleceğe bakan bir Los Angeles ruhunu yansıtmayı amaçladıklarını bu sebeple de sürekli değişen animasyonuyla dinamik bir ‘A’ yarattıklarını vurguluyorlar.

Zaten kozmopolit ötesi Los Angeles’ın karakterini tek bir logoya indirgemek pek de uygun olmazdı. LA28 Başkanı Casey Wasserman da “LA tekil bir kimliğe meydan okur. Los Angeles’ı temsil etmenin tek bir yolu yok” diyerek gayet güzel açıklıyor.

 

LA28 Baş Sporcu Sorumlusu ve beş kez Olimpiyat madalyası sahibi Janet Evans da “Herkes LA28 hikayesinin bir parçası. LA28 Oyunları bunu temsil etmelidir. Los Angeles enerjisini yakalamanın en iyi yolu, sesler ve kültürlerden oluşan bir koleksiyondur” diyor.

Halihazırda aylardır süren ırkçılık karşıtı protestoların etkisinde olan bir ülkenin her alanda çeşitliliği vurgulaması da bir zorunluluk tabii ki. Hayallerinin peşinden giden, ülkelerini ve geldikleri kültürleri temsil eden, farklı milletten bütün sporcular küresel arenada kendilerini kanıtlamak için gece gündüz çalışırken her ne kadar sembolik de olsa çeşitliliğe vurgu yapmak önemli. O yüzden de bazen bireyselliği öne çıkarmak gerekiyor. Topluluk içindeki farklılıkların güzelliğini hatırlatıyor.

Mesela beş kez ulusal şampiyon olan genç boksör 16 yaşındaki Chantel Navarro… Boks yapan bir aileden gelse de ailesinde bu sporu sürdüren ilk kadın oluyor. Onun için ‘A’ harfi yaptığı sporu ve Meksika kültürünü simgeliyor.

 

Filmin başında gördüğümüz Steven Harrington’un ‘A’’sı illüstratörün imzası haline gelen palmiye ağacı karakterine gönderme yapıyor. Videosunda kaykay yapan ve sırıkla atlayan ikon aslında geçmişine bir gönderme yapıyor. İllüstratör, sırıkla atlama yaparak büyüdüğünü ve 1984 Olimpiyat Oyunları’nın onun hayatının büyük bir parçası olduğunu anlatıyor.

Koşucu Scout Bassett ise birbirine geçen harflerin onun için “sonsuz olasılıklar, potansiyeller ve hayaller” gibi fikirleri çağrıştırdığını söylüyor. “Paralimpik hareket bu ülkede büyüyor ve sporu birçok algıyı ve yaşamı değiştirmek için bir araç olarak kullanabiliriz” diye de ekliyor. Yüzücü Simone Manuel’in logosu bir su pınarından çıkıyor ve ortasında sürekli değişen bir dalga var.

 

Reese Witherspoon için de “A” sanat ve güzelliğin kesişimini ifade ediyormuş. “Kaliforniya gelinciklerinin rengini ve çevremizdeki doğal sanat eserlerini yansıtıyor” diye de ekliyor.

Sokak giyim markası The Hundreds’ın kurucusu olan Bobby Hundreds, “tüm parçalarımızın toplamı” olduğumuzu söylerken logosunda iç içe geçmiş elleri tasvir ediyor.

Dokuz kez Olimpiyat madalyası kazanan Felix en çok ödüle sahip atletlerden biri. Logosunu da harekete olan sevgisinden ve derin LA köklerinden ilham alarak tasarladığını söylüyor.

Pop müziğin son yıllardaki en sağlam isimlerinden Billie Eilish ise neon yeşili, italik “A” ile o meşhur saç stiline benzer bir logo hazırladığını belirtiyor. “Bunun sekiz yıl sonra hayatımla alakalı olup olmayacağını kim bilebilir” diye ekleyerek devam ediyor: “LA pek çok yönden bana ilham veriyor. Her şeyden önce LA, farklılıklara ev sahipliği yapıyor. Olimpiyatlar da dünyanın her yerinden herkesin bir araya geldiği etkinlikler.”

Üçüncü kez olimpiyatlara ev sahipliği yapacak olan Los Angeles 15 binden fazla sporcuyu ağırlamaya hazırlanıyor. Etkinlik şimdiden bu şehrin temsil ettiği sonsuz olasılıklardan ilham almaya başlamış bile. Evet, olimpiyatlar rekabetin resmiyete dökülmüş en büyük örneklerinden biri. Tam da bu yüzden çeşitliliğe ve yaratıcılığa yapılan vurgu büyük önem taşıyor. Hem de bunların ısrarla yok sayılmaya çalışıldığı şu dönemde.

 

 

2028 Olimpiyatları logoları