5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (10-16 Ocak)
Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…
1) Bradley Cooper annesinin Erkenci Kuş hayranı olduğunu anlattı.
Bu haftanın en neşe veren olaylarından biri, Bradley Cooper’ın annesinin Erkenci Kuş hayranlığı oldu. Türkiye’nin bir soap opera cenneti olduğu malum. Ünümüz Latin Amerika’dan, Orta Doğu’ya, Balkanlara ve Avrupa’ya uzanıyor. Dizilerimizin bu bölgelere pazarlanması, geniş hayran kitleleri oluşturması, Türkiye’deki film ve dizi sektörünü baltalasa da, önemli bir başarı.
Bu hafta Bradley Cooper, İtalyan asıllı annesi Gloria Campano’nun bir Erkenci Kuş hayranı olduğunu açıkladı. Cooper, konuk olduğu “The Joe Rogan Experience” podcast’inde pandemi döneminde annesinin “Erkenci Kuş” dizisine tutkuyla bağlandığını, Can Yaman için “dünyanın en iyi oyuncusu” dediğini, “360 bölümün tamamını dört-beş kere izlediğini” anlattı. (Bizde dizi 51 bölüm ama bölünerek satıldığı için 300’lere çıkmış). Bradley Cooper da dizi hakkında “Dizi gerçekten iyi” dedi ve Can Yaman ile Demet Özdemir’i övdü. En komik kısımlardan biri de Cooper’ın annesi için “Hallmark’tan mezun olup Türk dizilerine geçti” demesiydi.
@platcorn Bradley Cooper, Erkenci Kuş dizisi ve dizinin başrol oyuncuları Can Yaman ile Demet Özdemir hakkında konuştu.
2) Mark Ruffalo’dan Altın Küre’de politik çıkış
Hollywood şu adamın yüzü suyu hürmetine dönüyor diyebiliriz. Mark Ruffalo, 11 Ocak’ta düzenlenen Altın Küre ödüllerine “Be Good” yazılı bir rozetle katıldı. Rozetinin, geçtiğimiz günlerde ICE tarafından sokak ortasında öldürülen Renee Good için olduğunu söyledi. “Olan biten hakkında yalan söyleyen bir başbakan yardımcımız var. Yasadışı olarak işgal ettiğimiz Venezuela’yla bir savaşın ortasındayız. [Trump] dünyaya uluslararası hukukun kendisi için önemli olmadığını söylüyor. [Trump] adam hüküm giymiş bir suçlu, tecavüzcü, pedofili. Dünyanın en kötü insanı. Dünyanın en güçlü ülkesinin kaderini bu adamın ahlakına emanet ediyorsak, hepimiz büyük beladayız demektir” açıklamasında bulundu. “Bu olanlar normal değil, bu yüzden nasıl sessiz kalabilirim bilmiyorum ve kendimi hasta hissediyorum” diye ekledi.
Kırmızı halıda verdiği bir başka röportajda da “Ortam ne kadar eğlenceli?” sorusuna, “Sizinle dürüst olacağım, kendimi çok iyi hissetmiyorum” yanıtını verdi. “Bugün Amerika sokaklarında Renee Good adlı bir kadın öldürüldü… Bu çılgın olaylar yaşanmıyormuş gibi davranabileceğimi sanmıyorum” dedi. Sözlerine “İnsanlar kiralarını ödeyemiyor, yemek alamıyor, sigorta yapmak imkansız. İnsanlar aileleri ve sağlıklarıyla ilgilenemiyorlar” diye devam etti. “Bütün dikkatimizi buna vermeliyiz” dedi.
@entertainmenttonight Mark Ruffalo is speaking out against the murder of Renee Good and more at the GoldenGlobes. #markruffalo
♬ original sound – Entertainment Tonight – Entertainment Tonight
Ruffalo dışında Wanda Sykes, Natasha Lyonne, Jean Smart ve Ariana Grande gibi isimler de törene “Be Good” ve “ICE Out” yazılı rozetlerle katıldılar.
3) Leonardo DiCaprio Altın Küre’de kime laf atıyordu?
Altın Küre demişken, oradan bir haberle daha devam edelim. İnternette bu hafta, Altın Küre töreninde Leonardo DiCaprio’nun bütün mimiklerini sergileyerek karşısındaki kişiye laf attığı ‘gizemli’ bir video viral oldu.
@tismejackieg @CBS Studios you rang??? I just know he was talking to Teyana 🤭#goldenglobes2026 #leonardodicaprio #lipreading #lipreadinggirl deaf deafcommunity deafculture deafawareness hardofhearing hoh signlanguage tismejackieg Disclaimer: Lipreading is not a reliable form of communication, all statements are alleged. 🫶
İşitme engelli içerik üreticisi Jackie G.’nin dudak okumasından öğrendiğimize göre, Leonardo karşısındaki kişiyle, K-Pop Demon Hunters ödülü açıklandığında “K-Pop kim?” diyerek şaşkınlık geçirdiği için alay ediyordu. İnternet, Leonardo kime laf ediyordu diye çalkalanırken, yanıtımızı aldık: O kişi Teyana Taylor’mış. Taylor, Access Hollywood’a yaptığı açıklamada, “Evet, benimle konuşuyordu. K-Pop Demon Hunters hakkında konuşuyorduk galiba, çünkü onlar kazandığında çok sevinmiştim, çünkü çocuklarım K-Pop Demon Hunters’ı çok seviyor” dedi. Ya Leonardo, sen kim K-Pop kim öncelikle? Hayır, 25 yaş şakası yapmayacağım. Teyana’nın iki tane çocuğu var ve K-Pop bilmemesi imkânsız. Leonardo, tuhafsın ve muhteşem bir oyuncu olmasan çekilmeyeceksin. Kışları iklim aktivistliği yapıp, yazları üç ay teknende fosil yakıt partisi verme ve Mark Ruffalo gibi bir şeyler yap biraz…
@accesshollywood The mystery has been solved! We now know who Leonardo DiCaprio was talking to during his viral #GoldenGlobes moment! #awardseason
4) Beckham ailesinde Yaprak Dökümü
Victoria Beckham da acaba Ali Rıza Bey gibi “Sizler lale devri çocukları değil, benim çocuklarımsınız!” diye cinnet geçiriyor mudur diye sormadan edemiyoruz. Ne olacak bu ailenin hali? Zenginlik batıyorsa bize verin…
Victoria ve David Beckham’ın kendini bir türlü bulamayan oğulları Brooklyn Beckham’ın Nicola Peltz ile tuhaf derecede tutkulu (hatta saplantılı) ilişkisi, evlilikleri, sonrasında ailede yaşanan çalkantılar uzun süredir internet aleminin gündemindeydi. Brooklyn’in her yerine Nicola dövmeleri yaptırması, ikilinin bitmek bilmeyen aşk pozları… Tamam genç aşıklar, tamam siz farklısınız, tamam… Nedenini tam anlayamadığımız şekilde, Brooklyn’in Beckham ailesiyle uzun yıllardır süren bir sorunu var. Bu hafta ipler tamamen koptu ve Brooklyn ailesini resmen sildi. Baştan söyleyelim; ‘Nicola geldi de aileyi karıştırdı’ diye bir şeyi kabul etmiyor, eve düşen yıldırım hikayelerine çok ama çok mesafeli yaklaşıyoruz. Belli ki olay Brooklyn’de bitiyor.
Baştan bir hatırlayalım, 2022 yılından beri neler olmuştu?
2022 yılında Nicola’nın düğün için Victoria’nın tasarımlarından birini giymeyi reddettiği yönünde haberler çıkmıştı. İlk kriz haberleri de böyle başlamıştı. O dönem Nicola Variety’ye “Giyecektim ve gerçekten giymek istiyordum ama birkaç ay sonra, atölyesinin bunu yapamayacağını fark etti, bu yüzden başka bir gelinlik seçmek zorunda kaldım” demişti. Aynı röportajda Brooklyn de bu söylentileri yazanlar hakkında “Her zaman insanları küçük düşürmeye çalışacaklar. Ama herkes iyi geçiniyor, bu da iyi bir şey” açıklamasında bulunmuştu. Off, siz drama çıkarmasanız, röportajlar vermeseniz kimsenin sizinle ilgilendiği yok ki. Bir de “Bizi aşağı çekmeye çalışıyorlar” demez mi. Neyse, devam edelim.
2022’den 2024’e uzanan yıllarda ailenin arası gayet iyi görünüyordu. Nicola ve Victoria birbirlerinin işlerini desteklediler, Nicola “Lola” adlı berbat bir film çekti, aile ona bile destek oldu. Nicola ve Brooklyn 2023 ve 2024 yılbaşını Beckham ailesiyle birlikte geçirdiler vs. vs. Yine arada “fotoğraf koydu, fotoğraf sildi, onu beğendi, bunu beğenmedi” gibi önemsiz haberler çıkıyordu ama her şey sütliman görünüyordu.
2024 yılında Nicola, Victoria Beckham’ın 50. yaş doğum gününe katılmadı ama Instagram’dan “Güzel kayınvalidem @victoriabeckham’ın doğum günü kutlu olsun. Seni kutlamak ve sana sarılmak için yanında olamadığım için çok üzgünüm, seni seviyorum” şeklinde bir paylaşımda bulundu. Brooklyn de InStyle röportajında “Çılgın bir çocukluk geçirdim ama çok mutluydum. Dünyanın en iyi anne ve babasına sahibim” falan dedi.
Geldik 2025 yılına. Önce Nisan ayında Brooklyn’in kardeşi Romeo ile arasında sorunlar olduğu haberleri düştü önümüze. Romeo, Kim Turnbull’la bir ilişkiye başladı. Sosyal medyada da Kim’in daha önce Brooklyn ile bir ilişkisi olduğu, kardeşlerin de bu yüzden arasının açıldığı haberleri çıkmaya başladı. Kim Turnbull, Brooklyn’le arasında bir ilişki olmadığını sadece okul arkadaşı olduklarını söyledi.
Mayıs ayında ise Brooklyn ve Nicola çifti, David Beckham’ın 50. yaş doğum gününe katılmadılar. Bunun nedeninin de Brooklyn’in Kim ile aynı ortamda olmak istememesi olduğu yönünde haberler yapıldı. (Of o kadar saçma ki, yanlış haber olmalı). Yine Mayıs ayında Brooklyn Instagram’dan Nicola için “Benim tüm dünyam x Her zaman seni seçeceğim” yazdığı bir paylaşım yaptı. Peki… Aşk neden bu kadar kırocasın demek istiyoruz.
Bu arada 2025 yılında, Brooklyn ve Nicola’nın düğünlerinde yaşanan bir olay hakkında haber aldık. Habere göre, düğünde dans pistine çıkma zamanı geldiğinde Marc Anthony “Odadaki en güzel kadını sahneye davet ediyorum… Victoria Beckham” demiş ve Nicola da ağlayarak dışarı çıkmış. Haber kaynağına göre, Brooklyn ve Nicola, düğün dansları için sahneye davet edilmeyi bekliyorlarmış ve Victoria anons edilince çok garip bir durumda kalmışlar. E tamam da, o zaman Marc Anthony’ye kızsanıza, Victoria’nın suçu ne? Neyse ben de bu insanlara normal insan muamelesi yapıp laf anlatmaya çalışıyorum (evet, onlar da bu yazıyı okuyor).
2025 Ağustos ayında, Brooklyn ve Nicola bir “yemin yenileme” töreni, yani ikinci bir düğün yaptılar. Güya bu sefer her şey ikilinin istediği gibi olacakmış. Törende kimler yoktu dersiniz: Beckham ailesinden hiç kimse! Beckham ailesinin bu ikinci düğünden haberi bile yokmuş!

2025 Aralık ayında Brooklyn, ailesiyle tüm bağlarını kopardı; tüm Beckham ailesini Instagram’dan engelledi, Noel’i Nicola’nın ailesiyle birlikte geçirdi ve bu süreçte birbirinden garip pozlar paylaştılar.
David Beckham Noel paylaşımına Brooklyn’i de dahil ederek “Hepinizi seviyorum” diye yazdı. Bunun üzerine öğrendik ki Brooklyn, anne ve babasına sosyal medyada kendisi hakkında paylaşım yapmamaları veya konuşmamaları, yalnızca avukatları aracılığıyla iletişim kurmaları gerektiğini iletmiş! Bir kaynağa göre, Brooklyn’in mental sağlığı bu paylaşımlardan kötü etkileniyormuş ve bütün bu olayların temelinde ailesinin Brooklyn’i bir yetişkin değil de bir çocuk olarak görmesi varmış. 100 yaşına da gelsen ailen için çocuk kalırsın Brooklyn… Neyse, aile içi işleri biz bilemeyiz ama ortada çocukça davranışlar olduğu kesin!
5) Chiara Ferragni’nin Pandoro skandalında son durum
Dünyanın ilk ve en ünlü blogger’larından, içerik üreticilerinden birisi Chiara Ferragni. Sosyal medya yokken, ortalık dutlukken hayatımızda Tumblr, Blogspot mecralar vardı. Böyle bir dönemde The Blonde Salad adlı blog sayfasında kendi kıyafetlerini ve fotoğraflarını paylaşıyordu Chiara.
2009’da açtığı blogu The Blonde Salad, 2011 yılında Teen Vogue dergisi tarafından göklere çıkarılmış, Chiara yılın en çok takip edilen blogger’ı olarak sağlam bir yazıya konu edilmişti. İlerleyen yıllarda Chiara’nın kariyeri uçuşa geçti ve markası devasa bir büyüklüğe ulaştı. Bu sırada Fedez adlı bir rap şarkıcısıyla evlendi, kendilerini Ferragnez olarak adlandıran çift iki de çocuk sahibi oldu. Hem ilişkileri hem kariyerleri açısından rüya gibi görünen bir hayat sürüyorlardı. ‘‘Gibi’’ diyorum çünkü bu tablo 2022 yılında bir anda yıkıldı. Ama bu işin buralara geleceği belliydi.
2021 yılında yayınlanan The Ferragnez belgeselinin bir bölümüne göz atmıştım. Amanın. Nerede o Instagramın rüya çifti? Fedez’in bütün gün elinde telefon, yataktan çıkmak istemeyen bir adam. Fedez’in elinden telefon düşmeyen hallerini görünce şüphelenmiş (bana ne oluyorsa), Chiara’nın da sürekli olarak ‘görüntüyü kurtarma’ derdinde olduğunu düşünmüştüm. Affedersiniz, bir anda magazine daldım, beni durdurun. Neticede Fedez’in ilişkileri boyunca Chiara’yı aldattığı, düğün günlerinde bile sevgilisine mesaj atarak, ‘düğünü bırakıp kaçabileceğini’ söylediği ortaya çıktı. Çift 2024 yılında boşandı.
2022-2024 dönemi, Chiara için iş ve eş bakımından kabus dolu bir dönem oldu. Adı, 2022 sonunda Pandorogate olarak adlandırılan bir skandala karıştı. Esas konumuza ancak gelebildik kusura bakmayın.
Pandorogate olayı şu: Chiara, İtalyan şeker üreticisi Balocco ile iş birliği yaparak, 2022- 2023 Nobel sezonunda İtalya’da sınırlı sayıda üretilen Pandoro “Pink Christmas” keklerini ve “Dolci Preziosi” çikolatalı Paskalya yumurtalarını pazarlamıştı. Pazarlama kampanyasında, satışlardan elde edilen gelirin bir çocuk hastanesine bağışlanarak pediatrik kanser araştırmalarını destekleyeceği belirtilmişti. Bu nedenle ürünler 3 euro yerine 9 euro’ya satılacaktı. Yardım kampanyası nedeniyle de haliyle satışlar normalin çok üzerine oldu. Ancak sonradan ortaya çıktı ki, Balocco hastaneye daha satışlar başlamadan önce 50 bin euro ödeme yapmıştı ve bağışlar ile satışlar arasında bir bağlantı yoktu. Chiara, olayın duyulmasının ardından bir özür videosu yayınladı ve durumdan haberdar olmadığını, iletişim hatası yaşandığını söyledi.

Savcılara göre, Chiara’nın iki şirketi, iş birliği için en az 1,1 milyon dolar ödeme almış ve yasadışı kâr elde etmişti. Bu nedenle Chiara para cezası ve uzlaşma bedeli olarak 2,7 milyon dolar ödedi ancak savcılar buna ek olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan 20 ay hapis cezasının talep ettiler.
13 Ocak Çarşamba günü görülen davada Chiara beraat etti. Yani aslında dava görülmedi, yargıç Chiara’nın ödediği cezaları da göz önüne alarak, nitelikli dolandırıcılık suçlamalarını düşürdü. Beraat etse de markası bu işten çok zarar gördü, şirketleri zarar etti. Yine de Chiara için kabus dolu günler geride kalmış gibi görünüyor.