Sardı korkular: Chat GPT-4o işimizi (ve hatta hayatımızı) elimizden alır mı?

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Aslında uzun zamandır başka başka isimler altında hayatımızda olsa da yapay zeka lafını son bir sene içerisinde daha da sık duyar olduk. ChatGPT’nin yükselişi, yapay zekayla üretilmiş görseller, dilden dile anında yapılan çeviriler derken bir anda yapay zeka hararetli sohbetlerin trend konusu oldu. (Yapay zekaya fal baktıranları, dilekçe yazdıranları bile gördü bu gözler…) Yapay zekayla donatılmış hayatlarımız gün geçmiyor ki yeniliklerle daha da gelişmesin. Şimdi ise OpenAI yeni ve bedava ürünü GPT-4o ile yapay zeka yarışında rakiplerinin önüne geçti. Her anımızda yanımızda olabilecek, “kişisel asistan” gibi çalışabilecek, ödev yapacak, plan-program hazırlayacak ve hatta daha da ötesine geçecek; hikayeler yazabilecek, resim yapabilecek ve daha pek çok farklı yetiye sahip bir üründen bahsediyoruz. Bir insanın yapabildiği işleri bir nevi taklit edebilmek, daha hızlı yapabilmek veya daha “iyi” yapabilmek üzerine bir deney tahtası oldu yapay zeka. Daha taze taze bu kadar hayatımıza girmişken, bilim kurgu hikayeleri sebebiyle çoktan korkulu rüyamız olmuştu bile. Kimilerine göre yapay zeka bize bir kabusu yaşatmaya çok yakın. Bazıları için ise hayatı kolaylaştıran bir yardımcı gibi… Biz de bu iki uç arasında gidip gelirken adeta iPhone gibi her sene bir yeni modeli çıkan GPT’ye ve onun yeni modeli GPT-4o’ya dadanıyoruz.

Joaquin Phoenix GIF by Filmin - Find & Share on GIPHY

Daha samimi, daha ‘‘insansı’’

ChatGPT’nin üreticisi OpenAI 13 Mayıs’ta son model ürünü GPT-4o’yu piyasaya sürdü. Bir süredir kullanıcılarına bedava sürüm olan GPT-3’ü ve onun paralı bir versiyonu olan GPT-4’ü sunuyordu. GPT-3’te de diğer yapay zeka asistanları gibi işliyordu aslında: Bu botla derin sohbetlere dalmak, ona motivasyon mektubu yazdırmak, matematik soruları çözdürmek mümkündü. (Artık herkesin yapay zekayla ilişkisi kendine…) OpenAI’ın teknoloji müdürü GPT-4o’yu şu şekilde tanımladı “… GPT-4o, GPT-4 düzeyinde zekaya sahip, ancak metin, ses ve görüntü kabiliyetlerinde çok daha hızlı ve gelişmiş durumda.” Tabii ki de GPT-4’ten sonra daha etkili bir modelin tüm kullanıcılara bedava olması şaşırttı. İçinde ne var diyecek olursanız, en büyük farkı eski modellere göre çok daha hızlı bir şekilde bilgileri işleyebilmesi. Bunun dışında bir de artık istenilen doküman, görsel ve ses buraya yüklenebiliyor ve bu içerikler hakkında da sohbet edilebiliyor. OpenAI’ın CEO’su Sam Altman blog yazısında kendisi de itiraf ediyor, “Aynı filmlerdeki AI’lar gibi hissettiriyor. İnsansı seviyede cevap verme ve kendini ifade etme kabiliyeti büyük bir dönüşüm”.

Ürünün demo videosunda GPT’ye çeşitli görevler veriliyor. Aynı Siri ya da Hey Google gibi sesli komutları da rahatlıkla algılayan bu yeni GPT gerçek zamanlı çeviri bile yapabiliyor. Biz bunu tanıtım videosundan gördük, gerçek hayatta ne kadar etkilidir bilmiyoruz. Farklı ses tonlarında konuşabilme, sesli hikaye anlatabilme gibi farklı kabiliyetler de geliştiren GPT, artık sıradan bir chat bottan ziyade bir ses asistanı olarak da başarılı bir şekilde çalışmaya başladı.

Aynı videonun devamında sunuculardan biri GPT’ye “Şimdi sana nasıl göründüğümü gösteren bir selfie yollayacağım ve senin hangi duyguları hissettiğimi tahmin etmeni isteyeceğim” diye soruyor. Onu mutlu gördüğünü söyleyen GPT bunu oldukça samimi, hafif neşeli bir tonla iletiyor. Üzerine aslında onun, yani yeni GPT modeli hakkında bir sunum yaptıklarını söylediklerinde GPT, “böyle yapma beni utandırıyorsun” diyor. Bu samimi sohbetten sonra aklımızdan anında “Her” filmi geliyor tabii ki. Scarlett Johansson’un seslendirdiği bir chatbot olan Samantha’yla Joaquin Phoenix’un canlandırdığı Theodore’un aşk yaşadığı bu hikaye artık kimseye çok da uzak bir olasılık gibi gelmiyor sanki.

GPT-4o yapabildikleriyle hepimizi hızlıca etkilemeyi başarsa da yine de birtakım hatalar çıkmıyor değil. Mesela yine demoda gülümseyen adamı tahta bir yüzey zannettiği, daha gösterilmemiş bir hesaplamayı çözmeye başladığı anlar da oldu. (Yazık.) Belki de şu düşünce bu teknoloji anksiyetemizi birazcık da olsa rahatlatmayı başarabilir: ”Daha hâlâ oralara gelmedik, neyse ki…”

Artificial Intelligence No GIF by ADWEEK - Find & Share on GIPHY

Neden korkuyoruz?

Bir yandan bu teknolojiler birçok kişinin hayatına destek olurken bir yandan da yıllardır korktuğumuz o karanlık geleceğe doğru ilerleyip ilerlemediğimizi sorguluyoruz. Bir taraftan Hollywood yazarlarının grevleri, öte yandan yapay zeka şirketlerine açılan davalar, intihal olayları ve insan kabiliyetlerinin topyekun kenara atılma ihtimalleri herkesin tüylerini ürpertiyor. Gittiğimiz en uç noktada da dünyayı ele geçiren ve insanlığı komple köleleştiren yapay zekalar var tabii ki. Bizim kurgular ve korkular kolay kolay bitmez. Zaten kabuslar da hayata hazırlık değil midir?

Git gide büyüyen ve teknoloji devleri dünyasında kendine yer bulabilen bir hale geldi OpenAI. Bloomberg’in haberine göre Apple’la da iş birliği yaparak Apple’ın operasyonel sistemleri içerisinde yer alacak. Dünya üzerindeki etkisinin (hem ekolojik hem ekonomik) artmasıyla paralel her geçen gün yeni bir telif davasıyla yüz yüze geliyor OpenAI. New York Times gibi büyük gazeteler OpenAI’ı yapay zeka modellerini yasal olmadan, rızasız bir şekilde kendi içerikleriyle eğittiklerini iddia ediyor.

New York Times gibi büyük medya şirketlerinin süregelen davaları, korkuyla geleceği gözetleyen “kreatif sektör” ve robotsulaştırılmaktan, yalnızlaştırılmaktan korkan, “bir gün ya bir yapay zekaya aşık olursam” diye düşünmeden duramayan aklımız… Tüm bunlar zihinlerde bir şekilde dönüp dururken her sabah yeni teknolojik ihtimallere uyanan farklı sektörler yarının ne olacağını tahmin etmekte oldukça zorlanıyor. Zaten korkular da şimdiden değil, gelecekten ve görünmeyenden çıkıveriyor. Biz gönlümüzü ferah tutalım, ne olur ne olmaz, yapay zekaya konuşurken ona nazik nazik cevap verelim, teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin