İlklerin ve garipliklerin Emmy’si: 72. Emmy Ödülleri yorumları

Zendaya ve Schitt’s Creek kendi kulvarlarında birer ilke imza atarken Emmy’ler belki de en garip törenlerinden birini geride bıraktı. Garip dediğimize de bakmayın, 2020 standartlarında olması gereken bu ama kırmızı halısız, uzaktan bağlanmalı ödül törenlerine alışmamızı kimse beklemesin bizden. Garipsin 2020, umarız daha da garip olmazsın. İşte, 72. Emmy Ödülleri yorumları, yorumlarımız…

Aslında ta en baştan garip rekorlarla çıkışını yapmıştı 72. Emmy Ödülleri. Evet, geçmiş yıllardaki Games of Thrones gibi yeri göğü sallayan yapımlar bu sefer yoktu fakat farklı yükselişlere şahit oluyorduk.

Mesela Netflix, tam 160 adaylıkla HBO’nun rekorunu alaşağı etmişti. HBO da evet, Game of Thrones’u, şusu, busu yoktu ama Watchmen ile iddialı giriş yapmıştı; dizi tam 26 adaylık kapmıştı.

Zaten kapmaması şaşırtırdı, her yönüyle zihin açıcıydı. Game of Thrones deyip durduk, kendisini anacağımız varmış: Ömrümüzü harcayan bu dizinin arkasındaki isimlerden David Lindelof, malum, Watchmen’in de yaratıcılarından. (Ayrıca hatırlayınız: Lost, The Leftovers)

Her anlamda korkutucu bir yapımdı tabii, kült seviyesine yükselmiş bir dizinin uyarlamasından bahsediyoruz; serinin hayranlarının kalbini kırabilirdi, taşa tutulabilirdi. Yani izleyicinin de yapımcıların da işi hiç kolay değildi… Fakat o kadar da iyi kotarılmıştı ki… Bir kere serinin birebir uyarlaması yerine, bıraktığı yerden daha ilerisine geçen bir hikaye anlatılmıştı. Her şey vardı hikayede: ABD’nin yüzyıllardır damarlarında dolaşan ırkçılık, distopik bilim kurgu, tutkulu bir aşk, aile sırları, iktidar savaşları… Watchmen’in evrenine farklı dokular, farklı tatlar da eklenmişti. Ve hiçbirini de hafife almadan anlatıyordu Watchmen… Regina King’li, Jeremy Irons’lı oyunculukları, Trent Reznor ve Atticus Ross’un başını çektiği müzikleri, çizgi roman alemini gözümüzde daha iyi canlandırmamızı sağlayan kusursuzca planlanmış sahneleri ve yine bir o kadar incelikli kostümleri… Of of of… 26 adaylığın hepsinde eli iddialıydı.

Emmy’ler tek bir gecede dağıtılmıyor biliyorsunuz; teknik ve kreatif dallarda ödüllerin dağıtıldığı ilk raund geçtiğimiz hafta tamamlanmıştı. Dün yani 20 Eylül gecesinde ise Primetime ödülleri sahiplerini buldu, ki genellikle bizi ilgilendiren kısım bu oluyor: Yıl boyu dadandığımız, ekran karşısında türlü tezahüratlar tutturduğumuz yapımlar kozlarını burada paylaşıyor çünkü.

Başta da söylediğimiz gibi, Jimmy Kimmel’ın sunuculuğunda gerçekleşen tören bir hayli garipti. Evet, Jimmy Kimmel, Staples Center’dan, sahneden bildiriyordu bize ama ödülleri sunanlar ve kazananlar, evlerinden bağlanıyorlardı törene. Pandemi koşullarında sıradan ama kabul edin, hâlâ garip. Daha da garibi, bunun etrafında yapılan şakalar. (Jason Sudeikis’in Covid-19 testi şakası, ”her şeyin şakası yapılabilir mi” tartışmasını yeniden alevlendirebilecek cinsten… Komik olsa belki susar otururduk da…)

Of gece boyunca kim komikliğe yeltendiyse ev hallerini, pandemiyi malzeme edip durdu. Ki aralarında bunlardan daha iyisini yapabileceğine emin olduğumuz isimler de vardı. Hani belki altı ay önce olsa ilginç gelebilirdi, düşündürürken güldürebilirdi ama her şeyin çok hızlı eskidiği şu yılda, bu espriler de bayatlamıştı. Yani zaten ödül törenleri ve zorakiliği ciddi bir şekilde sorgulanmaya başlamıştı birkaç yıldır, pandemi bunu daha da görünür kıldı. Kısacası, pandemi Emmy’lere bir tek kelime şakası olarak yaradı: Jimmy Kimmel’ın patlattığı ”Pandemmy’s” iyiydi sahiden, dile yapışacak cinsten.

(Bu arada hakkını yemeyelim, Jason Bateman’ın kartonların arasından çıkıvermesi de komikti.)

Neyse biz ödüllere gömülelim de laf bir an önce Zendaya’ya gelsin.

Üstte övgülere boğayazdığımız Watchmen, hak ettiğini aldı ve 11 ödülle törenin en çok ödül alan yapımı oldu.

Bekliyorduk, şaşırmadık.

Fakat Schitt’s Creek’in aday olduğu tüm dallarda ödül almasını beklemiyorduk, şaşırdık. Yer yer onlar da şaşırdı elbette.

Komedi dallarında hep şaşırıyoruz zaten. Daha evvel de The Marvelous Mrs. Maisel benzer hisler yaratmıştı. Pek çokları hatta ödülleri topladıktan sonra haberdar olmuştu diziden. Schitt’s Creek gümbür gümbür geldiğini belli ediyordu gerçi.

Bu arada bir rekora da imza attı böylece Schitt’s Creek: İlk kez bir yapım, aday olduğu tüm kategorilerde ödülleri toplayarak tarihe geçti. Vov.

Drama dalında ise neyse ki Succession‘ı da gördük. Bir Yunan tragedyası gibi gösterişli ve olaylı bir aile dizisi. Trajedisi, draması bol ama sadece bu değil; karakterler arası paslaşmaları teatral bir anlatımla, sanki bir tenis maçı oynanıyormuşçasına kurgulayan dizi bir taraftan da o kadar absürt ve komik ki… TIPKI HAYATIN KENDİSİ GİBİ… (Büyük bir laf ettik gururluyuz.)

Drama Dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, geçtiğimiz yıl ailenin zalim babası Brian Cox almıştı. Tanrı gibi bir adam, görenin kalbini titretiyor. Bu sefer sıra, dizide oğlunu canlandıran Jeremy Strong’da. Dizidekine layık bir ”succession” oldu yani ohohoho gerçi dizideki gibi olsa yine Brian Cox alırdı ödülü, Jeremy’ye sıra gelmezdi.

Bu arada evet, adaylıklar ilk açıklandığında üstünlük Netflix’teydi ama önce Watchmen, sonra da Succession’la birlikte HBO, kaybeder gibi olduğu üstünlüğünü yine kucakladı. Yani Netflix’in dün gece sadece iki ödül alması talihsiz tabii. HBO her halükarda üstünlüğü kapabilirdi bu koşullarda zaten; bir de üstüne Watchmen ve Succession’ın başarıları eklendi işte…

Ve tabii Euphoria da var HBO cephesinden yükselen…

Euphoria‘nın hak ettiği kadar adaylık elde etmediğini düşünen ve bu yüzden de Emmy’lere ateş püsküren çok. Yine de Zendaya’nın zaferi serinin hayranları için harika bir haber oldu. Bir küçük rekor da burada kırıldı: 24’lük Zendaya, Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak, bu dalda ödül almış en genç oyuncu olarak tarihe geçti. Yürü be altın kız! Disney Channel’ın bu ultra yetenekli çocuk yıldızı gözümüzün önünde büyüdükçe büyüdü maşallah. Güzelliğine ve önüne serilen imkanlara fazlaca güvenip kendini bırakabilirdi ama o her seferinde zorlu işlerin peşine düşmeyi tercih etti. Euphoria’daki Rue karakteri zorlayıcıydı sahiden. Yüzünde sıfır makyaj krizlere girerken bizi de peşinde sürüklüyordu. Ve işin güzel tarafı, onun tarafında her şey daha yeni başlıyor. Heyecanlıyız!

Kazananlar listesini defalarca görmüş olmalısınız şimdiye kadar. Biz yine de aşağı bırakıverelim.

– En İyi Drama Dizisi

Succession (HBO)

 

– Drama Dalında En Erkek Kadın Oyuncu

Jeremy Strong – Succession

 

– Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu

Zendaya – Euphoria

 

– En İyi Komedi Dizisi

Schitt’s Creek (Pop TV)

 

– Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu

Catherine O’Hara – Schitt’s Creek

 

– Komedi Dalında En İyi Erkek Oyuncu

Eugene Levy – Schitt’s Creek

 

– En İyi Mini Dizi

Watchmen (HBO)

 

– En İyi TV Filmi

Bad Education

 

– Mini Dizi-TV Filmi Dalında En İyi Kadın Oyuncu

Regina King – Watchmen

 

– Mini Dizi-TV Filmi Dalında En İyi Erkek Oyuncu

Mark Ruffalo – I Know This Much Is True

 

– Drama Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu 

Billy Crudup – The Morning Show

 

– Drama Dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Julia Garner – Ozark

 

– Komedi Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Dan Levy – Schitt’s Creek

 

– Komedi Dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Annie Murphy – Schitt’s Creek

 

– Mini Dizi-TV Filmi Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Yahya Abdul-Mateen II – Watchmen

 

– Mini Dizi-TV Filmi Dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Uzo Aduba – Mrs. America

 

– Drama Dalında En İyi Yönetmen

Andrij Parekh – Succession “Hunting’’ bölümü

 

– Komedi Dalında En İyi Senaryo

Daniel Levy – Schitt’s Creek “Happy Ending” bölümü

 

– Komedi Dalında En İyi Yönetmen

Andrew Cividino, Daniel Levy – Schitt’s Creek “Happy Ending”

 

– Mini Dizi/TV Filmi Dalında En İyi Senaryo

Damon Lindelof, Cord Jefferson – Watchmen “This Extraordinary Being” bölümü

 

– Mini Dizi-TV Filmi Dalında En İyi Yönetmen

Maria Schrader – Unorthodox

 

 

72. Emmy Ödülleri yorumları 72. Emmy Ödülleri yorumları 72. Emmy Ödülleri yorumları 72. Emmy Ödülleri yorumları