5 maddede dadandık: Haftalık popüler kültür raporu (20 – 27 Kasım)

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Geçtiğimiz hafta boyunca dadandığımız ama çok tembel olduğumuz için yazmaya üşendiğimiz birkaç popüler kültür haberi…

1) Stranger Things’in 5. sezonu başladı!

Uzun bir bekleyişin sonuna geldik. Stranger Things’in 5. sezonunun ilk dört bölümü sonunda Netflix’te yayınlandı. Dile kolay, dizinin ilk sezonu 2016 yılında başlamıştı, bu final için neredeyse 10 yıl beklememiz gerekti. Neyse, artık bu konuda daha fazla isyan etmenin bir anlamı yok. Bu dizi bize çok şey verdi; nostalji, dostluk, güzel müzikler, heyecan, gerilim…  Yeni sezon için oldukça heyecanlıyız. Final sezonunun kalan üç bölümü 25 Aralık’ta, son bölümü de 1 Ocak’ta yayınlanacak.

@fallontonight

The cast of @Stranger Things rap a recap of the entire series ahead of the final season! #FallonTonight #TonightShow #StrangerThings #StrangerThingsOnFallon

♬ Tonight Show Stranger Things Rap Recap – FallonTonight

Dizinin yapımcıları, Netflix etkinliğinde bu sezon için “Bu şimdiye kadarki en büyük ve en iddialı sezonumuz” demiş ve bölümlerin “sekiz adet blockbuster film gibi” olacağını söylemişlerdi. İlk bölümler yaklaşık bir saat, son iki bölüm ise ikişer saat uzunlukta olacak. Hawkins’e, 80’lere ve canavarlarla dövüşe doyacağız.

Dizinin oyuncuları birlikte büyüdüler, çocukluktan çıkıp 20’li yaşlarına birlikte geldiler. Verdikleri röportajlarda dizinin finali için buruk bir sevinç içinde oldukları anlaşılıyor. Lucas rolünü canlandıran Caleb McLaughlin “Bu karakterleri oynamak harikaydı ve hikayelerin tam bir döngüyü tamamladığını düşünüyorum, artık sona erme zamanı geldi, değil mi? Ama bu arkadaşlarla birlikte büyümek ve kurduğumuz bu aile, bir daha asla yaşayamayacağım bir şey. Bunu çok özleyeceğim” diyor.

Dördüncü sezonun üzerinden üç yıl geçtiği için bazı hatırlatıcı videolara ihtiyaç duyabiliriz. Dizi ekibinin de bu konuda çektiği videolar var. Duffer kardeşler de yeni sezon öncesi bilmemizi istedikleri 10 şeyi açıkladılar. İkinci sezondan 4 ve 6, dördüncü sezondan da 7 ve 9. bölümleri tekrar izlememizi öneriyorlar.

2) Billie Eilish ve James Cameron’ın birlikte yönettiği Hit Me Hard and Soft turne filmi geliyor.

Billie Eilish’in Hit Me Hard and Soft turnesinin konser filmi geliyor. Billie, geçtiğimiz günlerde yaptığı Instagram paylaşımında, James Cameron ile birlikte yönettikleri filmin 26 Mart 2026’da sinemalara geleceğini söyledi. Billie’nin 106 şovluk turnesi 29 Eylül 2024’te başlayıp, geçtiğimiz hafta sona ermişti.

Paramount’ın yapımcısı olduğu film 3D olarak yayınlanacak. Paramount en son 2011 yılında Justin Bieber’ın Never Say Never adlı konser filmini üç boyutlu olarak yayınlamış ve IMDB puanı 1.7 olsa da yapımcıların yüzünü güldürmüş, dünya çapında 100 milyon dolara yakın hasılat elde etmişti.

@billieeilishhome

@BILLIE EILISH and @FINNEAS performing “ocean eyes” together at her last show of HIT ME HARD AND SOFT: THE TOUR

♬ original sound – Billie Eilish Home

James Cameron da bu 3D işlerini seviyor malum. Cameron’ın bir diğer sevdası hatta takıntısı olan Avatar serisinin devam filmi Avatar: Fire and Ash da 19 Aralık’ta vizyona giriyor.

3) Stellan Skarsgård Cannes’ın bitmeyen alkışları hakkında “Kimse 19 dakika alkışlanmak istemiyor” dedi.

Sevdiğimiz biri Stellan Skarsgård; oyunculuğu, politik duruşu, “Hitler öldüğünde ağlayan tanıdığım tek kişi” diyerek Ingmar Bergman’ı ifşalaması… Lars von Trier’le yaptığı iş birlikleriyle tanınan Skarsgård, Karayip Korsanları, Thor ve Dune gibi büyük bütçeli yapımlarda ve son yılların önemli dizilerinden Andor’da yer aldı. En son işi de 26 Aralık’ta vizyona girecek olan Joachim Trier’in Sentimental Value filmi olacak.

Geçen ay “ben nepo babayım” açıklamasında bulunarak yüzümüzü güldürmüştü Stellan   Skarsgård. Sentimental Value galasında da “Film Cannes’da 19 dakika alkışlandı, en uzun üçüncü alkış oldu. Böyle bir dönüş bekliyor muydunuz?” sorusuna “kimse bunu beklemez ve kimse bunu ummaz bile. Birkaç dakika sonra şöyle oluyorsunuz; tamam, bu yeterli, tamam, yeter! Oradan kaybolup gitmek istiyorsun” diye yanıt verdi. Oh biri sonunda bunu dillendirdi. Alkış videolarına bakarken çok geriliyordum. Skarsgård yanıtının devamında “Ama tabii ki çok güzel. Filmi beğendiler. Bir izleyici kitlesine ulaşmak için çalışıyoruz ve işte o kitleye ulaştık, bu harika bir şey” diye ekledi.

Filmi izleyen eleştirmenler oldukça beğendi, Oscar adaylığına dair laflar geçmeye başladı bile.

4) Cambridge’in yeni araştırması: Ergenlik 30’lu yaşlara kadar devam ediyormuş.

Taşlar şimdi yerine oturdu… Küçükken yetişkinlerin, yetişkin rolü yapıp yapmadıklarını merak ediyordum. Bana hayat hakkında ahkam kesen anne ve babamın bu role ne zaman girdiklerini, “hayır gidemezsin” derken veya bir bebeği pışpışlarken, neye göre böyle davrandıklarını düşünüyordum. Birini mi kopyalıyorlardı, herkese ‘canım, tatlım’ demeye ne zaman başlamışlardı, şekerin zararlı olduğuna ne zaman karar vermişlerdi? Ben de 20’lerimin başında bir gün yaşı küçük birine canım demeye karar verdim; e artık o gün gelmişti. Söyledim ve çok garip geldi. 32 yaşındayım; birilerine canım diyorum, kendi evimde yaşıyorum, kendi paramı kazanıyorum, fatura falan ödüyorum ve bunların hepsi hala garip geliyor. Bence kimse gerçekten büyümüyor. Zaten büyüdükçe de yetişkinlerin ‘yetişkin’ falan olmadıklarını anlıyoruz.

Şaka bir yana (yoo hiçbiri şaka değildi), zaten bir türlü büyümüyormuşuz ki. Cambridge’in son araştırması bize bunu bilimsel olarak gösterdi. Cambridge Üniversitesi’ndeki sinirbilimciler, insan hayatı boyunca beyninin beş önemli dönemden geçtiğini, 9, 32, 66 ve 83’ün kritik yaşlar olduğunu belirlediler. Yaşları 0’dan 90’a kadar olan yaklaşık 4 bin kişinin beyin yapısını karşılaştırmalı olarak incelemişler. Araştırmanın sonuçlarına göre, kişi doğumundan 9 yaşına kadar “çocukluk”, 9 yaşından 32 yaşına kadar da “ergenlik” dönemini yaşıyormuş! 32’den sonra başlayan “yetişkin” dönemi 66 yaşına kadar sürüyormuş. Bu dönemin sonunda “erken yaşlanma”, 83 yaşında da “geç yaşlanma” dönemine giriliyormuş.

Aslında bu şok edici bir bilgi değil. 20’li yaşlarda hiçbir şekilde yetişkin olmadığımız kesin. 20’ler boyu hissettiğimiz tüm o bocalama, dalgalanma, ergenliktenmiş. Ama ben Cambridge ekibine araştırmalarını ve 32’den 66’ya “geç ergenlik” dönemi adını vermelerini öneririm. Hatta 66’dan sonra da ergenliğe geri dönüş ve kapanış (kaba olduysa özür dilerim).

5) Wicked yapımcıların yüzünü güldürmeye devam ediyor.

Ariana Grande, Cynthia Erivo, Michelle Yeoh, Jonathan Bailey ve Jeff Goldblum’un yer aldığı Wicked’ın devam filmi Wicked: For Good iki hafta önce vizyona girdi. Hem müzikal severleri hem de yapımcıları mutlu etti. Detaylı incelememiz için tıklayınız.

Jon M. Chu’nun yönettiği devam filmi, yılın ABD’deki en büyük ikinci açılışını ve sahne müzikal uyarlamaları arasında en büyük uluslararası açılışını gerçekleştirdi. Film, ABD’de yaklaşık 161 milyon ve tüm dünyada 237 milyon dolar gişe hasılatına ulaştı. Devam filmi, geçen sene çıkan Wicked filminin hafta sonu gişe rekorunu da kırdı. Wicked evreninde geçen daha çok film izleyeceğiz gibi görünüyor.

Pembelere, büyülere, perilere, güzel müziklere hiçbir itirazım olmaz. Müzikal severler de mutluysa, diyecek bir şey yok. Ancak Ariana Grande ve Cynthia Erivo’nun son zamanlarda verdiği tuhaf röportajlar, o ağlamalar da neyin nesi? Ayrıca Ariana Grande’nin hery erde Glinda personasıyla gezinmesinden, bembeyaz makyajından biraz bıktık, tamam peri kızı… Film gişede bu kadar büyük başarı elde ettiğine göre, tanıtım kampanyalarına bir son verebilirler.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin