Pera Palas’ın gizemli hikayelerinden bir sosyal medya uygulaması: “Bir Pera Palace Polisiyesi”

Yazı: Seden Mestan (@sedenmestan) Bundan seneler seneler önce heyecanlı bir yeni yetmeyken, nice umutların canlandığı bir cuma günü okuldan çıkıp bize küçük özgürlükler sunan Beyoğlu’nun yolunu tutmuştuk. Tepebaşı’ndan geçerken bizi ne dürttü de Pera Palas’a girdik, sonra bir de üstüne para verip otel turu yapmaya karar verdik hatırlamıyorum.

Jane Austen’ın kaleminden çıkma, dadanılası 5 karakter

Yazı: Esen Mestan 18. yüzyıl sonuyla 19. yüzyıl başlarında İngiltere’de yaşamış bir kadının kaleminden çıkan romanlar hala popüler kültür içerisinde zahmetsizce kendine yer edinebiliyorsa ortada mühim (ve oldukça güzel) bir mevzu var demektir. Oturup Jane Austen üzerine saatlerce konuşalım isterdik de biz dedikodusal yanı daha ağır basan bir yerden konuya girelim, Jane Austen’ın pekala da…

Dostoyevski ile Oğuz Atay arası bir yerde: “İnsancıklar”

Yazı: Furkan Aydın 1846’da Dostoyevski 24 yaşındayken yazdığı romanında İnsan-cıklardan bahseder (Rusların kelimelerin sonuna -cık ekleri getirmeyi ne kadar çok sevdiklerini biliriz). Bu eserle dönemin en önemli Rus edebiyatı eleştirmenlerinden Belinsky’nin öyle bir beğenisini kazanmıştır ki, ilk eseri sayesinde bir anda yeni “Gogol” oluvermiştir.

David Bowie Proust anketini cevaplarsa…

Yazı: Ebru Demir Yıllarca kayıp zamanın izinde koşup duran ünlü Fransız yazar Marcel Proust’un henüz kalemi iki parmağıyla tespih misali sallayamadığı ufaklık yıllarında Antoinette adlı arkadaşı tarafından verilen Viktoryen usulü bir kişilik anketini doldurması hâlâ konuşulur.