3. Manda Festivali’ne dadanıyoruz: 1 Haziran’da İstanbul’un mandalarını kutlamaya hazır mısınız?
İstanbul türlü mega projelerle hızla büyürken, gitgide çeperlerine bile sığamayacak hale gelmiş durumda. Özellikle kuzey ormanlarına doğru uzayan çevre tahribatı, buraları evi belleyen canlı türleri için de bir tehlike oluşturuyor. İstanbul’un kuzeyinde yer alan sulak alanlar, mandalar ve mandacılık yapan topluluklar, bu bölgenin benzersiz doğasını ve bir taraftan da kültürel mirasını oluşturuyor. 2013 yılından bu yana hızla artan kentsel gelişim projeleri bu sulak alanların (ve dolayısıyla da mandaların) varlığını tehdit etse de bu alanlar şehrin hem bugününde hem de geleceğinde oldukça belirleyici bir rol üstleniyor.
Mandaların ve mandacılığın İstanbul’daki varlığını kutlayan ve koruyan önemli bir etkinlik olan Manda Festivali de tam da bunlardan yola çıkıyor: İstanbul’un mandalarını ve mandacılık kültürünü yaşatmak ve manda sütünden yapılan ürünlerin mutfak mirasını korumak amacıyla düzenlenen festival mandacıları, müzisyenleri, çevrecileri, sanatçıları, biyologları, peynir üreticilerini ve halkı bir araya getirerek, toplumun bu kültürel ve ekolojik değeri daha yakından tanımasını sağlıyor.

Manda yetiştiricisi Miray Yoldaş, Baklalı Köyü – Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Bu yıl 1 Haziran’da gerçekleşecek olan Manda Festivali ilk kez 2022’de İstanbul Bienali kapsamında düzenlenmişti. Bu, festivalin üçüncü senesi; festival için artık şehrin kültürel hayatının bir parçası diyebiliriz. Üstelik Manda Festivali’nin ve tüm bu projenin bir uzantısı kalıcı olarak şehrin merkezinde de konumlanıyor: Kurtuluş’taki Çamuralem Muhallebicisi, manda sütünden yapılmış lezzetli tatlıların satılacağı, ayrıca sergi alanı olarak da işlev görecek bir mekan. Şehrin kuzeyine doğru itilen bir kültürün aslında şehrin günlük yaşantısında nasıl bir yeri olduğunu da hatırlatıyor bize.
Ağaçlı Köyü’ndeki Fatih Parkı’nda düzenlenecek olan Manda Festivali ekolojik yürüyüşler, konserler, atölye çalışmaları ve ilk defa düzenlenen manda portre yarışmasıyla oldukça dolu dolu bir program sunuyor. Tabii manda sütünden yapılmış ürünlerden de bol bol tatma fırsatımız olacak.
CLIMAVORE x Jameel at RCA ve İKSV iş birliğiyle düzenlenen festivale doğru gün sayarken projenin arkasındaki isimlerden ve CLIMAVORE’u da gerçekleştiren Cooking Sections’a ve kurucuları Daniel Fernández Pascual ile Alon Schwabe’a sorularımızla dadanıyoruz.
”Son birkaç on yıldır, şehrin hızlı bir şekilde genişlemesi ve kentleşmesiyle ortaya çıkan bir dizi mega altyapı projesi, İstanbul’un sulak alanları ve bu alanların etrafında yaşayan mandalar için bir tehdit haline geldi.”
İlk kez 17. İstanbul Bienali kapsamında düzenlenmiş olan Manda Festivali artık şehrin kalıcı bir parçası olacak. CLIMAVORE x Jameel at RCA ve İKSV iş birliğiyle düzenlenen Manda Festivali İstanbul’daki dönüşümü çok farklı alanlar üzerinden ele alan bir proje. Festivalin programını kurgularken neleri gözettiniz? Yeme-içmeden müziğe pek çok farklı disiplinin buluştuğu bu festivalde neler öncelikli sizin için?
Manda Festivali, Kuzey İstanbul’daki sulak ve çamurluk alanları koruyan manda yetiştiricileri ile mandaların varlığını kutlamak için her yıl düzenlenen bir etkinlik. Üçüncü yılında Cümbüş Cemaat’in canlı müzik performansı, manda sütünden yapılmış ürünlerin bulunduğu yerel pazar, rehberler eşliğinde yürüyüşler, atölye çalışmaları ve manda portre yarışması gibi aktivitelerin olduğu geniş bir program sunuyor.
Festival, manda sütünün İstanbul’un yeme-içme mirasında, kültüründe ve ekolojisinde ne kadar önemli bir yeri olduğunu göstermek için yola çıkıyor. Bir taraftan da ayrıca hem mandaların önemini hem de onların doğal hayattaki varlığının, gıdasal ve tarımsal anlamda çeşitlilik sağlayarak şehrin geleceğinde nasıl bir rol oynadığını vurgulamak istiyor.

Manda yetiştiricisi Kenan Satıcı, Pirinççi Köyü – Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Büyük şehirlerin dışında düzenlenen festivallerin yerel halkla nasıl bir bağı olduğu tartışılır hep. Manda Festivali de ne şehrin içinde ne de dışında: Arnavutköy dönüşümle birlikte şehre eskisinden daha da yakın. Festivali organize ederken ve programı hazırlarken yerel halk ile nasıl bir iletişim gözetiyorsunuz? Manda Festivali buradaki yaşantıda nasıl bir yer ediniyor?
Manda sütünün kullanımını artırmak ve İstanbul’un sulak alanlarını korumak amacıyla yola çıkan Manda Festivali çobanlar, muhtarlar, bölgede yaşayanlar, yerel politikacılar, veterinerler ve manda sütü üreticileri gibi birçok paydaşla beş yıllık süregelen konuşmalar, karşılıklı görüşmeler ve katılımcı atölye çalışmalarının sonucu ortaya çıkan bir organizasyon.
Proje ve süreç, Arnavutköy’deki Yeniköy, Terkos ve Baklalı; Eyüpsultan’daki Akpınar, Ağaçlı, Çiftalan, Odayeri ve Işıklar köylerinden çobanlarla yakın iş birliği içinde geliştirildi. 2021 yılında başlayan bir dizi metabolik çalışmayla proje, yıllar içinde mandaların sulak alanların çevresel rehabilitasyonuna nasıl katkıda bulunduğunu ve yetiştiricilerin mevcut ortak meraları nasıl bulmaya çalıştıklarını haritaladı. Festival, İstanbul’un gıda güvenliğine ve zengin mutfak kültürüne katkıda bulunarak, şehir sakinlerine bu benzersiz ekosistemin önemini fark ettirmede önemli bir rol oynuyor.
CLIMAVORE projesinin arkasındaki Cooking Sections, gıdayı dönüşüm halindeki manzaraları gözlemlemek için araç olarak kullanıyor. Manda Festivali üzerinden yürütülen çalışmalar da manda sütünü, İstanbul’un sulak alanlarını ve mandacılığı merkezine alıyor. Peki manda sütü ve mandacılık, şehirdeki tahribata ve dönüşüme dair neler anlatıyor; ilk kez haberdar olanlar için anlatabilir misiniz?
Son birkaç on yıldır, şehrin hızlı bir şekilde genişlemesi ve kentleşmesiyle ortaya çıkan bir dizi mega altyapı projesi, İstanbul’un sulak alanları ve bu alanların etrafında yaşayan mandalar için bir tehdit haline geldi. Bugün sadece birkaç bin manda kaldı ve hepsinin korunmaya ihtiyacı var. Mandalar, bir dönem madencilikle tamamen tükenmiş ve bitap düşmüş alanlarda dolaşarak, otlayarak, tırnaklarıyla toprakları kazıyarak bu bölgelerin çeşitli türlere ev sahipliği yapmasını ve böylece zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olmasını sağlıyor. Aşırı biyoçeşitlilik ve tür kaybı dönemlerinde şehirlerin insanlar, hayvanlar ve bitkiler için canlı bir yer olmasını sağlamak adına mandalar önemli bir role sahip.
Yine son birkaç on yıldan beri mandalar giderek şehir hayatının dışına doğru itiliyorlar. Ancak geleceğe bakıldığında, şehrin gıda kuşağının bir parçası olan bu eşsiz sulak alanlarının ve habitatlarının korunmasında mandaların rolü oldukça mühim. Ayrıca bu alanlar binlerce göçmen kuşa da ev sahipliği yapıyor. Otlakların sürülmesi biyoçeşitliliğin korunması adına etkili bir yöntem ve bu konudaki olanakların geliştirilmesi için Anadolu Meraları gibi çevreci organizasyonlarla da bir arada çalışıyoruz.

Manda yetiştiricisi Cihan Şimşek, Odayeri Köyü – Fotoğraf: Deniz Sabuncu
3. Manda Festivali’nin afişleri fotoğrafçı Deniz Sabuncu’nun çektiği manda yetiştiricileri ile manda portrelerinden oluşuyor. Sürülerin etrafında kurguladığınız bu görsel kampanyadan ve afişlerin yaratım sürecinden bahsedebilir misiniz?
Manda Festivali, bu yıl mandaların ve manda yetiştiricilerinin görünürlüğünü artırmak amacıyla hazırlanan bir poster çalışmasıyla tanıtımlarına başladı. Aynı zamanda 1 Haziran 2024’te festivalle eş zamanlı gerçekleşecek bir portre yarışması da olacak. Deniz Sabuncu’nun güzel fotoğrafları, İstanbul’un çamuralemlerinin (çamurlu alanlar) benzersiz manzarasını ve mandalar ile çobanlar arasındaki özel ilişkiyi vurguluyor. ‘Manda Güzeli’, ‘En İyi İkili’ ve ‘Savunuculuk Ödülü’ gibi kategoriler aracılığıyla, insanların iklim değişikliği ve sulak alanların yok olduğu bu zamanlarda bu pastoral uygulamaların önemini fark etmelerini umuyoruz.
Günlük şehir hayatındaki içten anları yakalama konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olan Deniz ve onun dokunaklı fotoğraflarının bu ilişkileri etkili bir şekilde tasvir ettiğini görmek bizi çok gururlandırıyor. Ayrıca, mandaların bir zamanlar arsalarında özgürce dolaştıkları bu gayrimenkul projelerinin arasından sıyrılıp şehri ele geçirdiklerini görmek de oldukça çarpıcı.
Manda Festivali şehirde kalıcı olacak demiştik. Festivalin yanı sıra tüm bu projenin bir diğer uzantısı da Kurtuluş’taki Çamuralem Muhallebicisi. Burası hem manda sütünden yapılan ürünler satılacağı hem de sergi alanı olarak işlev görecek bir yer. Çamuralem’in bir muhallebiciye dönüşme fikri nasıl ortaya çıktı?
Çamuralem, ilk olarak Eylül 2022’de 17. İstanbul Bienali için Cooking Sections tarafından bir enstalasyon olarak açılmıştı ve bu tarihler ayrıca 1. Manda Festivali’nin gerçekleştiği zamana da denk geliyor.
Projenin amacı en başından beri, Çamuralem için kalıcı bir yer bulmak ve çobanların, mandaların ve onlara bağlı türlerin hayatlarını ve geçimlerini destekleyebileceği yollar geliştirmekti. Bugün EK BİÇ YE İÇ ev sahipliğinde ve Royal College of Art’taki CLIMAVORE x Jameel tarafından geliştirilen Çamuralem, şimdi Şeref Meriç Sokak 2-1 A, Feriköy, Kurtuluş’ta bulunuyor ve şehir merkezindeki çamurluk alanların bir uzantısı olarak faaliyet gösteriyor.
Burada insanlar sulak alan ekolojileri hakkında derslere ve sohbetlere katılabilir; Türkçe, Kürtçe, Yunanca, Ermenice ve Bulgarca manda şarkılarından oluşan bir seçki dinleyebilir ve manda yetiştiricilerinden temin edilen sütle yapılmış sütlaç, muhallebi, kaymak ve yoğurt gibi ürünlerin tatlarına bakabilirler. Çamuralem ürünlerini çok yakında şehirdeki şefler, restoranlar ve dükkanlar da temin edebilecek. Dolayısıyla sabırsızlıkla beklediğimiz daha çok şey var.
Bu proje aynı zamanda yerel aşçılık okullarıyla da iş birlikleri yaparak İstanbul’un sulak alanlarından manda sütüyle denemeler yapmak isteyen gıda mühendisleri ve genç şefler için fırsatlar oluşturacak ve şehirdeki son manda yetiştiricilerine de destek sağlamış olacak.

Çamuralem Muhallebicisi – Fotoğraf: Furkan Şimşek
Tarih yaklaşıyor: Manda Festivali’ne geleceklere neler söylemek istersiniz?
Bu sene 1 Haziran 2024’te Ağaçlı köyünde düzenlenecek Manda Festivali’nde biz katılın ve lezzetli yiyeceklerin yanı sıra müzik, yürüyüş ve atölye çalışmalarıyla dolu bir gün geçirin. İstanbullular için mandaları tanımak ve onların yaşam alanlarını koruyup geliştirmek adına nasıl destek olabileceklerini öğrenme fırsatı sunan harika bir etkinlik bu. İstanbul’un son sulak alanlarını kaybetmemesi çok önemli, bu yüzden doğal yaşamı sizinle kutlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Manda yetiştiricisi Müslüm Aybaş, Yeniköy Köyü – Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Festivalde Bu Yıl Neler Var?
1 Haziran’da üçüncüsü düzenlenecek olan Manda Festivali, birçok farklı etkinlik ve atölye ile dolu dolu geçecek. Gelin birlikte dadanalım:
Yerel Üretici Pazarı: Yerel üreticiler ve manda sütü ürünleri üreticileri, Postane Adil Gıda Topluluğu ile birlikte kurulan pazarda bir araya gelecek. Bu pazar, adil gıdanın önemini vurgularken, üreticilere ürünlerini satma ve yeni işbirlikleri kurma fırsatı sunacak.
Atölyeler ve Yürüyüşler
- EK BİÇ YE İÇ Gastronomik Çocuk Atölyeleri: Bu eğlenceli aktivite de çocuklara özel gastronomi eğitimi verilecek.
- Metabolic Yürüyüşler: Sulak alan ekolojisini tanıtmak için uzmanlar eşliğinde düzenlenecek bu yürüyüşlerde mandalar, endemik bitkiler ve sulak alanlar hakkında bilgiler verilecek.
-
- Ağaçlı Muhtarı + Botanikçi Yürüyüşü: Ağaçlı köyünde topluluk liderliğindeki çevre koruma uygulamaları gösterilecek.
- Kuzey Ormanları Savunması: Kuzey Ormanları’nda doğa yürüyüşü.
- Mandacı Yürüyüşü: Yerel çobanlar tarafından düzenlenen manda otlatma yolları yürüyüşü.
- Anadolu Meraları ile Yürüyüş: Köy meralarında yenileyici otlatma yürüyüşü.
Portre Yarışması: Festivalde bir ilk… Profesyonel fotoğrafçılar tarafından çekilen manda ve manda yetiştiricilerinin portreleri bu yarışmada bir araya gelecek. En iyi portre jüri tarafından seçilecek ve ileride festival afişlerinde kullanılacak.
Müzik Performansları: Coşkulu sahne performanslarına her daim dadandığımız Cümbüş Cemaat de Manda Festivali programında. Müzikleriyle baharı, doğayı ve mandaları kutlamak için o kadar sabırsızlanıyoruz ki! Festival boyunca ayrıca Arnavutköy müzisyenleri katılımcılara eğlenceli (ve hareketli) anlar yaşatacak.
Yemek Servisi Yerel üreticilerin ve EK BİÇ YE İÇ’in hazırladığı lezzetli yemekler festivalde satışa sunulacak. Ayrıca, Çamuralem Muhallebicisi’nin manda sütü ürünleri de tadılabilecek.
Çamuralem Muhallebicisi: Bir Lezzet Durağı
Festivalin yanı sıra, İstanbul’un sulak alanlarında üretilen manda sütü tatlıları satan Çamuralem Muhallebicisi de Kurtuluş’ta yeni mekanında hizmet vermeye başladı. Perşembe’den Cumartesi’ye kadar 12:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek bu mekan, aynı zamanda bir sergi alanı olarak da işlev görüyor.