Sonu gelmeyecek o tartışma: Nepotizm bir gün biter mi?

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Taa Orta Çağ’a dayanan Nepotizm kavramı, kelimenin tam anlamıyla “kayırmacılık” demek. Biraz daha derinlere inip, kökenini araştırdığımızda ise nepos yani Latince “yeğen” sözcüğünden türediğini görüyoruz. Orta Çağ ve Rönesans dönemlerinde papalar gayrimeşru çocuklarını “yeğenleri” olarak tanıtıp, yüksek mevkilere getirince, bu kavramda kendince resmiyet kazanmış diyebiliriz. Malum, biz şimdilerde bu duruma epey aşinayız. Ancak zamanında, Aristoteles ve Konfüçyüs gibi filozoflar, durumu kabullenemeyip “yeğen kayırma” konusunda ciddi tartışmalarda bulunmuşlar. Tarihin en başından beri var olan bu gerçek, dürüst olmamız gerekirse, dünya dönmeye devam ettiği sürece varlığını koruyacak gibi. Siyasetten sanat camiasına kadar her yerde görebileceğimiz bu kayırma durumuna popüler kültür karakterleri eşliğinde dadanıyoruz.

Yaklaşık bir ay önce, Disney’in yeni filmi Mufasa’nın vizyona girmesiyle de bu kavramın popüler kültür alemindeki yansıması, yani “nepo babies” (nepo bebekler) konusu, internet alemini eleştiriler eşliğinde yeniden hareketlendirdi. Beyoncé’nin kızı Blue Ivy Carter’ın da kadroda yer almasının kayırmacılığın klasik bir örneği olduğu konuşuluyordu. Carter’ın kabul edilebilir bir performans sergilediğini söylemek mümkün. Yine de eleştirmek isteyenler lafını esirgemedi tabii…

@lovelsiie

yes she’s a nepo baby…then ? #blueivy #blueivycarter #beyoncé #cowboycarter #beyhive #houstonrodeo #fyp #mufasa #parkwood #cecred

♬ original sound – true_kings_entertainment

Elbette, eşitsizliği her zaman için konuşmak ve tartışmak gerek. Sonuçta, kimilerinin başarı basamaklarını tırmanması için bazı kapıları tekrar tekrar çalması gerekirken, kimilerine de o kapıların çoktan açılmış olması ne kadar doğru? Yine de konunun sosyal medya yorumlarına indirgenemeyecek kadar karmaşık ve katmanlı olduğu ortada. Hem işin farklı tarafları da var. Mesela ünlü oyuncu Andie MacDowell geçtiğimiz günlerde gururlu bir şekilde “ters nepotizm” yaşadığını dile getirdi. Neredeyse 40 yılı aşkın süredir oyunculuk yapan MacDowell yeni bir tanınma dalgası yaşıyormuş. Üstelik bunun sayısız filminden ziyade kızı Margaret Qualley’den kaynakladığını söylüyor. Normalde çocuklar anne-babalarının güç ve şöhretinin ekmeğini yerken belli ki Andie MacDowell da şu ara kızının The Substance ile birlikte iyice yükselen popülerliğinden faydalanıyor.

Okuma önerisi – Şan şöhretin içine doğanlar ve ‘ünlü’ olmayı hak edenler: Sosyal medyayı saran nepotizm tartışmaları

Nepo Baby’lere yöneltilen eleştirilerin elbette haklı yanları var. Daha doğrusu bu eleştirileri hak eden isimler var diyelim. Maalesef ki en büyük örneği Brooklyn Beckham. David ve Victoria Beckham’ın oğlu olan Brooklyn’in ünlülük kariyeri doğumuyla birlikte başlasa da profesyonel olarak yaptığı ilk işi modellikti. Bizce kesinlikle kabul edilebilir. Ancak hemen ardından fotoğrafçılığa geçmesi ve o dönemki çalışmalarının “fotoğrafçılık mesleğini değersizleştiyor” yorumlarına maruz kalması pek iyi olmadı. Zaten o da sonra aşçılığa yöneldi. Hatta kendisini biraz araştırınca şimdilerde, acı sos girişimcisi, sake kralı ve son olarak da smoothie tanıtımcısı olduğu bilgilerine ulaşıyoruz…

Öte yandan ünlü ve tanınmış ailelerden gelseler de yeteneklerini kanıtlamış isimler de var. Ki bunlardan biri kesinlikle Call Me by Your Name filmindeki oyunculuğuyla kalpleri tam on ikiden vuran Timothée Chalamet. Evet, amcası Rodman Flender ünlü bir yönetmen. Kabul edelim, epey de karizmatik ve yakışıklı… Fakat bize kalırsa bu artıları kesinlikle yeteneğinin önüne geçmiyor.

Aynı şekilde Gracie Abrams da bu isimlerden biri. Ünlü yönetmen J.J. Abrams’ın kızı olduğu ve doğru kişileri tanıdığı için başarılı olduğu konuşulsa da günlük ergen mevzularını ve aşk acılarını konu alan şarkı sözlerini bizzat ben kendim gayet seviyorum. Hatta şarkılarının ben de bıraktığı his tarif edebilirsem tam olarak şöyle; “Evet, şu an aşk acısı çekiyorum ve kafam çok karışık ama bunu pijamalarımla konfor alanımda yaşıyorum.” gibi… O yüzden de müziğiyle ilgili yapılan gerçek eleştiri ve yorumların pek dikkate alınıp, konuşulmadığı kanısındayım.

Yazının başında bahsettiğimiz MacDowell örneğine tekrar gelecek olursak… Sinema camiasındaki kayırmacılık durumunun ailevi ilişkilerin çok daha ötesinde bir noktada olduğunu hepimiz biliriz. Ancak “ters nepotizm” bizlerin de ilk defa duyduğu bir durum oldu.

70’lerden bu yana aktif bir şekilde oyunculuk yapan ve pek çok kere Altın Küre ödüllerine aday olan MacDowell, kızı Margaret Qualley sayesinde 13 yaşındaki hayranlarının onu epey “havalı” bulduklarını Jimmy Fallon’un The Tonight Show programında açıkladı. Kısaca tanıtmak gerekirse de; Qualley’nin çıkış rolü, Gia Coppola’nın 2013 yapımı filmi Palo Alto ile oldu. Onu 2019’daki Once Upon a Time… in Hollywood takip etti ancak 2024 yılındaki The Substance filmindeki rolüyle kendi dönüm noktasına ulaştığını ve tüm dikkatleri üzerine çektiğini söyleyebiliriz. Zaten annesi de The Substance’taki cesur oyunculuğunu överek, kendi yolunu çizdiği için onunla gurur duyduğunu belirtiyor ve “tersine kayırmacılığa” değinerek tartışmalara şu sözlerle dokunuyor: “Şu anda ben, çocukların hep suçlandığı şeyin tam ortasındayım.”

Bir de Lily-Rose Depp ve Dakota Johnson gibi belki de artık bunaldıkları için eleştirilere eleştiriyle cevap veren ünlü isimler var.

Vanessa Paradis ve Johnny Depp’in kızı olan Lily-Rose henüz 16 yaşındayken Chanel’in yüzlerinden biriydi. 2022’de Elle dergisindeki röportajında kendisine yapıştırılan “nepo baby” etiketine asla katılmadığını söyledi ve şu sözleri ekledi: “İnsanlar sizin hakkınızda ya da oraya nasıl geldiğinizle ilgili ön yargılara hep sahip olacak, yine de kesinlikle şunu söyleyebilirim ki bir kapıyı aralayabilirsiniz fakat sonuçta sadece kapının eşiğinde duruyorsunuz. Ondan sonra da yapılması gereken çok iş var.”

Hmm… Bazılarının kapının eşiğine gelebilmek için bile ne kadar çok çalıştığını ama ailesinin ve ayrıcalıklı hayatının onu oraya ne kadar hızlı taşıdığını unutuyor herhalde ama neyse…

Dakota Johnson ise The Today Show programında gelen sorular üzerine nepotizm tartışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, biraz da Marie Antoinette edasıyla, sert konuşuyor… “Bu konu ilk ortaya çıktığında inanılmaz derecede sinir bozucu ve sıkıcı buldum. Eğer gazeteciyseniz, başka bir şey hakkında yazın. Bu gerçekten zavallıca.”

Günün birinde dünyanın adalet terazisi şaşmadan işler ve yetenekli olan herkes hak ettiği noktalara dürüstçe ulaşır mı bilinmez. Fakat gelin kabul edelim, tüm bu tartışmaların popüler kültürü hareketlendiren, hatta yer yer besleyen bir yanı da var. Belki de bize düşen, kendi yarattığımız kayırmaları gözden geçirirken, bu magazinsel tartışmaların tadını çıkarmaktır. Unutmayın ki onlara hiçbir şey olmaz.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin