Ve bir Haziran ayını daha şenlendirmeye hazırlanan Documentarist’e dadanıyoruz

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Belgesel sinemanın yalnızca dünyayı kayıt altına almakla kalmayıp onu anlamaya, sorgulamaya ve dönüştürmeye de yardımcı olduğuna inanıyorsanız, yılın en güzel zamanlarından biri gelmiş demektir: Documentarist, 13-21 Haziran tarihleri arasında 19. İstanbul Belgesel Günleri kapsamında 70’ten fazla uzun ve kısa metraj belgeseli filmseverlerle buluşturacak. Toplumsal hafızadan feminist mücadelelere, göç hikayelerinden ekolojik direnişlere uzanan seçkisiyle festival, bu yıl da kameranın yalnızca bir kayıt aracı değil, aynı zamanda bir tanıklık ve anlatı biçimi olduğunu hatırlatacak.

Bu yılın seçkisinde her zamanki kısa film, kadın & LGBTİ, canlandırma ve Türkiye ile uluslararası panorama seçkilerine bazı özel eklemeler yapılmış: Festival dahilinde Portekiz’in tanınmış belgeselcilerinden Susana de Sousa Dias’ın beş filmi ile özellikle bellek meselesine odaklanan Concha Barquero ve Alejandro Alvarado, Berke Baş ve Maryam Tafakory gibi yönetmenlerin belgesellerini izlemek mümkün.

Tükettiğimiz Dünya seçkisinde ise Ekvador’dan Hollanda’ya, Slovenya’dan Azerbaycan’a, Türkiye’den Arjantin’e pek çok ekolojik mücadele anlatısına yer verilecek. Documentarist bu yıl uluslararası bir buluşmaya da festival boyunca ev sahipliği yapıyor: Dublin’den Buenos Aires’e, Belgrad’dan Prizren’e dünyanın çeşitli kentlerinde faaliyet gösteren, çoğu toplumsal mücadele ve çabayla kazanılmış alternatif sinema salonlarının temsilcileri bir araya gelecek. Tabii ki buluşmada Emek Sineması mücadelesi de hatırlanacak.

Geçtiğimiz 19 yılda kah festival gönüllüsü olduğum, kah seçkiyi yapan ekibe dahil olduğum, kah etkinlik moderasyonu yaptığım Documentarist’in Türkiye’nin en çeşitli, en ufuk açıcı etkinliklerinden biri olduğunu düşünüyorum. Kameranın bir direniş ve toplumsal hafızayı koruyan, yaygınlaştıran bir gereç hâline geldiği pek çok belgesel, Documentarist kapsamında bu yıl da bizlerle buluşacağı için heyecanlıyım.

Festivalin özellikle Kadın & LGBTİ seçkisinde Türkiye’den ve dünyadan patriyarka, göç deneyimi, feminist hareket ve ayrımcılık gibi konulara odaklanan filmler bulunuyor. Aylin Kuryel’in Stella ile 8 Mart filmi, Türkiye’de feminist hareketin önemli figürlerinden Stella Ovadia’nın kişisel tarihiyle toplumsal tarihin kesiştiği yerde filizlenen bir meta anlatı gibi. Aylin ve Stella, çekilip kurgulanmış belgeseli izlerken kendilerini kaydederek belgesel anlatısı ve belgeselin etik sorumluluğu üzerine konuşuyorlar. Tam da bu sebeple muhtemelen Aylin ve Stella ortak olarak bu filmin yönetmeni oluyorlar.

Bu Yolun Herhangi Bir Yerinde filmi, İngiltere’de yaşayan göçmen Kürt bir kadının Avrupa’nın çeşitli yerlerine giderek kendisiyle benzer durumdaki sanatçı Kürt kadınlarla buluşmasına odaklanıyor. Zehra Doğan, Evin Ahmad, Rojda Şekersöz, Pervin Çakar, Aya Jaff gibi sanatçıların Almanya ve İsviçre gibi ülkelere göç yolculuklarına ve üretim pratiklerine odaklanan film, anlatıcının Şırnak’ta doğduğu topraklara dönmesiyle sonuçlanıyor. Burcu’nun Melekleri, Kanada’ya gençken göçmüş, ailesi tarafından “marjinal” addedilen Burcu’nun bir ikinci el dükkânı açarak kurduğu komüniteye odaklanıyor. Artık emekliliğini daha küçük bir dükkanda yaşamak isteyen Burcu’nun dükkanının kapanış partisi, bir komünite kurmanın birden fazla yolu olduğunu, kuir insanların birbirini desteklemek ve açılmak için ihtiyaç duyduğu alanı bir ikinci el dükkanının da sağlayabileceğini gösteriyor.

Fransa’da birbirinden farklı dört kişinin göç etme ve kuir olma deneyimine odaklanan Aşk.Aşk.Hürriyet, kuir olmanın ve ayrımcılığın tek bir veçhesi olmadığını hatırlatıyor. Belgesel boyunca Türkiyeli, Ortadoğulu, Uzakdoğulu ve Afrikalı genç kuir insanlar; çalışma hayatına, ev bulmanın zorluğuna, açılma ve sosyalleşmenin zorlayıcı anlarına dair samimi paylaşımlar yapıyor.

Pride ayında kendimize ve yakınlarımıza Kadın & LGBTİ seçkisiyle şöyle bir güzellik yapmayalım mı? Bence neden olmasın? Documentarist bu yıl da dolu, kafa açıcı ve iştah kabartıcı bir programla Haziran ayını şenlendiriyor. Sinemanın, özellikle belgesel sinemanın dönüştürücü gücüne sırtını yaslayarak; sinemaseverlerin, gönüllülerin ve minik fonların desteğiyle bizi salonlara davet etmeye devam ediyor.

Türkiye yapımı filmlerin ve tüm yan etkinliklerin ücretsiz olduğu festivalde, diğer filmlerin biletleri mekan girişlerinden temin edilebilir. Kombine bilet satın almak isteyenler web sitesini ziyaret edebilir.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin