Oscar 2025: Kaos, gıybet ve yakışıksız tartışmalar

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Bugün kaos, gıybet ve yakışıksız tartışmaların yegane adresini konuşmak için buradayız. Hayır, Kızılcık Şerbeti’nden bahsetmiyoruz. 2 Mart Pazar günü düzenlenecek Oscar Ödül Töreni öncesi, sezonu bir hayli meşgul eden skandalları sorgulamaya açıyor; gönlümüzden geçenleri bir bir ortaya döküyoruz. Ancak Pembe Hanım’dan da bir ricamız var. Yarın akşamki bölümde Mikey Madison’ın kazanması için adak adarsa, gelecek bölümlerde Doğa’ya yapacağı kötülükleri göz ardı edebiliriz. Arz ederiz.

Sevgili okurlar, nasılsınız? Blake Lively ve Justin Baldoni savaşında taraf seçmekte zorlanırken kendimizi bir anda yapay zeka ve faşizm odaklı tartışmaların ortasında bulduğumuza inanamıyorum. Hollywood, Amber Heard ve Johnny Depp’in mahkemesinden bu yana gün yüzü görmedi desek yalan olmaz. Oscar’a sayılı günler kala, hem Oscar kaosunu hem de tahminlerimizi size sunmayı borç biliriz. Bu Oscar sezonunun ateş seviyesi ve Behlül Haznedar’ın yangınlara çağıran alev alev gözleri arasında pek bir fark yok. Her ikisinin de bağımlısıyız. Biliyorsunuz, Oscar kazanmak o kadar da zor değil. Yapımcılar ve film şirketlerinin pazarlama ajansları tarafından yürütülen yoğun bir çalışmanın ardından Oscar kazanmak mümkün. Karla Sofía Gascón’un aynı fikirde olmaması muhtemel. Oscar kazanma ihtimali, enflasyonun yakın zamanda istediğimiz seviyeye düşme ihtimali kadar zayıf.

Emilia Pérez’in başrol oyuncusu Karla Sofía Gascón, 2020 ve 2021 yıllarında ırkçı olduğu düşünülen bazı fikirlerini tweet atarak dünyaya duyurmaya karar verdiği için Oscar yarışında yer bulmuyor. Herkes hayatında en az 15 dakika ünlü olma hakkına erişiyor. Görünüşe göre sen o hakkı kullandın Karla’cım. Bizimle değilsin. Elbette filmin sansasyon yaratmasının arkasında yalnızca Karla Sofía Gascón yok. Skandallar bitmiyor ve gıybet ateşinde kavruluyoruz. Yaprak Dökümü’nün ikinci sezonundan daha hareketli günler yaşadığımıza inanamıyorum. Emilia Pérez hakkında spoiler vermeyeceğim fakat film Meksika’da geçmesine rağmen çekimlerinin Fransa’da yapılması bir olay, filmin trans kimliğini temsil etme biçimine ilişkin eleştiriler ayrı bir olay. Meksika’daki şiddet sarmalında hayatını kaybeden ve kaybolan insanların hikayelerine dokunan bir filmin müzikal olmaması gerektiğini düşünenler de var. Filmin Avrupamerkezcilik yaptığını savunanlar da. Şaşırdık mı?

Zoe Saldaña’yı çocuğum gibi severim

O halde Emilia Pérez nasıl oldu da 13 dalda Oscar adayı oldu? Karla Sofía Gascón’un açıklamaları filmin tüm cazibesini yitirmesine sebep olsa da “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında aday olan Zoe Saldaña’nın kampanya süreci yerli yerinde. Saldaña’nın menajerleri sağ olsun, Zoe yılın en anlaşılmaz ve tartışmalı filmlerinden birinde yer almasına rağmen BAFTA, Altın Küre, SAG’ın da dahil olduğu ödül törenlerinde rakipsiz ilerliyor. Filmi beğendiğimi söylersem çarpılırım. Fakat Zoe Saldaña’yı severim, torpil geçeceğim. Oscar’ı alırsa çok mutlu olacağım, kendi çocuğum almış gibi sevineceğim. Oh be! Ne var ki bahsetmem gereken bir dipnotu detaylandırmadan duramayacağım.

Dolandırıcılık gerçek bir meslek midir?

Zoe Saldaña’nın ekran süresi, Karla Sofía Gascón’dan uzun olmasına rağmen nasıl oldu da “En İyi Kadın Oyuncu” değil, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde aday gösterildi? Cynthia Erivo ve Ariana Grande’nin başrollerini paylaştığı Wicked’ı düşünelim. Her ikisinin de başrol olduğu, birinin karakterinin diğerinden daha önemli olmadığı bir senaryo var karşımızda. Wicked, Broadway’de sahnelenirken dönemin başrolleri Idina Menzel ve Kristin Chenoweth, Tony Ödülleri’nde “En İyi Kadın Oyuncu” dalında aday gösterilmişti. Filmin yapımcıları ise Cynthia Erivo’yu “En İyi Kadın Oyuncu”, Ariana Grande’yi “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında öne çıkarmayı tercih etti. Kategori işgali diyebilir miyiz? Kimilerinin “kampanya dolandırıcılığı” olarak adlandırdığı bir strateji yöntemi aslında bu. Filmin yapımcılarının amacı oyları bölmemek. Tanıdık geldi mi? Eğer aynı filmden iki oyuncu aynı kategoriye aday olursa, kazanma ihtimalleri düşebilir. Yapımcılar bu riski almak yerine, oyuncuları farklı kategorilerde aday göstererek hem kazanma şanslarını artıyor hem de kime karşı yarışacaklarını belirliyor. Lafım doğru yerlere ulaşır mı? Sanmam.

Adrien Brody ve cenaze modu

Dolandırıcılık demişken yapay zekayı ya kabul edelim ya süründürelim ne dersiniz? Tarafınızı seçin. Oscar’da 10 dalda yarışan The Brutalist’in editörü, filmde Adrien Brody ve Felicity Jones’un Macarca konuştukları sahnelerde biraz fazla teknoloji kullandığını söylediğinden bu yana film eleştirilerden nasibini alıyor. Filmde, özellikle dış mekan yaratım sürecinde, yapay zekaya başvurduğunu dile getiriyor filmin editörü. Hollywood, yapay zekadan epey çekiniyor. Nedenini inanın biz de bilmiyoruz. Tabii bazı teorilerimiz var. Bu teorileri başka bir yazıda etraflıca konuşuruz. Ama şunu bilin ki yazarınız yapay zekanın yerini almasından endişe etmiyor. Filmin yönetmeni Brady Corbet’in oyuncularını savunmasını anlıyor ve destekliyorum. Adrien Brody ve Felicity Jones’un performanslarının tamamen kendilerine ait olduğunu, yapay zekanın Macarcadaki sesli harflerin telaffuzunu iyileştirmek için kullanıldığını ifade eden Brady Corbet’e karşı çıkmak ne mümkün. Yapay zekanın yaratıcı süreçlere dahil olmasının pozitif bir tarafı olduğu kesin. Bu durum hayatımın aşkı, dramatik prensim Adrien Brody’nin aldığı her ödülü hak ettiği gerçeğini değiştirmiyor. Boş zamanlarımda Adrien Brody’nin ödül konuşmalarını izlediğimi itiraf ediyorum.

Adrien Brody’nin etkisinde kalmam, skandallara gözümü kapadığım anlamına gelmiyor. Nitekim birileri skandal da arıyor. Nerede, ne zaman, ne yaptığınız her zaman kayıtlı ve dijital ayak izleriniz kim olduğunuza – şimdilerde o insan olmasanız dahi – dair bilgi veriyor. Kaosun bir diğer adresi, Altın Küre Ödülleri’nde drama dalında “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görülen Fernanda Torres.  Ricky Gervais’in sunmadığı ödül törenlerine ilgimizi kaybedeli çok oluyor fakat Altın Küre’yi izlemediğim bir ödül sezonunun damarlarımda tıkanmaya yol açacağına da eminim. Fernanda Torres’in birkaç sene önce Brezilya’da oynadığı bir skeçte “siyah surat” makyajıyla bir hizmetçiyi canlandırdığı ortaya çıkınca… “Siyah surat” nedir peki? Siyah olmayan sanatçıların siyah bir insanı oldukça yanlış biçimlerde temsil etmek için uyguladığı bir tür makyaj. Yüreğinden yaralı senin hikayen Fernanda. Böyle ırkçı yaklaşımlar sana yakışıyor mu? Öte yandan bu skecin Fernanda Torres, Altın Küre kazandıktan sonra ortaya çıkması biraz şüphe yaratıyor. Birileri, birilerini, bilerek ezmeye mi çalışıyor? Karla Sofía Gascón’un, Fernanda Torres’in ekibini taşladığı bilgisini de eklemeden geçemeyeceğim.

Gönlüm Mikey Madison’dan yana

Aklımızda tek bir soru var: 2 Mart Pazar günü düzenlenen ödül töreninde kim, hangi ödülü alacak? ‘‘En İyi Kadın Oyuncu’’ dalında Demi Moore, Fernanda Torres, Karla Sofía Gascón, Cynthia Erivo ve Mikey Madison yarışıyor. Favori Demi Moore. Ben çocukken bile oyuncu olan insanlar listemde kendisi. Ödülü alırsa, uzun soluklu kariyeri için alacağı da ortada. Performansından da şikayetçi değiliz. MUBI ve Efe Çakarel’e ödül konuşmaları sırasında teşekkür ettiğini unutmadık. As bayrakları. Ancak yazarınızın gönlü Mikey Madison’dan yana. Kariyerini Brie Larson’a benzetiyorum, Oscar’dan sonra ortadan kaybolma olasılığı bulunsa da gönül bu, durduramıyoruz akışını. Mikey Madison’ın BAFTA, Demi Moore’un SAG aldığını düşünürsek… Son yılların en çekişmeli Oscar’ı diyebilir miyiz? Ödülü Demi Moore alacaktır ama sürprizlere hazırlıklı olun ve Mikey’nin ismini duyarsanız şaşırmayın.

Zac Efron için adalet

‘‘En İyi Erkek Oyuncu’’ kategorisi de Adrien Brody ve Timothée Chalamet’in yarışına şahitlik ediyor. Ödülü Adrien Brody’nin kazanmasını isterim çünkü Timothée Chalemet’e katlanamıyorum. Buyurun, söyledim işte. Beni çileden çıkarıyor, bu sektöre bir Tilda Swinton yeter. Laf açılmışken Timothée Chalamet tatlı bir insana benziyor, bunu okuyorsa gönlü darılmasın. Lakin Zac Efron, Harris Dickinson, Jacob Elordi ve ünlü olunca Disney günlerini unutan Austin Butler da kariyerleri boyunca benzer performansların kenarında durmuşken Timothée Chalemet’in öne çıkmasını abartılı buluyorum. Zac Efron ve A24 filmi The Iron Claw için #adalet. 2 Mart’ın esas sürprizi Timothée Chalamet’in kazanması olur. Gecede performans sergileyecekleri kesinleşen Ariana Grande ve şu an bile gözyaşlarına boğulduğunu hayal ettiğimiz Cynthia Erivo’ya da başarılar. Umarız bu performansı ağlamadan bitirmeyi başarabilirler.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin