Bir Enola Holmes değerlendirmesi: Bizce değerlendirilmeli

Birkaç gündür eşin dost muhabbetlerinin arasında sıkça önerilen, zaten izlenme rakamlarına bakıldığında da 70 küsur ülkede birinci olan Enola Holmes seyir keyfi yüksek bir Netflix filmi. Her şey annesinin evi terk etmesiyle başlasa da zamanla anlıyoruz ki zaten Enola bu günler için yetiştirilmiş. Tatlı zeka oyunlarıyla sıkmaması, seyir zevkinin yerinde olması bir yana aslında zamanında verilmiş ciddi bir özgürlük mücadelesinin hikayesi. Stranger Things ile tanıdığımız Millie Bobby Brown başrolünde, gücünü aldığı isim ise Helena Bonham Carter. Tabii ki… Enola Holmes değerlendirmesi

Holmes’lara dair tüm bildiklerimizi unutturan daha doğrusu sorgulatan, yer yer fazlasıyla iyimser gibi duran bir yandan da ciddi mesajlar barındıran bir film var karşımızda. Evet, hikâye örgüsü ve senaryosu oldukça basit yollarla şekillendirilmiş. Eğlencelik bir yapım var neticede karşımızda; filmin kendisi bir gençlik romanı serisinden uyarlanmış. Haliyle aşırı ciddi bir kurguya ihtiyaç da yok. Yönetmen koltuğunda Harry Bradbeer oturuyor. Kitap serisinin arkasındaki kalem ise ödüllü Nancy Springer.

Enola Holmes, Victoria Çağı’ndaki cinsiyet ayrımcılığına tatlı tatlı laf sokan bir film aslında. Ayrıca Helena Bonham Carter da temsilcisi Nicki’nin asla onaylamamasına ve “Bunu yapmak istemezsin” demesine rağmen projede yer almayı kabul ediyor. Sherlock Holmes’un oldukça kadın düşmanı olduğunu bu sebeple de feminist annesi olarak kendisine yerinde bir cevap verdiğini de ekliyor.

Eudoria Holmes ise savunduğu hareketi finanse etmek için hükümete yakın duran pek muhafazakâr oğlu Mycroft’tan fon sağlayan korkusuz bir feminist. Var olmayan uşaklar, aşçılar ve bahçıvanlar için sürekli para talep ediyor. Enola’nın dans ve müzik öğretmenleri tarafından özenle yetiştirildiğini söylerken aslında ona dövüşmeyi ve direnmenin ne demek olduğunu öğretiyor. Koskoca bir kütüphaneyi okuturken sadece bilgi değil, “duyulmak istiyorsan biraz gürültü yapmalısın” diyerek cesaret de aşılıyor. Senaryo bir yana kendisi sağlam bir karakter. Zaten 2015 yapımı Suffragette filminde de süfrajet rolünde oynayan Helena Bonham Carter karakterin ihtiyacını bir güzel karşılıyor.

Mycroft karakterine ise Sam Claflin hayat veriyor. Kız kardeşini “vahşi bir şey” diye nitelendiren, annesinin feministliği ile dalga geçerek ciddiye almayan nüfuz sahibi biri. Ona göre, Enola için en iyi ve tek yol evlenmek. “Annen bile bir gelindi” diyor Enola’yı yatılı okula bırakırken. Ayrıca tabii ki filmin olay örgüsündeki kilit taşı olan reform tasarısının kabul edilmemesini umuyor.

Peki annesi neden Enola’nın vesayetini ona bırakıyor sorusu akıllara gelmiyor değil…

Dünyaca ünlü Sherlock’un ise tabii ki ailesine karşı hiçbir duygusu yok. Mycroft bile onu ilgi göstermemekle suçluyor. Başlangıçta Enola’ya karşı kayıtsız kalan birini izlesek de akış içinde kendisini onun zekasından etkilenirken buluyor. İşin politika kısmı da onun için epey sıkıcı. Dünyayı değiştirmekle ilgilenmediğini belirtiyor bir replikte. Anlıyoruz ki daha az ayrıcalıklı olanları asla umursamayan bir Sherlock Holmes var karşımızda. Henry Cavill tarafından canlandırılan karakter için Netflix’in Sherlock Holmes spin-off’u gibi düşündüğü de kulislerde söylenenlerden.

Gelelim esas kızımız Enola’ya, toplumun etiketlerine henüz maruz kalmamış biri olmasının yanında kasvetli sokak aralarında korkusuzca dövüşen ve kendine bakabilen güçlü bir genç. Kanıksanmış bir klişenin ötesinde ‘kahraman erkek’ imajına meydan okuyan anlı şanlı ‘kahraman kız’ rolünde. Yakışıklı ve kaçak lord Tewkesbury’i kurtarmak ona düşüyor. O alıştığımız kahramanın yolculuğu bu sefer bir başka yaşanıyor. Üstelik sadece kendini savunmasından veyahut dövüş becerilerinden söz etmiyoruz. Burada dünyanın en ünlü dedektifinin zekasını alt eden, ipuçlarını ondan önce birleştiren, annesinin bile evi terk etme amacını tam olarak ona odaklanmasa da onun yerine gerçekleştiren biri var.

2004 doğumlu genç yetenek Millie Bobby Brown kız kardeşinin önerisiyle okuduğu Enola Holmes romanlarını çok seviyor ve esasen projeyi o öneriyor. Fakat 12 yaşında olmasından mütevellit birkaç yıl bekliyor ama merak etmeyin bu durum ona pek de bir şey kaybettirmiyor hatta şimdilerde filmin yapımcılarından biri. Son zamanlarda iyiden iyiye popüler olan dördüncü duvarı yıkma yani seyirci ile diyalog kurma fikrini de senaryonun yazarı Jack Thorne ile birlikte geliştiriyorlar üstelik. Gözümüzün önünde büyüyen oyunculardan biri oldu resmen kendisi…

Genel olarak baktığımızda film, dönemin Londra’sına, kırsal kesimlerdeki etkileyici doğasına ve tarihi mekânlarına doğru görsel bir yolcuğa da çıkarıyor. Görsellik açısından diyecek de pek bir söz bırakmıyor. Bu arada Warner Bros tarafından rafa kaldırıldığı söylenen film daha sonra Netflix’in yayın haklarını almasıyla tekrar hayat buluyor. Son zamanlarda epey konuşulması bir yana izlenme oranlarına bakıldığında da son derece yerinde bir hareket olmuşa benziyor çünkü filmin yayınlandığı ilk dört gün boyunca tamı tamına 78 ülkede en çok izlenen film olmayı başardığı söyleniyor. Bunda tabii oyuncu kadrosunun baştan getirdiği bir artı var. Bu arada kamera arkası da epey keyifli duruyor sırf Millie’nin şu dansı için bir göz atın…

Öte yandan da 19. yüzyıla bir de bu açıdan bakmak, tarihi esprili bir tonda öğrenmek sanki yeni nesillerin daha da ilgisini çekiyor. Bir de bakmayın, her ne kadar apolitik gibi gözükse de özgürlükler konusunda hassas olan ciddi bir kesim büyüyor.

Film, işinin ehli bazı eleştirmenlerce drama bakımından zayıf olarak nitelendirilse de kabul edelim ki dramatik düğümleri atma yani yerinde atma konusunda başarılı. Romantizm bile gelenekçi ve egemen zihniyet yapısının beklentilerinin ötesinde yaşanıyor ve yaşatılıyor. Sonunda ne olacağını en başından biliyor olmamız ise bu sefer sıkmıyor. Özgürlük ve eşitlik adına verilen mücadeleyi belki sonunu bildiğimizden mütevellit keyifle izliyoruz. Ne çok fazla yükseliyor ne de ‘olmamış ya’ seviyesine inmiyoruz. Asıl düşündüren aynı mevzunun hala belki de farklı coğrafyalarda devam ediyor oluşu.

 

Enola Holmes değerlendirmesi Enola Holmes değerlendirmesi Enola Holmes değerlendirmesi Enola Holmes değerlendirmesi