İhtiyacımız olan kız neşesi: Manifest’e dadandık!

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

TikTok’ta, Twitter’da, YouTube’da, Spotify chart’larının en tepesinde ve hatta Instagram’daki garip “magazin” hesaplarının olay olay içeriklerinde… Aslında 2024’ten beri hayatımızda olan ama Manifestival albümüyle popülerliği had safhaya ulaşan Manifest grubundan bahsediyoruz. Çok uzun zamandır ihtiyacımız olan kız neşesine bizi kavuşturmalarından, politik duruşlarına; hızlı parlayışlarından albümlerine uzanan geniş bir spektrumla Manifest grubuna dadanıyoruz bugün.

Pek çok farklı alanda yaratıcı işlere imza atan yeni medya ajansı Hypers’ın kurucusu, eğlence ve menajerlik sektöründe iyi bir isim yapan Tolga Akış’ın hayali, yeni bir kız grubu yaratmak. Öyle ya, 2004’te hayatımıza giren ve beş sene sonra, Gülçin’in gruptan ayrılmasıyla büyük ivme kaybeden Hepsi grubundan bu yana kitleleri peşinden sürükleyen bir “girl band” olmamıştı Türkiye’de. Tabii bunda; o tarihlerden bu yana ülkemizin çok daha neşesiz hale gelmesi, üretimin kolaylaşması sonucu rap müziğin sektörü ele geçirmesi ve en önemlisi de kostümünden koreografisine bir kız grubunu yönetmenin çok maliyetli bir iş olmasının büyük etkisi vardı. Tolga Akış, önümüze hazır bir grup sunmaktansa; grubun tüm oluşum sürecini bir dijital içerik haline getirerek bir kampa dönüştürdü.

Big5 yarışması, şarkıcılıktan ziyade dans geçmişi daha fazla olan 15 kadın yarışmacının haftalarca süren eğitimleri, performansları, jüri değerlendirmeleriyle kısa zamanda bir internet fenomenine dönüştü. Hypers bünyesindeki sanatçıların yarışmaya konuk jüri olması, K-pop kültürünün tüm dünyayı etkisi altına alması, bu genç kadınların haftalık performanslarda popüler şarkılara yer vermesi, jüri üyelerinden birinin de yukarıda bahsettiğimiz Gülçin Ergül olması da bu fenomene büyük katkıda bulundu tabii. Süreci sakız gibi uzatmaktansa yaklaşık sekiz haftada toparlayarak grup üyelerine karar verildi ve yarışma adından da anlaşılacağı gibi beş yarışmacı beklenirken altı isimle Manifest grubu ortaya çıktı: Esin, Lidya, Sueda, Zeynep Oktay — yani sosyal medyadaki hitap şeklimizle Zoktay — Hilal ve Mina.

Bu altı genç kadın, kariyerlerini birlikte inşa ederken daha yakın olmaları, “sıfırdan başlama” hissini daha iyi benimsemeleri ve tabii ki ev hayatlarının da oldukça ses getirecek bir içerik olması sebebiyle aynı eve yerleştirildiler. Çoğunluğuna katıldığım eleştiriler de tam bu noktada başladı. Fiziksel ve mental olarak oldukça yorucu bir süreçten çıkan ve çok daha fazlasını yaşamaya hazırlanan, bu sebeple uyku düzenlerinden “personal space”lerine kadar her konuda çok hassas davranılması gereken kızlar 3+1 bir apartman dairesine çıktılar. Evet, 20’lerinde altı kadın ikişerli odalarda kalıyor, aynı anda durmanın imkansız olduğu bir mutfakta yan yana dizilip yumurta haşlamaya filan çalışıyordu. Böylece, cesareti ve yenilikçiliğiyle takdir gören Tolga Akış, kızlara yeterli alanı sağlamadığı için eleştirilmeye başladı. Bunlara ek olarak, kızların günlük hayatını gördükçe aslında ne kadar aç kaldıklarını, ne kadar zor diyetler yapmak zorunda hissettiklerini görmeye başladık. Favori üyelerden biri olarak gösterilen Zeynep, diğer üyelere göre daha kilolu(?) bulunduğu için klip çekimleri öncesinde çok ağır bir diyetle mücadele etmek zorunda kalıyor, bu yüzden çok enerjisiz hissediyordu. Bu grup üyesinin finale yakın süreçlerde çok kilo aldığının da ısrarla altı çiziliyordu sürekli.  Bu da bizi, grup üyelerinin beden tektipleştirmeye maruz bırakıldığı düşüncesine itiyor. Profesyonel dansçılar oldukları için belli bir kas oranına sahip olmaları normal karşılanabilir tabii ama bu kadınların çok zayıf, 34 beden, kendilerini aç bırakacak kadar sağlıksız yaşamak zorunda bırakılmaları beden algısı konusunda bir ilerleme kaydedemediğimizi gösteriyor açıkçası. Öyle ki yarışmanın en güçlülerinden biri olan Özlem’in diğer kızlara göre nispeten biraz daha dolgun bir vücuda sahip olması, belki de gruba dahil edilmesinin önüne geçti diye düşünmeden edemiyor insan.

Tüm bu eleştiriler ve tartışmalar dönüp dururken, bir de kızların ilk şarkısı Zamansızdık’ı dinlemeye başlamışken çok daha büyük bir şey oldu: 19 Mart.

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonradan tutuklanmasıyla başlayan süreç boyunca, hayranı olduğumuz ünlüler sessizlikleriyle bizi birer birer hayal kırıklığına uğratsa da henüz birkaç ay önce ünlenmiş Manifest kızları, kendi hesaplarından protest paylaşımlarda bulunuyor, Gençliğe Hitabe paylaşmaktan çok daha cesur adımlarla ülke adına ne istediklerini öne koymaktan çekinmiyordu. Kızların bu duruşuyla birlikte, yeni çıkan şarkıları Arıyo’nun “Hak Hukuk Adalet” sloganıyla mash up’landığı binlerce Reels/TikTok içeriği paylaşıldı. Üniversite öğrencileri, dersleri protesto ettikleri süreçte kampüslerde Manifest yarışması düzenleyip grubun şarkılarını cover’ladı. Böylece grubumuz kısa sürede politik duruşu olan isimler arasına katıldı.

Manifest’in yan yana ve dimdik duruşu tabii ki rahatsızlık vermeye başlayacaktı ki o beklenen soru da daha ilk zamanlarda gelmeye başladı: Grup gerçekten iyi anlaşıyor mu ve ne kadar süre birlikte devam edecek? Yarışma sürecinden beri herkes birbirinin gelişimini gururla takip eder, birbirini desteklerken, grupta herkesin birbirini çok sevdiği bu kadar açıkken ve bunca kavga arasında dostluk bize iyi gelirken nedendi bu sorular? Kadınların birbirleriyle iyi anlaşması, bir arada durması, birbirini takdir etmesi mümkün değildi demek birilerine göre.

Peki benzer sorular, bu grup altı erkekten oluşsaydı yine sorulur muydu? Hiç sanmıyorum. Altı kişi birlikte tatile gitmenin bile zor olduğu bu hayatta, altı kişiden oluşan bir grubun ileride dağılması; onların kadın olmalarıyla değil, gelecek hayalleriyle ilgili olacakken kızlar, iki dakikalık magazin röportajlarında bile bu soruya maruz kalıyordu.

Sonunda, single’ları önden yayınlanan albüm Manifestival çıktı ve aynı isimle bir de festival düzenleneceği duyuruldu. Şarkılara dair yorumlar ise aslında ortak: Müzikalite yüksekken, şarkı sözlerinin çok daha basit, derinliksiz ve globale hitap etmek için ‘‘kasıldığının’’ belli oluşu. Yine de 26 dakikalık Manifestival albümü; listelerdeki başarısıyla yıllardır bizlere nefes aldırmadan eril rap müziğin tozunu attırıyor. Albüm bize bir vaha bulmuşuz gibi hissettirdi. Özellikle, Çıtır Kızlar’ın Yaşanacaksa Yaşanacak şarkısıyla yaptıkları mash-up, bize özlediğimiz o 90’lar ruhunu ucundan kıyısından verirken; çektikleri amatör klip onların da ‘‘bizden birileri’’ olduğunun altını tekrar çiziyor.

Biraz önce bahsettiğim Manifestival konserleri 27–28 Haziran hafta sonunda gerçekleşti. Manifest grubunun yanı sıra kadın ve genç dinleyicilerin radarında olan diğer sanatçıların da yer aldığı bu festivalle aynı günlerde İstanbul’da iki büyük etkinlik daha vardı ama buna rağmen Manifestival’e sağlam bir katılımcı akını oldu. Twitter, kızların solo performanslarından playback yapmalarına ve hatta giysilerine kadar eleştirilerle doldu taştı. K-pop grupları bile dünya turnelerinde playback yaparken, henüz şarkıcılık performanslarına o kadar da güvenmediklerini açıkça söyleyen kızların bunu yapması çok mu abesti? Bu arada, eleştirilecek biri varsa o da kızların hızlı popülerliğini kaçırmak istemeyen ve onların gelişimleri henüz istenen seviyeye ulaşmasa bile konser serisine çıkmalarını tercih eden Tolga Akış bana kalırsa. Belki de hızlıca konserlere başlamak yerine, grubun daha emin adımlarla ilerlemesini seçmek daha doğru olurdu. Çünkü Manifestival’i takiben bir Harbiye Açıkhava konseri, yeni bir festival ve farklı şehirlere gidecek bir turne daha var takvimlerde. Biletleri en az 1000 TL olan bu konser serisi sonrasında da 3+1 evlerine geri dönecekler. Bu hızlı tempo sonucunda kızların mental ve fiziksel sağlıklarına, gelişimlerine odaklanmaları ne kadar mümkün olacak — bu da ayrı bir soru işareti.

Yıllar sonra bize o kız neşesini geri veren, çocukluktan beri hayal ettikleri tek şeye kavuşan bu genç kadınların kısa sürede yorulup yıpranmasından onları destekleyen bir dinleyici olarak endişe ediyorum ve her birinin haklarının farkında olduklarını diliyorum. El ele çıktıkları bu hayal yolculuğunda, Tolga Akış’ın para, popülerlik ve başarı tarafını ağır bularak Manifest grubuna verdiği destek elini başka bir yöne çevirmeyeceğine inanmak istiyorum.

@g1dcl

Zaaatenn…

♬ arıyo x hak hukuk adalet – axti

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin