Size kaç Timothée Chalamet lazım: Tüm hayranlığımızla ünlü benzerleri yarışmalarına dadandık
Son günlerde popüler kültürü saran yeni bir eğlencemiz var: Ünlülerin benzerleri bir araya geliyor ve kim en çok o ünlüye benziyor, bunu belirlemek için yarışıyor. Şimdilik uzaklardan izlediğimiz bu ‘‘ünlü benzeri’’ yarışmaları, bizim coğrafyalara doğru da gelecek gibi. En son Selahattin Paşalı benzerleri için bir yarış daveti gördük sosyal medyada. (Şakaydı, gerçek oldu.) Kıvanç Tatlıtuğ benzerlerinin kapışacağı bir yarışma ihtimaliyle de heyecanlanıyor bu gönüller…
Aslında her şey geçen ay Timothée Chalamet’e benzeyen bir grup insanın New York’ta toplanmasıyla başladı. Kulağa çok garip geliyor ancak ne derler bilirsiniz, “İnsan, insana benzer.” İnterneti ele geçiren bu ünlü benzeri yarışmalarına dadandık.
Nasıldı o şarkı?
Benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım…
Ama gerçek hayatta işler pek de böyle değil. Son zamanlarda yeni bir eğlencemiz var. Ünlülerin benzerlerinin bir araya geldiği yarışlar dört bir yanımızı sardı. Gün geçmesin ki Timothée Chalamet, Paul Mescal, Jeremy Allen White’ın farklı bedenlerdeki birbirinin tıpatıp aynısı suretlerini görmeyelim.
@filmedbyanna only in new york #timotheechalamet #nyc #fyp
Aslında her şey geçen ay Timothée Chalamet’ye benzeyen bir grup insanın New York’ta toplanmasıyla başladı. Kulağa çok garip geliyor ancak ne derler bilirsiniz, “İnsan, insana benzer.” Ancak son günlerde gördük ki birbirlerine benzeyen insanların sayısı bir hayli fazla… Neyse, biz Chalamet ve benzerleri yarışmasına dönelim.
YouTuber Anthony Po’nun düzenlediği etkinlikte Chalamet’ye en çok benzeyen kişiye 50 dolar verilecekti. Ancak işler pek de beklendiği gibi gitmedi.
O gün organizatör Po’ya yarışma düzenlemeye izni olmadığı için 500 dolarlık bir para cezası kesildi, dört kişi tutuklandı. (Tutuklu Timothée Chalamet’ler de vardı.) Ancak tüm bu kaosun içinde öyle bir şey oldu ki etkinlik sosyal medyada bir anda viral oldu.
Gerçek Timothée Chalamet de yarışmadaydı! Siyah şapkasıyla kalabalığa doğru arz-ı endam eden Chalamet, benzerlerinin yanlarına gidip onlarla fotoğraf çektirmeye başladı. Onun “gerçek” Timothée Chalamet olduğu anlaşılınca da işin rengi değişti. Oradan sonrası çığlık, oradan sonrası kıyamet, ondan sonrası sosyal medya eğlencesi…
@timhalchal TIMOTHÉE SHOWED UP AT THE “TIMOTHÉE CHALAMET LOOKALIKE CONTEST” IN NYC TODAY! 😭😭😭 #timothée #timotheechalamet
Katılımcıların viral olan bu yarışmadan böyle bir beklentileri var mı bilinmez ancak Po, düzenlediği bu yarışmaya insanların ilgi göstereceğine neredeyse eminmiş. Rolling Stone’a konuşan YouTuber, bu ilgiyi ABD’deki politik iklime (yarışma tam seçimler öncesi düzenlenmişti) ve insanların rahatlama isteğine bağlıyor: ‘‘Biraz ilginç ve eğlenceli bir şeye sahip olmak rahatlatıcıydı. Yüz yüze yapılan her şey çok pahalı ya da kasıntı derecesinde ciddi. İnsanların bir araya geldiği toplulukları online’da da bulabiliriz ama bu çok daha farklı. İnsanlar artık sadece yüz yüze birlikte olmak ve aptalca bir şeyler yapmak istiyor.”
Bu olayın ‘patlamasından’ sonra arkası çorap söküğü gibi geldi. 29 yaşındaki gazeteci Katrina Mirpuri, Chalamet yarışmasından ilhamla 9 Kasım’da Londra’da bir Harry Styles benzerleri yarışması düzenledi.
@dazed Which Harry is your winner? 👀 Entrants from today’s Harry Styles lookalike competition in London 💘 #Dazed #HarryStyles #lookalike
Daha sonra San Francisco’da Dev Patel, Central Park’ta Jack Schlossberg, Dublin’de Paul Mescal, Bushwick’te Zayn Malik, Chicago’da da Jeremy Allen White benzerleri bir araya geldi. Kimi özenlice hazırlanıp iddialı bir şekilde yarışmaya hazırlanıyor kimi de -Chalamet örneğinde olduğu gibi- bir umut “gerçek ünlüyü” görmeye akın ediyor.
Bu arada yarışma dediğimize bakmayın. Çok düşük meblağlar ortaya konuluyor. Zaten amaç biraz eğlence biraz sosyal medyada “ses getirme” umudu… Bu etkinliklerin büyük bir çoğunluğu ücretsiz. Zaten parklarda, herkesin gelebileceği alanlarda yapılıyor. Bu da bu etkinliğe ilginin nedeninin bir kısmını açıklıyor.
@hypebae Sorry if we’ve missed your message, we were busy at work 😉 We went down to the Harry Styles lookalike competition today in London. Who’s your favorite Harry? Video: Hypebae #harrystyles #london #husband
Biz son günlerde parklarda toplanmış birbirine benzer ünlüleri ve bu etkinlikleri konuşsak da aslında “ünlülerin benzerleri” yarışmaları çok da yeni değil, kökleri epey eskiye uzanıyor. Örneğin, Charlie Chaplin Jr.’ın anılarından öğrendik ki küçük Chaplin, 1915 ve 1921 yılları arasında Hollywood’daki Grauman’s Chinese Theatre’da düzenlenen Charlie Chaplin benzerleri yarışmasına sadece girmekle kalmayıp üçüncü de olmuş.

Babasına kendisinden daha çok benzeyenler var demek ki… Ayrıca Florida’daki bir bar da 40 yıldır, yazar Ernest Hemmingway benzerlerinin bir araya geldiği bir yarışma düzenliyormuş. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Peki ama ne oldu da bu yarışmalar yeniden gündem oldu?
İngiliz sosyolog ve kültür eleştirmeni Ellis Cashmore, şu anda bu tür yarışmaların yeniden başlamasının bir nedeni olduğuna inanıyor. Cashmore, CNN’e verdiği demeçte, “Bunun Hollywood’un Altın Çağı’ndan kalma bir iz olduğunu düşünmüyorum,” dedi: “Bence bu yarışmalar 21. yüzyılda inandığımız bir şeyi yansıtıyor… Biyoloji kader değildir.”
@healthy.bird 60 Jeremy Allen Whites showed up
Cashmore günümüz toplumunu “her şeyi yapabileceğin ve istediğin her şey olabileceğin” fikriyle tanımlanıyor: “Orada gerçekten Harry Styles olmadığını biliyorlar, ama ona çok benzeyen biri, hatta belki de o olabilir. Bu durum, insanlığın ne kadar şekillenebilir ve değişebilir olduğunu gösteriyor. İnsanlık sabit değil.”
Cashmore ayrıca bu yarışmaların gerçek bir topluluk oluşturma şansı yarattığını, daha önceden tanımadığımız ya da yollarımızın belki de asla kesişmeyeceği insanlarla bir araya gelme ve yeni ilişkiler kurma fırsatı sunduğunu ekliyor.
Zayn Malik benzerlerinin bir araya geldiği yarışmanın organizatörü Julyus Odreman ise gençlerin “sosyal medyadan ve dünyanın durumundan bıktıklarını” ve bunun gibi eğlenceli bir etkinliğin safça bir kaçış olduğunu söylüyor.
Cornell Üniversitesi’nde yaratıcı ekonomi ve dijital kültür konusunda eğitim veren profesör Brooke Erin Duffy’e göre ise bu yarışmaların gördüğü ilgi şaşırtıcı değil. Rolling Stone’a konuşan Duffy, insanların tarihsel olarak kendilerini ünlülerle karşılaştırmayı sevdiklerini söylüyor. Örneğin, 2010’ların başında Facebook’un, kullanıcıları fotoğraf yüklemeye ve kendi benzerlerini bulmaya teşvik eden çevrimiçi bir doppelganger yarışması düzenlediğini hatırlatıyor. Ayrıca, TikTok’ta da hangi ünlüye benziyorsunuz temalı filtrelerin çok ilgi gördğünden bahsediyor. (Hangimiz yapmadık ki?)
Duffy bir başka dikkat çekici noktaya da değiniyor. Siz de fark etmişsinizdir, bu yarışlar genelde genç erkek oyuncular üzerinden düzenleniyor. Duffy, yarışların genellikle erkek ünlülere odaklanmasına olumlu bir yönden bakıyor, güzellik standartlarıyla baskılanan kadınlar yerine erkeklerin bu şekilde yarışmasını bir kültürel normun altüst olması şeklinde yorumluyor.

Kadınlar uzun zamandır Hollywood’un gerçekçi olmayan güzellik standartlarına ve beden politikalarına tabi tutulurken bu kez erkeklerin genç ve çekici ünlülere ne kadar benzediklerini ispat etmek için yarışmaları bir yandan da insana şunu düşündürüyor: “Güzellik endüstrisi sayesinde kadınlar neredeyse tepktipleşti. O yüzden birbirlerine benzemelerinin pek de şaşırtıcı bir yanı yok.”
Bir şekilde ünlülerin benzerlerinin bir araya geldiği yarışmalar artık hayatımızın bir parçası. Uzmanların dediği gibi insanların bir araya geldiği, ulaşılabilir bir eğlence kaynağı olduğu için midir yoksa ünlü benzemenin onlara daha yakın hissetmemize vesile olmasından mıdır bilinmez bir süre daha bu yarışmaları konuşacak gibiyiz.