2025 Eurovision Şarkı Yarışması’nda sahne protestoların

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Dünyanın pek çok ülkesindeki müzik sevdalıları için 12 ayın sultanı geldi diyebiliriz ama bizlik bir şey yok… Gündemimiz Eurovision Şarkı Yarışması.

Geçmişinde “Seninle Bir Dakika” diyen, “Petrol” çağrıları yapan, “Every Way That I Can” ile zirveyi gören, “Düm Tek Tek” ile dans ettiren Türkiye, Eurovision’a uzun süredir hasret. En son 2012’de Can Bonomo’nun “Love Me Back” şarkısıyla yarışmada yedincilik elde eden ve sonrasında yarışmaya da veda eden Türkiye, Eurovision’u uzaktan takip etmekle yetiniyor.

69 yıldır Avrupa (istisnalar da var, merhaba Avustralya) ülkelerini müzik aracılığıyla bir araya getiren yarışmada başrolün şarkılar, renkli performanslar ve danslar olması beklense de elbette, Eurovision da siyasetten bağımsız değil. Uzun yıllardır katılımcı profiliyle eleştirilere maruz kalan ve oylama sistemiyle de tartışmalara neden olan Eurovision geçen sene iyice tat kaçırmıştı.

“Ne olmuştu?” derseniz, İsrail’in Eurovision’a katılımı 2024 yılında da yoğun protesto ve boykotlara sahne olmuş, İsveç’in Malmö kentinde gerçekleştirilen yarışma sırasında İsrail karşıtı eylemler yapılmıştı. Bu sene de aynı tartışma devam ediyor. Önce geçen seneyi hatırlayan uzun bir parantez açalım, sonra da bu sene neler bekleniyor onlara dadanalım.

2024 Eurovision Şarkı Yarışması’nın başrolü protestolardı

2024’teki yarışma için tarihin en tartışmalı Eurovision’uydu diyebiliriz. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik sürdürdüğü abluka ve saldırılar tüm kültür sanat dünyasını ikiye böldüğü gibi Eurovision’da da etkisini gösterdi. Yarışmanın gündeminde şarkılar, performanslar ve isimlerden çok boykot çağrıları vardı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle bu ülkenin yarıştan diskalifiye edilmesine yönelik talepler aylardır gündemdeydi. Ancak Avrupa Yayın Birliği (EBU) bu talep ve eleştirilere kulak tıkadı. Halbuki kulak tıkamadıkları, “hassas” oldukları konular da vardı. Örneğin, Ukrayna’nın işgali sonrası Rusya’yı yarışmadan diskalifiye etmişlerdi. Fakat EBU yetkilileri benzer bir tavrı İsrail için göstermemişti. Bu kararlarını ise Eurovision Şarkı Yarışması’nın dünya çapındaki izleyicileri müzik aracılığıyla birleştiren, politik olmayan bir etkinlik olduğunu vurgulayan bir açıklamayla savundular. “Bu, hükümetlerin değil yayıncıların katıldığı bir yarışmadır ve İsrail kamu yayıncısı yarışmaya 50 yıldır katılıyor” dediler. Ayrıca Avrupa Yayın Birliği Genel Müdürü Noel Curran, The New York Times’a Ukrayna ve Gazze’deki durumların “farklı” olduğunu söyledi.

Hal böyle olunca yarışmada yer alan ülkelerin temsilcileri tepkilerini yarışma öncesinden göstermeye başlamıştı. Bu protestoların önüne geçmeyi hedefleyen yarışma yönetimi Filistin bayrağı veya onu çağrıştıracak herhangi bir simgeyle sahneye çıkılması ve Malmö Arena’ya gelinmesini yasaklamıştı.

Yarışma günü de İsrail’in Eurovision’a katılımı 2024 yılında da yoğun protesto ve boykotlara sahne olmuş, İsveç’in Malmö kentinde gerçekleştirilen yarışma sırasında İsrail karşıtı eylemler yapılmıştı.

2024’ün performansları: Sahneden Filistin’e destek

Geçen yıl İsveç’in Malmö şehrinde gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması, Gazze’ye yönelik saldırılar başlatan İsrail’in katılımıyla, yarışma öncesi ve süresince büyük protesto ve tepkilere sahne olmuştu. Yarışma boyunca Malmö sokaklarında geniş güvenlik önlemleri alınırken binlerce kişi Filistin bayraklarıyla İsrail’in yarışmaya katılımını protesto etmek için yürüyüş yapmıştı.

Sahnede neler olmuştu bir de ona bakalım…

Yarı finalde sahneye çıkan Filistin kökenli eski yarışmacı Eric Saade, performansını koluna taktığı kefiyeyle tamamladı. Belçika’dan katılan Mustii ise koluna bağladığı kefiyeyle sahnedeydi.

İsrail’in yarışmadan men edilmesi için Avrupa Yayın Birliği’ne (EBU) birçok kez başvuran İrlandalı yarışmacı Bambie Thug, finaldeki performansına Orta Çağ Kelt yazı sistemiyle yazılmış “ateşkes” kelimesinin yer aldığı bir yüz ifadesiyle çıkarak dikkat çekmişti.

Portekiz’i temsil eden Iolanda ise tırnaklarına Filistin kefiyesinden esinlenen desenler uygulayarak sahneye çıkmış, şarkısını seslendirdikten sonra “Barış kazanacak” demişti. Bu arada YouTube kanalında her performansı yayınlayan Eurovision hesabı Iolanda’nın sahne performansı sırasında şarkıcıya yakın plan çekim yapmazken seslendirdiği şarkıyı da hesaplarından paylaşmamıştı.

Barış çağrısı yapan bir diğer isim ise yarışmayı dördüncü sırada bitiren Fransa’nın temsilcisi Slimane olmuştu.

İsrail’i temsil eden Eden Golan ise  hem prova sürecinde hem de sahne performansları sırasında seyirciler tarafından yuhalanmış, EBU’nun bu olumsuz tepkileri bastırmak amacıyla “anti-booing” teknolojisi ve önceden kaydedilmiş alkış sesleri kullandığı iddia edilmişti.Golan’ı yuhalayan ya da Filistin bayrağı açan izleyicilerin güvenlik görevlilerince salondan çıkarıldığı anlar, sosyal medyada geniş bir şekilde paylaşılmıştı.

Bu sene neler olacak?

Önce yarışma kısmıyla başlayalım. 2025 Eurovision Yarışması, geçen senenin galibi olan ismin ülkesinde, yani İsviçre’de (Basel) düzenlenecek. Bu, Basel’in Eurovision’a ilk kez ev sahipliği yapışı… Yarışmaya 12 binden fazla seyirci kapasitesine sahip dev Jakobshalle arenasını ev sahipliği yapacak.

2025 Eurovision Şarkı Yarışması’nın ilk yarı finali 13 Mayıs’ta, ikinci yarı finali 15 Mayıs’ta, finali ise 17 Mayıs’ta yapılacak.

Bildiğiniz —ya da hatırladığınız üzere— oylamalar açıklanırken tanıdık simalar da karşımıza çıkıyor. Bu senenin sürprizlerinden biri Doctor Who dizisinin çiçeği burnunda doktoru olarak takdim edilen Ncuti Gatwa olacak. Gatwa, finalde İngiltere’nin jürisinin oylarını canlı olarak açıklayacak.

Protesto çağrıları devam ediyor

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Gazze’ye yönelik saldırılarına ve işgaline rağmen İsrail’in bu yıl da yarışmadan men edilmemesi eleştirileri ve boykot çağrılarını beraberinde getirdi. Muhtemelen bu sene de hem yarışma öncesi hem de sahne şovlarında da benzer eylemler göreceğiz.

Zaten eylem ve boykot çağrıları başladı bile… Daha önce Eurovision’a katılmış 72 yarışmacı, İsrail ve ulusal yayın kuruluşu KAN’ın bu yılki yarışmadan men edilmesi için Avrupa Yayın Birliği’ne açık mektup gönderdi. The Independent’ın ulaştığı mektupta, geçen yıl İsveç’te düzenlenen yarışmada yaşanan kargaşanın, Eurovision tarihinin “en siyasallaşmış, en kaotik ve en tatsız” etkinliğine yol açtığı belirtiliyor ve bunun sorumlusu olarak İsrail gösteriliyor.

Mektuba imza atan isimler arasında, 2023’te İngiltere’yi temsil eden Mae Muller, 1994 yılında İrlanda’ya zafer kazandıran Charlie McGettigan, Portekizli sanatçı Fernando Tordo ve 2009’da Türkiye’yi Eurovision’da temsil eden Hadise de yer alıyor.

Öte yandan Slovenyalı Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Matjaz Nemec ve Irena Joveva’nın da aralarında yer aldığı 26 milletvekili, savaş suçları ve insan hakları ihlallerine değinerek Nisan ayında EBU yönetimine yazdığı mektupta İsrail’in yarışmadan çıkarılmasını talep etti. Mektupta, EBU’nun bu kararının yarışmayı tehlikeye attığı belirtildi. Ayrıca Rusya ve İsrail kıyaslaması yapıldı, Rusya’ya getirilen yasağa rağmen İsrail’in hâlâ yarışmaya katılabilmesinin “ikiyüzlülük olduğu” söylendi.

EBU’nun bu seneki yanıtı da geçen seneden farklı değildi. Açıklamada, Eurovision’un “hükümetler değil, kamu hizmeti yayıncıları arasında bir yarışma” olduğu tekrarlandı. Ayrıca İsrail’in yayın kuruluşu KAN’ın birliğin tam ve bağımsız bir üyesi olmaya devam ettiğini ve Rus devlet yayıncılarının aksine, kendi hükümeti tarafından kamuoyu önünde eleştirildiğini söyledi. Bir de KAN’ın yarışmaya katılım için gerekli koşulları sağladığını…

Bu senenin ilk eylemleri ise Eurovision öncesinde Basel Belediye Binası önündeki açılış töreniyle başladı. Yarışmacılar ve ekiplerinin yer aldığı törende, ülke temsilcileri yürüyüş yaparak çevredeki insanları selamladı. Bu sırada Filistin’e destek veren eylemciler, ellerinde bayraklar ve İsrail’in yarışmadan men edilmesi yönündeki protestolarla yürüyüşe eşlik etti.

Geçen yılın birincisi Nemo’dan Filistin’e yine destek

Protestolar, çağrılar ve eylemlerin başrolünde olduğu 2024 Eurovision şarkı yarışmasının galibi İsviçreli sanatçı Nemo olmuştu. Şarkıcı, geçen Mayıs ayında İsveç’te düzenlenen yarışmada, kendi non-binary kimliğini keşfetmesini konu alan The Code adlı şarkısıyla zafer elde etmişti.

Nemo’dan da bu seneki çağrılara destek geldi. HuffPost’a konuşan şarkıcı, İsrail’in bu yılki organizasyona katılmasına karşı olduğunu ve dışlanması çağrısını desteklediğini söyleyerek “İsrail’in eylemleri yarışmanın savunduğunu iddia ettiği barış, birlik ve insan haklarına saygı gibi değerlerle temelde çelişiyor” dedi. Nemo geçen senenin de gür çıkan seslerinden biriydi. Şarkıcı geçen yılki yarışma öncesinde de Avrupa’dan 10 ülkenin temsilcisiyle “Gazze’de ateşkes” çağrısı yapmıştı.

Basel’de eylemlere karşı “güvenlik” önlemleri

Ev sahibi şehir Basel’de ise yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı açıklandı. Yaklaşık 1.300 polisin görev yapacağı şehirde, salı ve perşembe günleri düzenlenecek iki yarı final ve cumartesi günkü büyük final öncesinde İsviçre Silahlı Kuvvetleri, federal polis ve Almanya ile Fransa’dan ek birlikler de destek verecek.

Basel polisinin iletişim sorumlusu Adrian Plachesi, gösteriler için herhangi bir izin verilmediğini ancak olası Filistin yanlısı protestolar için polislerin görev başında olacağını açıkladı. Ayrıca, gösterilerin “kamu güvenliğini tehlikeye atması” durumunda polislerin “müdahale etmek zorunda kalabileceğini” belirtti.

Plachesi, bu tür etkinliklerin aşırılık yanlılarının gerçekleştirebileceği “terör saldırısı riskini artırabileceğinin” farkında olduklarını ve kentin altyapısına yönelik olası “siber saldırılara” karşı da izleme yaptıklarını söyledi.

İsrail hükümeti ise Basel’e seyahat eden vatandaşlarını uyardı. Açıklamada, “bu tür etkinliklerin çeşitli terör unsurları için tehditler ve saldırılar açısından tercih edilen hedefler olduğu” belirtilerek, “gerginleşebilecek sıcak noktalardan ve gösterilerden uzak durmaları” tavsiye edildi. Ayrıca seyahat edenlerin “güvenliği sağlanmamış, İsrail ile ilişkilendirilen büyük ölçekli etkinliklere katılmaktan kaçınmaları” ve kamusal alanlarda “İsrail/Yahudi sembollerini minimumda tutmaları” istendi.

Görünen o ki bu sene de Eurovision Şarkı Yarışması’nda şarkılardan çok protestoların sesi daha gür çıkacak. Biz de bir süredir olduğu gibi yine uzaktan takip edeceğiz olayları.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin