Cate Blanchett The Four Temperaments projesi ile bize akıl oyunları oynuyor

Oyunculuk yeteneğinin seviye ve aşamaları tartışmaya müsait bir konu olsa da aşmışlığın ne demek olduğunu öğrenebileceğimiz isimler sayılı. Bunların en başında da tabii Cate Blanchett var. Video sanatçısı Marco Brambilla’nın The Four Temperaments adlı deneysel projesinde görüyoruz son olarak kendisini. Bize biraz kendimizi histerik eski sevgili gibi hissettiriyor: “Seviyor mu, sevmiyor mu? Şimdi ne oluyoruz?” diye düşünürken hafiften delirecek gibi oluyoruz. Tabii alt metinde anlatılanlar bambaşka ama biz yine de söyleyelim: Cate Blanchett The Four Temperaments ile bize yine türlü akıl oyunları oynuyor.

“Dört Mizaç” eserini canlandırırken biraz histerik eski sevgili misali “Seviyor mu, sevmiyor mu? Şimdi ne oluyoruz?” gibi düşünce ve duygulara kapılsanız da alt metinde anlatılmak istenilen her zaman olduğu gibi tabii ki başka.

Video sanatçısı Marco Brambilla The Four Temperaments (Dört Mizaç) isimli sanat eserini oluşturmaya başladığında bu rol için ondan başkasını düşünemediğini söylüyor. Keza bu proje Cate’in ilk deneysel performansı değil. Evet, biz kendisini beyazperdedeki rolleriyle zihnimize kazımış olsak da (şimdi bir de televizyon eklendi buna), 2017 yılında Alman sanatçı ve film yapımcısı Julian Rosefeldt’in şimdiden kült statüsüne yükselen projesi Manifesto’da 13 farklı karaktere bürünerek karşımıza çıkmıştı.

Hatta 13 farklı karakteri canlandırmak Cate Blanchett için yeterince zor olmadığından (!) daha sonra film yapımcısı Del Kathryn Barton’ın vahşi kadın gücüyle ilgili kısa filmi RED’de erkeği baştan çıkarmaya çalışan dişi bir örümcek rolünü üstlenmişti. 15 dakikalık filmde Blanchett, aktör Alex Russell ve Sydney Dance Company’den Charmene Yap ile birlikte, memleketi Avustralya’ya özgü bir tür örümcek türü olan Red Back Spider’ı canlandırıyor. Çekimleri üç yıl süren ve sürrealliğin zirvesine oturan bu film de aslında örümceklerin çiftleşme ritüelinden ilham alıyor.

Yani evet, Brambilla’nın The Four Temperaments için doğrudan Cate Blanchett’ın kapısını çalmasında şaşırılacak hiçbir şey yok.

 

Sarı, kırmızı, mavi ve yeşil…

Filmde belirleyici olan bu dört renk aslında dört farklı duyguyu temsil ediyor. (Hatırlayınız: Inside Out) Yunan filozof Galen tarafından 2 bin küsur yıl önce ortaya atılmıştı The Four Temperaments yani dört mizaç ve bu mizaçları temsil eden renkler… Galen’e göre sarı, iyimserliğin ve eğlencenin dili; kırmızı, güç ve kontrolün; mavi, sakinlik ve uyumun, yeşil ise mükemmellik ve düzen gibi kavramların temsili.

Çok yönlülüğünü Brambilla’nın video ve ses enstalasyonunda gösteren Blanchett, dört karakteri eş zamanlı görüntülerde yaşatıyor ve izleyiciye doğrudan “seni seviyorum” repliğiyle hitap ediyor. Yaklaşık üç buçuk dakika olan film ilerledikçe ifade “seni sevmiyorum” repliğine dönüşüyor. İzleyici “nasıl yani ama bir karar ver Cate” noktasına geldiğinde ise anlıyor ki duygular aslında ufak çevresel etkilerle ya da dışarıdan yapılan müdahalelerle bir anda değişiveriyor… Bu duygulara da hiç güven olmaz gerçekten.

View this post on Instagram

@marcobrambillastudio #thefourtemperaments #michealfuchs

A post shared by Magdalena M. Gabriel (@magdalenagabrielart) on

Proje 11 Eylül’de Berlin’deki Michael Fuchs Gallery’de prömiyerini yaptı ama aynı zamanda Acute Art uygulaması aracılığıyla da indirilebiliyor. Hem de AR versiyonuyla… Uygulama da pek tabii Apple App Store veya Google Play aracılığıyla edinilebiliyor.

Blanchett eski Hollywood film yıldızı tarzındaki sarı ve kıvrık saçlarıyla bir duygudan diğerine savruluyor. Şevk, çaresizlik, öfke, alay, neşe gibi güçlü duygular bir hayli baskın; hepsi dalga dalga yayılıyor bizi de peşinde sürüklüyor.

Projenin salgının ortasında sanatçının stüdyosunda çekilmesine rağmen süreçlerin ”normal” zamanlarda olduğundan çok da farklı ilerlemediğini de belirtiyorlar. Demek ki yaratım sürecinin kendine has dinamikleri eski ya da yeni normal kavramlarından pek de etkilenmiyor.

Filmi, fiziksel olduğu kadar sanal bir deneyim olarak tasarlandığını da ayrıca belirtiyor Brambilla. “Sanatın galeri ve müze duvarlarının ötesindeki insanlarla ilişki kurması gerektiğini düşünüyorum” diyor ve ekliyor: “Sanal gerçekliğin ve artık artırılmış gerçekliğin ortaya çıkmasıyla, sanat eserlerini herkese açık veya özel, neredeyse her ortama uygun bir hale getirebiliriz ve bazı durumlarda katılım, geleneksel bir müze enstalasyonundan çok daha güçlü olabilir.”

Cate Blanchett Pointing GIF by Film4 - Find & Share on GIPHY

Blanchett’in gelecekte canlandıracağı karakteri ya da karakterleri şimdiden merak edenlere ise müjde: kendisinin Guillermo Del Toro’nun yeni filmi Pinnochio’da yer alacağını konuşuluyor. Hatta Tilda Swinton’ın da kadroda olacağı yazılıp çizilenler arasında.

Her sanat içerikli yazının sonuna yaklaşırken olduğu gibi; “O kadar duygular dedik, sanat dedik… Şimdi ne desek akılda kalırız?” düşüncesiyle yazar haklı olarak burada biraz gerilmeye başlıyor… Cate Blanchett geçirgenliğine ve yeteneğine sahip olsak böyle olmazdı işte.

 

Cate Blanchett The Four Temperaments Cate Blanchett The Four Temperaments