Indie pop’un coşkulu melodileri eşliğinde Monsieur Minimal’e dadandık
Enerji deposu Seven (From East to West) adlı yeni albümüyle yeniden hayatımızın orta yerine düşüveren Monsieur Minimal indie pop’un sürükleyici ritimlerini de yanına katarak İstanbul semalarına giriş yapmaya hazırlanıyor: Kendisiyle 30 Haziran’da, +1 Sunar: Gezgin Salon Festivali’nde bir buluşmamız var.
Indie müzik sahnesinin Yunanistan’daki en ünlü temsilcilerinden Monsieur Minimal, dinleyeni bir duygudan diğerine götüren hikayeleri ve har daim coşkusunu koruyan melodileriyle (duygular ne olursa olsun) hayat enerjimizi yükseltmenin yollarını buluyor. Seyirciyle birebir temasta olduğu sahne şovları ise tüm bunların toplamı ve daha fazlası… 30 Haziran öncesi, yeni albümden şarkılar zihnimizde, geri sayıma fulfors devam ederken, birkaç soruyla Monsieur Minimal’e dadandık.
Müziğinde indie pop ile Yunan ezgilerinin bir araya geldiği çok özel bir harman yaratıyorsun. Yerel ile global sesleri müziğinde nasıl dengeliyorsun ve bu süreçte ilham nerelerden geliyor?
Aslında her şey benim dinlemeyi ve yaratmayı sevdiğim müziklerden geliyor. Bana ilham verenler de geçmişten bugüne uzanan anılarım, farklı türler ve tarzlar… Indie, pop, elektronik, disko ve sinematik sesler, eski tür soul ve funk müziğiyle birleşiyor ve kafamda birbirlerini dengeledikleri bir harman yaratıyorlar. Müziğimde Yunan etkisinin çok olduğunu düşünmüyorum ama tek bir bölgeye indirgemektense genel bir Akdeniz havası olduğunu söyleyebilirim. Hayatımdaki duygusal anlardan ilham alıyorum ve bana göre bunlar arasında denge kurmak kalite pop müziğin o iyi estetiğini yakalamakla mümkün.
Şarkılarında kendi iç dünyana dönüyorsun ve başta aşk olmak üzere farklı farklı duygularından bahsediyorsun. Yaratım sürecin nasıl ilerliyor ve ilk hangisi geliyor: sözler mi, müzik mi?
Önce müzik geliyor ve sözler de onu ardından takip ediyor. Kariyerimin başındayken çok romantik biriydim, şarkı sözlerim de genellikle karşılıksız aşk ya da içinde yaşamak istediğim hayali alemler hakkında oluyordu. Şimdi artık büyüdüm ve hayatın öngörülemez olduğunu öğrendim, şarkılarımda da hayatın derin anlamına ve bana getirdiklerine odaklanıyorum. Son şarkım ‘My Soul is Back’ kişisel bir deneyimden bahsediyor; çok sevdiğim annemin ölümü ve biricik oğlumun doğumu ile birlikte içinden geçtiğim o süreci anlatıyor.

Indie müziğin Yunanistan’daki etkisi üzerine düşünüyorsun? Bu alanda üretmek isteyen müzisyenleri neler bekliyor sence?
Indie pop sahnesi Yunanistan’da pek de büyük değil, bu türe ilgi duyan yeterince büyük bir kitle yok artık. Çok ilginç müzik projeleri olsa da onları destekleyecek, özellikle bu alandaki müziklere ilgi duyan çok geniş bir dinleyici kitleyicisi yok.
Müzisyenlere ise iç seslerini dinlemelerini, sevdikleri şeyin peşinden gitmelerini, çok çalışmalarını, bol bol pratik yapmalarını ve özellikle başlangıçta bağımsız bir şekilde ilerlemelerini öneririm. Bir noktada elbette iyi bir ajansın, menajerin ve plak şirketinin yardımına ihtiyaç duyacaklar.
Yüksek enerjili, seyirciyle birebir temasta olduğun sahne performansların pek meşhur. Eminiz ki sahneden bir sürü anın vardır ama şöyle durup düşününce, aklında en çok yer eden hangisi?
2011’de Moby konserinin açılışını yapmıştım. Moby beni en çok etkileyen müzisyenlerden biri ve onun geleceğini duyar duymaz, açılışını yapmak için hemen bir teklifte bulundum. Konser öncesi onunla tanışıp albümümü vermek istedim ve konserimi dinlemesi için ricada bulundum. Çok cool ve nazik biriydi; ricamı kabul etti. Konserinden sonra da benim sahne performansımı öven bir tweet attı.
Müzik yeni teknolojiler ve akımlarla birlikte sürekli bir evrilme halinde. Sen teknolojiyi yaratım sürecine ve müziğine nasıl dahil ediyorsun? İleride hangi akımlar sence indie pop’un şekillenmesinde etkili olacak?
Beni bir müzisyen, prodüktör ve birey olarak geliştirecek tüm yeni teknolojilere ve trendlere açık olmaya çalışıyorum. Gözlerim ve kulaklarım açık her zaman ama tüm bu yenilikler arasından sadece birkaçı gerçekten kalıcı olabiliyor. Gelecek yıllarda indie pop müziğin sadece çok küçük bir kitle için ilgi çekici olacağını düşünüyorum. Belki 30 yıl sonra yeniden canlanıp eski popülerliğini elde edebilir. Şu aralar ortaya çıkan akımlar biraz ‘‘dandik’’ müzikleri odağını alıyor gibi; bu yola girmemeyi tercih ediyorum.
Bu yaz için çok heyecanlıyız: Seninle yollarımız +1 Sunar: Gezgin Salon Festivali’nde kesişecek. Bu yaz için ajandanda başka neler var?
Gerçekten size çalacağım için çok gururlu ve heyecanlıyım. Bazı şarkılarımın Türkiye’de popüler olduğunu bilmek çok büyük bir onur benim için. Sahnede birlikte inanılmaz bir vakit geçireceğiz, heyecanla bekliyorum. Ben ve grubum bu yaz boyunca Yunanistan’da turneye devam edeceğiz ve yine yurt dışındaki festivallerde de sahne alacağız. Ayrıca yeni albümüm Seven (From East to West) henüz pek taze; o da beni çok heyecanlandırıyor.