5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (12-19 Kasım)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1) Megastar Tarkan dört gecelik bir seriyle sahnelere dönüyor!

Tarkan, bu ülkenin en uzun süre açık kalan mutluluk penceresi gibi: ne yaşarsak yaşayalım, onun ritimleri bizi dans ettirip, hep bir ağızdan şarkı söyletebiliyor. Onu dinlemek bazen vitamin almak, bazen çocukluk ve gençlik evinin kapısını aralamak gibi: tanıdık, güvenilir, nazik, ışıl ışıl ve tam da ihtiyacımız olan dozda abartılı. İçimizdeki güzel nostaljik duyguları uyandırıyor; her dönem değişen tarzı, hayatımızın farklı evrelerini temsil ediyor. Hem o hem biz; “değiştik ve geliştik”. Ama her şeye rağmen Tarkan bu ülkenin sabiti: yıllardır orada, her şeye hafif uzaktan da olsa eşlik eden tanıdık bir enerji, hep de olacakmış gibi.

Sanırım bu haberi duymaya ihtiyacımız varmış. Tarkan, uzun bir aradan sonra ilk kez İstanbul’da, 16, 17, 20 ve 23 Ocak 2026 tarihlerinde Volkswagen Arena’da konser verecek. Biletler bugün (19 Kasım) satışa çıktı ve tabii ki ışık hızıyla tükendi. (Ne olur yeni tarihler eklensin bu turneye, ne olur!)

Tarkan da bu turne haberini, “bir süredir yazılıp çiziliyor” mimikleri ve muzır gülümsemesiyle çektiği “gırgır” bir videoyla duyurmayı da ihmal etmedi.

2026 yılına bir nebze olsun eğlenerek mi gireceğiz?

2) Jacob Elordi ve Margot Robbie’li Wuthering Heights fragmanı yayınlandı.

Bu yıl adını sıkça andığımız Jacob Elordi’nin Heathcliff’i, Margot Robbie’nin ise Catherine Earnshaw’u canlandıracağı, Emerald Fennell (Saltburn) imzalı Wuthering Heights filminin fragmanı yayınlandı.

Emily Brontë imzalı Wuthering Heights romanı karanlık bir aşk hikayesini merkeze alır. Wuthering Heights adı verilen evin sahibi Earnshaw, gezileri sırasında sokakta bulduğu ve esrarengiz bir çocuk olan Heathcliff’i evlerine getirir. Evin kızı Catherine ve Heathcliff arasında bir dostluk ve aşk gelişir. Earnshaw öldükten sonra evin diğer oğlu Hindley, Heathcliff’i aşağılayarak onu bir tür hizmetkara dönüştürür. Buna rağmen Catherine ve Heathcliff arasındaki bağ güçlenir, ancak Catherine toplumsal statüsünü gözeterek zengin ve kibar Edgar Linton’la evlenmeyi seçer. Bu karar Heathcliff’i derinden yaralar, evi terk eder ve intikam hırsıyla dolar. Romanı bilmeyenler için, devamını anlatmayayım. Özetle roman yok edici, karanlık bir aşkı anlatır; Catherine çelişkilerle dolu, kestirilemez, bencil, Heathcliff ise kötücül, vahşi ve intikamcıdır.

Elordi ve Robbie’nin isimleri ilk kez duyurulduğunda sosyal medyada tartışma başlamıştı. Bir kullanıcı Twitter’da “Margot Robbie ve Jacob Elordi’den nefret etmiyorum ama ikisi de Cathy ve Heathcliff’i canlandırmak için yeterince ‘psikolojik işkenceye uğramış’ enerjisi vermiyorlar. Uğultulu Tepeler uyarlamasının daha tuhaf oyunculara ihtiyacı var gibi” diye yazmıştı. Kimi kullanıcılar da ikilinin yüzlerini “iphone face” yani “fazla modern”, “iphone çağına ait” bulduklarını söylemişti. Her ne kadar bu yorumlar çok komik ve isabetli olsa da, fragman bize ikilinin beklenenden daha ikna edici göründüğünü gösterdi. Her klasik romanda da Keira Knightley mi oynayacak canım? Film, romanın gotik dünyasını yansıtılabilmiş görünüyor. İzleyip göreceğiz.

Filmin müzikleri de Charli XCX’e emanet. Charli’nin Wuthering Heights ismini taşıyan albümü de 13 Şubat’ta çıkacak. Albümün iki teklisi House ve Chains of Love, geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

E daha ne isteyelim?

Film 13 Şubat 2026’da vizyona girecek.

3) Labubu filmi geliyor.

Bıktım sizden; her şeyin suyunu çıkaran, posası bile kalmayana dek sömürenlerden. Evet yanlış okumadınız: Sony, Labubu filmi üzerine çalışıyor. Hâlâ Labubu nedir diye soranlar varsa, buyrunuz okuma önerisi.

Habere göre, Sony Pictures, 2019 yılında Çin’de doğan oyuncak ve süs bebek markasının ekran haklarını satın aldı. Şirket bu hakları kullanarak film çekmeyi ve başarılı olması durumunda bir franchise başlatmayı hedefliyor. Anlaşma bu hafta imzalandı ve henüz herhangi bir yapımcı veya yönetmen ismi geçmiyor. Filmin live action mı yoksa animasyon mu olacağı konusu da net değil.

Sony Pictures bu işleri seviyor. Daha önce de Emoji Movie projesine imza atmış ve 50 milyonluk bütçeyle 217 milyon hasılat elde etmişlerdi. Ne diyelim, sizin gözünüz doymuyor, biz de bu saçmalıklara maruz kalmaya devam ediyoruz.

4) Cambridge sözlüğü 2025 yılının kelimesini açıkladı: “Parasocial” 

 Zaman ne çabuk geçiyor, daha 2024 yılının kelimesi brat’i konuşuyorduk. Şimdi 2025 neredeyse bitiyor. Cambridge sözlüğü, 2025 yılının kelimesini “parasocial” olarak açıkladı.

Kelime “bir kişinin, tanımadığı ünlü bir kişi, kitap, film, TV dizisi vb. karakterleri veya yapay zeka ile arasında hissettiği bağlantı” anlamına geliyor. Bu kelimeyi ilk olarak 1956 yılında sosyolog Donald Horton ve Richard Wohl, “Mass Communication and Para-Social Interaction” başlıklı makalelerinde, televizyon izleyicilerinin TV kişilikleriyle kurduğu ilişkiyi tanımlamak için kullanıyorlar. Kelime, “yanında”, “ötesinde” anlamına gelen “para” ve “sosyal” yani ‘‘social’’ kelimelerinin birleşiminden oluşuyor ve gerçek hayatın ötesinde gerçekleşen ancak gerçek olmayan, “sosyal” bir etkileşimi temsil ediyor. Nasıl yani, Friends bizim gerçek arkadaş grubumuz, Pritchett ailesi bizim gerçek ailemiz değil mi şimdi? (Ne kadar çok gerçek dedik ama “gerçek”le bir derdimiz var şu ara…)

Cambridge sözlüğü yaptığı açıklamada, 2025 yılında ünlülerle kurulan parasosyal ilişkilerin öne çıktığını ve sosyal platformlarda parasosyal ilişkilerden yararlanan pazarlama yöntemleri ve influencer’ların ne kadar etik oldukları üzerine tartışmaların sürdüğünü söyledi. İnsanların arkadaşlık ve hatta romantik ilişkiler için giderek daha fazla yapay zeka sohbet robotlarına yöneldiğini de vurguladı. Haziran ayında, Meta ve OpenAI’ın sohbet botlarının çocuklar ve ruh sağlığı üzerindeki olası etkilerine dair medyada yer alan haberler nedeniyle “parasosyal” kelimesi daha sık kullanılmaya başlandı. Bu nedenle 2025 Eylül’ünde Cambridge Sözlüğü, “parasosyal” teriminin tanımını, yapay zekayla olası bir ilişkiyi de kapsayacak şekilde güncelledi.

Bu kelimeyi gittikçe daha sık duyacağız gibi görünüyor. “Yapay zeka ile hissedilen bağlantı” konusunda önümüzdeki yıllarda da bolca yeni terminolojiye ihtiyaç duyacağımız kesin.

5) Met Gala’nın ardındaki serginin 2026 yılı teması açıklandı.

Met Gala, zenginlerin Hunger Games evrenini hatırlatan sıra dışı kıyafetler içinde kırmızı halıda süzüldüğü, bakmaktan kendimizi alıkoyamadığımız göz alıcı bir etkinlik. Bu organizasyonu, ABD’nin en büyük müzesi olan Metropolitan Museum of Art’taki Kostüm Enstitüsü düzenliyor. Enstitü, her yıl belirlenen bir tema çerçevesinde sergi açıyor. Met Gala adı verilen açılış ve bağış etkinliğinde ise,oyuncu, tasarımcı, model gibi ünlüler temaya uygun kıyafetler giyiyor, kırmızı halıda yürüyorlar. Bu galaya davet almak kolay değil. Etkinliğin temasını ve konuk listesini, 1995 yılından beri Anna Wintour belirliyor. Anna Wintour, 36 yılın ardından bu yıl Vogue genel yayın yönetmenliğinden ayrılmıştı. Met Gala’daki rolü ise hâlâ devam ediyor.

Met Müzesi Kostüm Enstitüsü, 4 Mayıs 2026’da Met Gala bağış etkinliğiyle açılacak serginin temasını “Costume Art” olarak duyurdu.

Bu yıl, modayı bir sanat olarak ele alan ve modanın bedenle ilişkisini irdelemeyi amaçlayan bir sergi düzenlenecek. “Costume Art” temasının açıklaması şöyle: “Öncelikle tarih öncesi dönemden günümüze kadar Batı sanatına odaklanan sergi, giyinik bedenin sanatsal temsillerini keşfedecek ve müzenin geniş koleksiyonundaki moda ve sanat eserlerini bir araya getirerek giyim ve beden arasındaki içsel ilişkiyi vurgulayacak”. Sergi, idealize edilmiş bir beden anlayışına karşı çıkarak; hamile, yaşlı veya yıpranmış bedenler gibi çeşitli formlardaki bedenleri ön plana çıkaracak. Met Gala etkinliğinin kıyafet yönetmeliği yayınlanmadı ama serginin temasıyla ilgili olacağını biliyoruz. Dolayısıyla sanat tarihine referanslar veren, grotesk bir beden anlayışını yansıtan veya doğrudan insan anatomisine göndermede bulunan değişik kıyafetler görmeyi bekleyebiliriz.

Bu arada Jeff ve Lauren Bezos çifti, bu yıl hem Met Gala’nın hem de serginin ana sponsorları arasında. Bu bilgi keyfimizi daha da bir kaçırdı.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin