Eski gotiklerden kim kaldı: Jenna Ortega ve içimize işleyen bakışlarına dadanıyoruz
Çoğu film ve dizilerin tekrarı orijinalini aratıyor. Fakat içinde Jenna Ortega faktörü varsa gelin bir daha düşünelim. Addams Ailesi’nden ilham alınarak canlandırılan Netflix yapımı Wednesday dizisiyle kalbimizin orta yerinde cumhuriyet kuran Jenna Ortega Hollywood’un yeni en çok konuşulan ismi haline geldi bile. Adını duyduğumuzda heyecanımızı durduramıyoruz tabii ki. Şimdilerde ise Tim Burton’ın Venedik Film Festivali’nin açılışını yapan Beetlejuice Beetlejuice filmiyle, elinde türlü referanslarla dolu mini mini çantaları, kırmızı halılarda arzı endam ederken görüyoruz kendisini. Şimdiden pek çok alkış sığdırsa da kariyerine biliyoruz ki Jenna için her şey yeni başlıyor.
Jane the Virgin sevdalılarının çok küçük yaştan beri bildiği bir isim Jenna Ortega: Dizide Jane’in küçüklük hallerini o canlandırıyordu. Kariyerinin o yıllarında Days of Our Lives ve CSI: NY gibi büyüklü dizilerde kapılan küçüklü roller de var. Kariyerinin çıkışını yapmasını sağlayan ise Disney Channel’daki Stuck in the Middle dizisi oluyor. Büyük bir ailenin ortanca çocuğu olarak kendi başına hayatta kalmaya çalışan Harley Diaz adlı oldukça zeki ve iş bilir bir karakteri canlandırıyordu bu dizide. Bu arada ”kariyerinin o yılları”, ”kariyerinin çıkışı” deyip duruyoruz da, Jenna o sıralarda hâlâ çocuk yaşlarında; Stuck in the Middle ile yeteneklerini göstermeye başladığında yaşı sadece 14.

Jenna’nın Elena of Avalor ile Disney Channel’da devam eden televizyon kariyeri 2020 yılı itibarıyla sinema aleminde oldukça spesifik bir yönde ilerlemeye başlıyor. ”Spesifik” diyoruz çünkü gözümüzün önünde nur topu gibi bir scream queen doğuyor. The Babysitter: Killer Queen ile başlayan korku filmi serüveni onu Scream’in beşinci filminde kallavi bir role götürüyor, peşinden de Mia Goth’lu slasher filmi X, American Carnage ve yine Scream (bu sefer altıncısı) geliyor. Röportajlarında ve kırmızı halıda her daim güleryüzlü olan, ‘bizim kız’ gibi hissettiren ve kariyerinin çıkışını da böylesi bir rolle yapan Jenna’nın bu tekinsiz rollerle bize ters köşe yapmasında kesinlikle heyecan verici bir şeyler var. Hele ki buz kesen bakışlarıyla bizi şöyle bir ürperten Wednesday rolü neler kotarabileceğinin bir kanıtıydı. Sahiden hiç göz kırpmadan nasıl öyle uzun uzun durabildin be Jenna?

Evet, öncesinde bir sürü yapımda görüyoruz kendisini, hatta Wednesday öncesinde yine çok ses getiren bir Netflix yapımı You’nun ikinci sezonunda da çıkıyor karışımıza ama Wednesday onu geniş kitlelere tanıtan asıl yapım oluyor. Bir kere zaten Adams Ailesi oldukça ikonik ve yine arkasında Tim Burton var ve evet, bu bir Netflix projesi. Her haliyle ‘garanti’ olan bu proje estetiği, dansları ve sahneleriyle bir de Gen Z’nin ellerinde viralleşince Jenna’yı görmeyen tanımayan kalmadı. Sadece oyunculuğu değil, kişiliği ve stiliyle de gerçek bir Gen Z ikonuna dönüştü. Dizide de Jenna’nın Wednesday’e kattığı o karanlık mizah, keskin bakışlar ve duygusuz dış görünüşün altındaki derin duygular hepimizin içine işledi. Wednesday yayınlandığı dönem bu kadar ses getirdiyse Jenna’nın payı büyük. Bu arada sadece Gen Z değil, sinema televizyon aleminin ”üst makamları” da Jenna’yı takdir etmiş gözüküyor; Wednesday rolüyle hem Altın Kürelerde hem de Emmy’lerde aday gösterilmiş olması bunun kanıtı.

Şimdi bağıra bağıra hep birlikte, üç kere “Beterböcek, beterböcek, beterböcek” diyoruz çünkü Jenna’nın Tim Burton’la iş birliği 1988 tarihli bu ikonik filmin devamı olan Beetlejuice Beetlejuice ile yeni bir yere taşınıyor. Michael Keaton, Winona Ryder ve Catherine O’Hara’yı yeniden bir araya getiren bu devam hikayesinde ilk filmden 36 yıl sonrasına gidiyoruz; ailenin başından geçenler onları eski evlerine götürüyor veeee tabii ki olaylar gelişiyor. Jenna da Winona Ryder’ın karakteri Lydia’nin gotik ergen kızını canlandırıyor.
Beetlejuice Beetlejuice şimdiye kadarki gösterimlerinden pek de kötü olmayan yorumlar aldı; bu ikonik hikayenin fan’ları da tatmin olmuşa benziyor. Film 6 Eylül’de Türkiye’de vizyona girecek, merakımızı gidermemize çok az kaldı.
Beetlejuice Beetlejuice ile Tim Burton alemlerinde sarsılamaz bir yeri olduğunu bir kere daha gösteren Jenna, henüz ne zaman olacağı belirtilmese de gelecekte bir yerlerde Wednesday olarak tekrar çıkacak karşımıza. O büyük başarının ardından Netflix ikinci sezon onayını da verdi tabii ki. Jenna’nın ajandasında başka büyük yapımlar da var: Paul Rudd’lı kara komedi Death of a Unicorn, Taika Waititi’nin yönetmenliğini üstlendiği Kazuo Ishiguro’nun romanından uyarlanan Klara and the Sun ve yeni star Barry Keoghan ile The Weeknd’in de yer alacağı, adı henüz açıklanmayan Trey Edward Shults filmi…
Scream serisinin yedinci filmi ise fark ettiğiniz üzere bu listede yok; çünkü Jenna Ortega Wednesday’in çekimlerinden ötürü yoğunluğu sebebiyle filmde yer almayacağını söylemişti. Jenna’nın bu kararını açıklamasından hemen önce başrol oyuncularından Melissa Barrera, Filistin’i destekleyen açıklamaları gerekçe gösterilerek kadrodan çıkarılmıştı ve devamında büyük tartışmalar yaşanmıştı. Haliyle Jenna’nın Scream’den tam da böyle bir zamanlamayla ayrılması çok şey söylüyor, o her ne kadar yoğunluğu sebebiyle dese de… Zaten Filistin’e desteğini her daim gösterdiği için biz biliyoruz asıl sebebini.