Birkin ya da Wirkin: Bizim büyük tüketim çılgınlığımız ve bir çantanın temsil ettikleri

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Sosyal medya sağ olsun, lüks tüketim hiç olmadığı kadar gözümüzün önünde. Sınıf farkı, yaşamaya dair dertler arasındaki uçurumlar, hayatın her alanında yüzümüze tokat gibi iniyor. Üzerimizde pijamalarımız, telefonumuzda bankaların yanıt bekleyen cevapsız çağrıları, hiç aklımızdan çıkmayan gelecek kaygıları derken bir yandan da farklı dünyaları izlerken buluyoruz kendimizi. Ekranlar aracılığıyla farklı başka hayatlara konuk oluyoruz.

O ihtişamlı yaşamlar, almayı hayal dahi edemeyeceğimiz lüks markaların ürünleri, mekanlar… Hem ulaşılmazlar hem de bir şekilde çok yakınımızdalar… Sosyal medyanın gündemindeki bir çanta da bu durumun son örneği.

Walmart Birkin. Evet, iki isim de çok tanıdık.

Birkin ile başlayalım önce. Fransız Hermès markasına ait bu çanta, bir çantadan çok daha fazlası. Bir statü sembolü. Ona ulaşmak öyle kolay değil. Yani bu çantayı almak için siz seçmiyorsunuz, o sahiplerini seçiyor. Çantayı satın almanın bir “kültürü” var. Hermès koleksiyonu sahibi Angelique Chamberlain, böyle tanımlıyor süreci. Örneğin marka, çantanın az ulaşılabilirliğini korumak için müşterilerine bir kota koyuyor. Yılda ikiden fazla Birkin çanta alamıyorsunuz. Ayrıca ‘’Birkin alabilecek statü’’ye erişebilmek için markadan belirli bir miktarda alışveriş yapmış olmanız gerekiyor; ancak düzenli harcayan sadık bir müşteriyseniz Birkin’e yaklaşabilirsiniz. Çünkü bu da yeterli değil, bir de yıllar süren bir bekleme sırası var önünüzde engel. Öyle bir çanta işte…

Nasıl üretildi derseniz… İkonik çantanın arkasında kendisi kadar ikonik bir hikaye var. Takvimler 1984’ü gösterirken efsanevi şarkıcı ve oyuncu Jane Birkin, Paris’ten Londra’ya uçuyor. Yanında Hermès’in yönetim kurulundan Jean-Louis Dumas var. Aksilik bu ya, Birkin’in birçoğu çocuklarına ait eşyaları çantasından düşüyor, etrafa saçılıyor. Dumas tam bir centilmen olarak dağılan eşyaları topluyor. Bu aksiliği konuşurken Birkin, Dumas’a “bavulunun yarısı büyüklüğünde” bir çanta istediğini söylüyor. Hatta uçaktaki ihtiyaç torbalarından birine çantanın tasarımını çiziyor. Sohbetin sonunda ortaya Birkin efsanesi çıkıyor. İsmini de tabii Jane Birkin’den alıyor. Yıllar yıllar sonra Jane Birkin’in çanta benden meşhur demişliği bile var. Rivayetlere göre Birkin’in telif ücreti her yıl hayır kurumlarına bağışlanıyor. Çantanın en önemli özelliği zarif ama bir o kadar da rahat ve sağlam olması. Ama aynı zamanda bir statü sembolü…

Bu özelliği de ününe ün kattı. Hatırlayın, bir Sex and the City bölümünde, Samantha çantayı almak beş yıllık bekleme listesine girmek zorunda kalmıştı. Victoria Beckham, Lady Gaga, Kim Kardashian, Jennifer Lopez; Birkin’in en yakın arkadaşlarından. Beyoncé’nin Birkin çantalarından oluşan bir koleksiyonu olduğu söyleniyor. Cardi B’nin henüz beş yaşındaki kızının pembe bir Birkin’i var. Liste uzar gider….

Yıl 2025, Birkin bazıları için hâlâ bir gözbebeği. Ama bir statü sembolü mü? Artık o kadar emin değiliz, çünkü artık herkes bu çantayı alabilir halde.

@cryterion_edit

It‘s not a Bag. It‘s a Birkin! #sexandthecitynewyorkk #birkinhermes #janebirkinsbag #hermes #hermesbirkin #hermesbag #itsnotabagitsabirkin #KimCattrall #samanthajones sexandthecity

♬ original sound – Cat – CRYTERION

80 dolarlık bir Birkin yani Wirkin!

Nasıl olduğunu ise bir TikTok paylaşımından öğrendik. @StyledByKristi isimli bir TikTok kullanıcısı, bir kutudan parlak yeşil bir çanta çıkarıyor. Çantaya hayranlığını dile getirdikten sonra o büyülü sözleri fısıldıyor: “Walmart’ta 80 dolara satılan bu çantayla Birkin almış gibi davranabilirsiniz.”

@styledbykristi

Walmart Birkin. Thanks for the recommendation @Jessi My 💚 She has them linked in her LTK. I don’t have an LTK so go use hers!! They sell out fast so you just have to just keep checking back!

♬ original sound – StyledByKristi

Böylece Walmart’ta (Dünya çapında satış yapan ABD merkezli bir perakende mağaza zinciri) satılan 80 dolarlık bu çanta, ikonik Birkin çantasına tıpatıp benzerliğiyle viral haline geldi. Walmart’ın geçen sene hem internet sitesinde hem de mağazasında satmaya başladığı çantanın Birkin’e benzerliği videolar sayesinde geniş kitlelere ulaştı. Bu durum çantayı daha da popüler hale getirdi.

Etkileşimi gören Tiktok kullanıcıları, bu ilgi kırıntısından faydalanmak için Wirkin (evet, “Walmart” ve “Birkin”in bir birleşimi) çantayı sipariş edip kutu açma videoları çekmeye başladı. Gelen yorumlar da çeşitli… Kimileri link istiyor, kimileri çantayı soruyor büyük bir çoğunluk da Birkin ile benzerliğine değiniyor. Tabii lüks tüketim, taklit ürün kullanımı üzerine tartışmalar da hemen arkasından geldi.

@moriahcrobinson

If you have any tips for getting the wrinkles out, LMK! #walmartbirkin #walmart #walmartfinds

♬ original sound – Moriah | Mom Vlogs 🫶🏼

Akla gelen ilk soru, Walmart’ın bilinçli olarak Birkin’i taklit edip etmediğiydi. Forbes’a göre bu doğrudan yanıltıcı yani taklit bir ürün değil. Yani bu amaçla üretilmemiş. Benzetmelerin ve yorumların tamamı kullanıcılardan gelmiş. Ancak Walmart Kanada internet sitesinde çantanın “Birkin tarzı çanta” olarak tanımlandırıldığını da not düşelim. (She knows!)

Taklit ve sahte ürünler, markaların uzun süredir mücadele ettiği(!) bir “sorun.” Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin (Office de l’Union européenne pour la propriété intellectuelle) 2021 tarihli bir raporu, sahte ürünlerin dünya çapındaki ticaretini “önemli ve büyüyen bir tehdit” olarak nitelendiriyor. Rapora göre, sahte ürün üreticilerinin favorisi çantalar.

Wirkin’in kullananlar, benzerlikten öte çantanın ne kadar rahat ve konforlu olduğunu söylüyor. Birkin alma statüsünü önemsemeyenler çoğunlukta. Hatta bu durumun bir statü haline gelmesini eleştirenlerin sesi da hayli yüksek. Birçok kişi, orijinal Birkin’in yaratım sürecini de hatırlattı. Bir annenin çocuklarının tüm eşyalarını sığdırıp kolaylıkla taşımasına olanak sağlayan bu çantanın, çok pahalı bir çantaya dönüşmesinin asıl amacına ihanet olduğunu düşüneneler de vardı. Hatta Jane Birkin’in kendisinin Wirkin’i destekleyeceğini söyleyenler de…

Karşı cephede neler oluyor derseniz… Kimileri -çantaya sahip olmasa da- bu kaliteli marka ve çantanın bir sembol olduğunu, söz konusu taklitlerin zanaate zarar verdiğini öne sürdü.

@jessi.my

This has been a wild ride 🤣🤣🤣 #fyp #Wirkin #walmart #walmartbirkin #viralvideo

♬ original sound – blunder policy

Thoughtful Threads adlı bir podcast sunan moda yorumcusu Jenn Celeste, programında bu konuyu ele aldı. Birkin’den Wirkin’e uzanan bu sürecin “algoritma odaklı sosyal medya akışlarının tüketim üzerindeki sorunlu etkilerine” bir örnek olduğunu söyledi. Glamour’a ise durumu şu sözlerle yorumladı:

“Bir zamanlar Hermès dünyasına aşina, küçük bir kitlenin gözdesi olan  bu çanta, algoritma ve sosyal medyada sayesinde yaygın bir statü sembolüne dönüştü. Şimdi de Wirkin… Wirkin alanların çoğu çantayı sevip kullanışlı olduğunu düşünebilir. Ancak ultra zenginler kendilerine yeni marka ve ürünler buldukça Wirkin’lerin sonunun ikinci el satış siteleri ya da çöp olma ihtimali yüksek. Ayrıca bugünün Hermès meraklıları zanaatten çok statüye öncelik veriyor. Çünkü gerçekten kaliteyi önemseselerdi, bir Wirkin’i tercih etmezlerdi.”

Bir yanda da Wirkin üzerinden zenginlere duyulan öfke ve nefret de daha görünür hale geldi. İnsanlar,  Birkin çantasını “özel bir şey” olarak görmediklerini söylemeye başladı, herkesi taklit versiyonu almaya davet etti. Böylece çantanın itibarını önemsizleştirmeye başladılar. Bir TikTok kullanıcısının yorumu da içlere su serpen cinstenti: “Walmart Birkin çantasına Wirkin deniyor çünkü çalışan sınıf için üretilmiş.” (“Wirkin” İngilizcede “çalışmak” anlamına gelen “working” kelimesiyle aynı telaffuza sahip.)

Ne Hermès ne de Walmart, Wirkin hakkında henüz bir şekilde yorum yapmadı. Ancak Hermès olayın peşini bırakır mı çok emin olamıyoruz. Zira milyonlarca dolarlık cirosu olan bu şirket söz konusu telif ve marka ihlali olduğunda “hassas” bir o kadar da agresif. Fransız marka, İzmir’de ismi Hermès Sahaf olan bir işletmeyle de hukuki savaş halindeydi. Bugüne dek yargının hep Hermès lehine karar verdiğini de not düşelim.

İtiraf edelim, tüm bunları görmek, bu “dertleri” konuşmak bile insana yük oluyor.  Sonuçta orijinal Birkin -ki kimilerine göre bir sanat eseri değerinde- değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek.

Bir başka gözle bakınca Wirkin de tüketim kültüründe gürül gürül akan başka bir akıma dönüştü. Yani Wirkin’i destekleyenler de eleştirdikleri şeyin başka tezahürüne hizmet etmiş oluyor. Zira bu taklit ya da muadil ürünler de viral oluyor. Sosyal medya kullanıcıları bu kez de bu ürünleri satın almaya başlıyor. Bu kez satın aldıkları şey, statü değil de herkeste olanı alma isteği oluyor. (Bu da bir başka statü değil mi?)

Ancak odağı tüketim olan moda endüstrisi tam da bunun üzerine kurulu değil mi? Hadi hatırlayın, Şeytan Marka Giyer filminin o unutulmaz sahnesini… Miranda Priestly’nin moda endüstrisinin biz ne giyeceğimizi seçtiğimizi zannederken işlerin pek de öyle olmadığını hatırlatan, o meşhur buz mavisi kemerle ilgili söyledikleri…

Bir ürün ya da mekân kısa sürede viral haline mi geldi? Hikayenin devamını biliyoruz artık. O ürünün muadilleri, mekânın benzer konseptli versiyonları çıkıyor hemen ortaya. Belki o “en” ya da “ilk” olana gidemiyor ya da alamıyoruz ama başka yollarda da olsa hazza farklı şekillerde ulaşıyoruz. Wirkin ya da Birkin fark etmez… Markaya, sağladığı statüye, kullanan isimlerle farklı da olsa ortak bir nokta bulmaya çalışmak… Hazzın büyüğü küçüğü, çakması ya da orijinali olmuyor mu ne? Bu da bizim büyük ve sonsuz çaresizliğimiz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin