Kafamızın içi: Stranger Things finaline doğru teoriler geçidi

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

26 Kasım’dan bu yana kafamızda dönüp duran onlarca teori, cevap bulabilmek için defalarca izlediğimiz sahneler ve ‘büyük final nasıl bitecek’ sorusuna verdiğimiz o tam da kesin olamayan yanıtlar… Stranger Things’in beşinci sezonunun ikinci kısmı yaklaşırken, ilk dört bölümde kıyıya köşeye saklanmış gizli ipuçlarından yola çıkarak kendimize bir pusula yapıp sosyal medyayı kasıp kavuran teoriler arasında yönümüzü bulmaya çalışıyoruz.

Zaman mı büküldü, tüm kötülüklerin arkasındaki beş başlı bir ejderha mı var, Dustin mi yoksa Steve mi ölüyor? Kafamızda deli sorular, doldurulmayı bekleyen onca boşlukla birlikte Stranger Things finaline dair teorilere dadanıyoruz.

Tabii ki yazıda spoiler var… Biz yine de söyleyelim dedik.

Kötü olan Henry değil, asıl kötü hâlâ karanlıklar ardında

Duffer Kardeşlerin orjinal hikayesinden yola çıkarak Kate Trefry tarafından kaleme alınan Stranger Things: The First Shadow oyunu, tüm sezonlara dair ciddi teoriler geliştimemizi sağladı şu son bir ayda. Oyunda Henry Creel’in geçmişine tanıklık ediyoruz. Aslında onun kötü olmadığını ve onu Upside Down’a bağlayanın çocukluğunda yaşadığı travmatik bir karşılaşmadan kaynaklı olduğunu öğreniyoruz.

1943’te Nevada’da yaşayan küçük Henry’nin sık sık gittiği bir mağara var. Aynı yıllarda ABD, savaş gemilerini görünmez kılmayı amaçlayan Project Rainbow (ya da bilinen adıyla Philadelphia Experiment) üzerinde çalışıyor. Deney ters gidince USS Eldridge adlı gemi Dimension X denen başka bir boyuta savruluyor. Mürettebatın neredeyse tamamı geri dönemiyor; hayatta kalan tek kişi ise geminin kaptanı B.R. Brenner. O da o boyuttaki yaratıkların saldırısına uğramış, ağır yaralı ve kan grubu değişmiş bir halde geri dönüyor.

Ölüm döşeğinde olan Kaptan Brenner bu hikâyeyi oğlu Dr. Brenner’e anlatıyor ve tahmin edersiniz ki Dr. Brenner bu olayı yeniden yaratmak için Nevada’da bir proje başlatıyor. Ancak Rus KGB ajanı bu deneye olanak sağlayan ekipmanı çalıp Nevada’da bir mağaraya saklıyor. Evet, bu mağara Henry’nin çocukluğunda sık sık gittiği ve artık korktuğu içine giremediği bir mağara.

Çocukluğunda mağara etrafında keşifler yapmayı seven Henry, burada gizlenen ekipmanı ve onu çalan Rus ajanını buluyor. Bir gün işler ters gidiyor ve ikisi de Dimension X’e gönderiliyor. Henry burada ilk kez Mind Flayer ile karşılaşıyor. 12 saat sonra dünyaya geri dönen eski Henry’den artık eser yok. Karakteri bozulmuş, kan grubu değişmiş farklı bir Henry var karşımızda.

@meechski

Stranger Things 5 Theory on why Vecna/Henry is so scared of the cave Max takes Holly Wheeler to… #StrangerThings #StrangerThings5 #Vecna

♬ Suspense, horror, piano and music box – takaya

Creel ailesi Henry’nin tuhaflıklarını seziyor ve Nevada’daki bu garip ortamdan kaçmak için Hawkins’e taşınıyor. Dr. Brenner da peşlerinden geliyor ve Henry’nin psikokinetik güçleri üzerine çalışmak için birinci sezonda gördüğümüz laboratuvarı kuruyor. Artık değişen Henry ile başedemedikleri için onu ailesi laboratuvara gönderiyor ancak Henry kaçmayı başarıyor. Ancak bir gün evde annesinin Dr. Brenner’la konuşmasını duyuyor ve onu sonsuza kadar laboratuvara kapatmayı planladıklarını duyunca dünyası başına yıkılıyor. Bu kırılma anında Henry, Mind Flayer’ın onu tamamen ele geçirmesine izin veriyor ve dördüncü sezon yedinci bölümde akşam yemeğinde gördüğümüz sahnede Henry ailesine saldırıyor.

Tüm bu anlatılardan yola çıkarak geliştirilen teorilerden biri Nevada’daki mağaranın Henry’nin hayatının kırılma noktası olduğu yönünde. First Shadow/Mind Flayer ile ilk temas ettiği yer. Bu yüzden Max ve Holly’nin bulunduğu mağaraya Henry’nin girememesi, güçsüzlüğünden değil, travmasının tam merkezine adım atmak istememesinden kaynaklanıyor.

Bu teoriye göre Vecna bir nihai karar mercii değil de, aksine çocukluğunda karanlık bir gücün pençesine düşmüş bir kurban diyebiliriz. Asıl kötülük ise hâlâ Upside Down’ın gölgesinde saklı olabilir.

Peki, perde arkasındaki asıl kötü Dungeons & Dragons evreninden Yeşil Ejderha mı acaba?

Stranger Things’in beşinci sezon ilk dört bölüm yayınlanır yayınlanmaz ortalık tek bir soruyla kaynamaya başladı: Hikâyenin asıl kötüsü gerçekten Vecna mı, yoksa Mind Flayer mı? Yoksa bütün bu olan bitenin ardında çok daha büyük bir güç mü var? Ve o güç Dungeons & Dragons evrenindeki Yeşil Ejderha mı? Ama bu teori bazı diğer yan teorilerle de birleşiyor ve Tiamat ile Thessalhydra gibi D&D evreninin diğer nihai tehdit figürleriyle birlikte anılıyor. Hatta hepsinin aynı zincirin parçaları olabileceği bile konuşuluyor. Kafalar çok karışık.

Biz önce D&D alemindeki Yeşil Ejderha’ya odaklanalım. Bu ejderhayı öyle ateş püskürten, kanat çırpan bir yaratık gibi düşünmeyin; bu yaratığın D&D alemine göre uzmanlık alanı manipülasyon, sır saklama ve çok iyi kukla kullanması (Eddie’nin Metallica’dan Master of Puppets parçasını seçmesi, tesadüf mü? Ve Eddie geri gelecek mi acaba? Çık aklımızdan!) Genelde sahneye hiç çıkmadıkları, olayları perde arkasından yönettikleri ve dikkat dağıtmak için ise hep sahte kötü karakterleri öne sürüp asıl planlarını sessizce ördükleri söyleniyor.

@its_mellly

a 🐉 green dragon 🐉 will be the big bad of stranger things season 5 #strangerthings #strangerthings5 #strangerthingsedit #strangerthingstheory #dnd

♬ Stranger Things – Kyle Dixon & Michael Stein

Bu teoriyi doğrulamaya çalışacak olursak eski sezonlardan birkaç sahneye bakmak yeterli gibi.

Sezonlar boyunca gördüğümüz damar gibi uzanan sarmaşıklar ve labirentimsi tüneller, D&D’de Yeşil Ejderha’nın klasik yuva mimarisi olarak yorumlanıyor. Ejderhalar bitkileri bükerek yaşayan tuzaklara dönüştürür, tıpkı Hawkins’in altını saran boğucu yapı gibi.

Hatırlıyor musunuz birinci sezonda Hopper ve Joyce sözde Demogorgon yumurtası bulmuşlardı. Ancak şu anki teoriye göre aslında bir ejderha yumurtası olabilir bu buldukları. Sonuçta dizide Demogorgon’un yumurtladığını hiç görmedik.

Dördüncü sezonda alışveriş merkezindeki Rus laboratuvarına gizli bir şekilde inen asansörde ilk kez karşımıza çıkan tüplerin içindeki yeşil renkli sıvıların nükleer bir kaynak değil de asitli ejderha gazı olduğu yönünde iddialar. Rusların Upside Down’dan topladığı maddelerin kaynağı da bu olabilir belki.

Dördüncü sezon yedinci bölümde Nancy, Steve, Robin ve Eddie Upside Down’dayken ilginç bir şekilde deprem olur gibi bir titreşim oluyordu, yere yığılıyordu ve ardından gelen o yaratık sesini şaşkınlıkla dinliyorlardı. Altyazıda geçen bu inleme uzaktan gelen yaratık inlemesi/creature baying in distance olarak yazınca bunun ne Demobat’in ne Demogorgon’ın sesine benzemediğine hepimiz hemfikir olmuştuk sanki.  Belki de Hawkins’in altında dönenler düşündüğümüzden çok daha büyük.

@bigb_267

I can hear myself breathing in the background😭😭 but someone please explain what this could be. #strangerthings4 #strangerthings #creature #upsidedown

♬ original sound – BIGB_2

Will’in çizimlerine dönüp bir kez daha bakalım. Yeşil küreler, gazlar, canavarın ağzı. Will’in resimlerindeki yeşil dumanlar ve çocukların hortumlarla bağlandığı sahne… Ejderhanın ağzında, kontrol merkezinde olabileceklerine dair yorumlamalara yol açıyor.

Dizi yıllardır bize hep daha büyük bir kötülük geliyor sinyallerini vermişti. Demogorgon’dan sonra Mind Flayer ve ardından Vecna… Bu teoriye göre Vecna da, Mind Flayer da sadece birer piyon belki de. Asıl patron: karanlıkların gölgesinde saklanan, zehirli bir Yeşil Ejderha mı acaba?

Yoksa gerçek patron Tiamat ya da Thessalhydra mı?

Bazı teorilere göre mesele tek bir Yeşil Ejderha’dan ibaret değil. Aksine, Stranger Things evreninde bugüne kadar gördüğümüz her tehdit, çok daha büyük bir canavar hiyerarşisinin parçası olabilir. Bu noktada Yeşil Ejderha’nın yanında iki isim daha oldukça anılıyor: Tiamat ve Thessalhydra.

Hatırlayalım: Vecna, Nancy’ye geleceği gösterdikten sonra Nancy çocuklara net bir uyarıda bulunmuştu:  “Yaratıklardan oluşan bir ordu Hawkins’e gelecek.” Bu replik, şimdiye dek alışık olduğumuz tekil canavarlardan çok, ilk kez karşılaşacağımız daha güçlü, daha büyük ve sayıca fazla yaratıkların habercisi olabilir mi?

D&D evreninde Tiamat, ejderhaların tanrıçası olarak biliniyor: beş başlı, devasa, kaotik ve yıkıcı. Tek bir kötüden ziyade, doğrudan bir kıyamet senaryosunu temsil ediyor.

Dördüncü sezonda Nancy, Vecna’nın kendisine gösterdiği imgeleri çocuklara anlatırken şöyle bir cümle kurmuştu: “Ağzı uçurum gibi açılmış dev bir yaratık.’’ Bu da Thessalhydra’nın ağzı ile birebir örtüşüyor gibi.

Bu özdeşleştirme ve bağlantılar doğruysa, Stranger Things finalinde bizi bekleyen tek bir büyük savaş değil; çok başlı, çok katmanlı ve zincirleme bir felaket olabilir. Ve belki de şimdiye kadar izlediklerimiz, asıl canavar sahneye çıkmadan önceki ısınma turlarıydı.

11 + 8 + 1 = 20: Dustin’in zarı, kaderin toplamı

Dördüncü sezonda Hellfire Club’ın D&D oyunlarından birinde Dustin’in Vecna’yı yenmesi için 20 atması gerektiğini hatırlıyor musunuz? Ama 20 atamayıp 11 atması ve Erica’nın ise kritik bir zar olan 20’yi atıp oyunu kurtarması… Bu detaylar dizinin sıkı takipçileri tarafından ileride olacaklara dair bir işaret olarak okunuyor. Şimdi ise beşinci sezonla beraber herkes şu hesaplamaya takılmış durumda: 11 + 8 + 1 = 20

Teoriye göre bu kötücül güçleri (Vecna ya da diğerleri her kimse bu) yenmek için ihtiyaç duyulan 20 sayısını beşinci sezonda telekinetik güçlere sahip üç kişinin sağlıyor olması. Bir tanesi şüphesiz ki sezonlar boyunca bizimle olan Eleven. Bir diğeri ise ikinci sezonun “The Lost Sister” bölümünde bir görünüp bir daha asla görmediğimiz karakter Kali yani Eight. Diziye bir anda geri dönmesinin sebebinin de Vecna’yı yenmek için ihtiyaç duyulan 20 rakamının sekizi olması konuşulan teorilerden.

Geriye 20’ye tamamlamak için tek bir rakam kalıyor: bir. Yani Henry. Mind Flayer tarafından tamamen ele geçirilmeden önceki iyi Henry’nin hâlâ bir yerlerde var olduğu düşünülüyor. Peki sezonlar boyunca en büyük kötü olarak gördüğümüz Henry, finalde iyilerin safında yer alıp asıl kötüyü yenebilir mi? Kader ağlarını örmeye devam ediyor.

“Kim ölecek?” sorusunun cevabı çoktan mı yazıldı?

Dizinin dördüncü sezon posterlerinden birinde Upside Down tarafında sadece Eddie Munson’ın bisiklet ışığı açıktı ve ne yazık ki o sezon sonunda ölen karakter o oldu. Bu son ise “posterde bisiklet lambası açık olan karakter ölür’’ teorilerinin tohumunu attı.

Şimdi beşinci sezon posterini incelediğimizde ise bisiklet lambası açık olanlar arasında Dustin Henderson ve Will Byers var (Of hayıııır!) Bu da dizinin hayranları tarafından acaba Duffer Kardeşler posterlerde kimin öleceğini bize söylüyor mu, eğer öyleyse sezon finalinde Dustin ve Will ölecek mi teorilerini doğurdu.

Poster tasarımları, fragmanlar veya görsel kampanyalar hayranlara mesaj verme üzerine mi kurgulandı yoksa birkaç bisikletin de lambasının açık olması hoş gözüksün mantığıyla mı hazırlandı bilemeyiz ama Dustin ve Will, bu teoriye göre sezonun en kritik karakterleri.

Upside Down bir boyut değil, zamanın bükülmesiyle açılan bir yırtık olabilir mi?

Bu teoriye göre Will’in kaybolduğu gün zaman duruyor; Eleven, Will’i bulmak için gözlerini bağlayıp onu aramaya başladığında Demogorgon’la ilk kez zihinsel temas kuruyor ve ona dokunduğu anda bir zaman–mekân bükülmesi yaşanıyor. Upside Down böyle oluşuyor. Yaşayan, bağımsız bir evrenden çok, zamanda oluşmuş bir yırtık.

Bu teori ise yemek masasında Holly’nin okuduğu kitap Madeleine L’Engle’ın A Wrinkle in Time’ın içinde saklı. Kitapta boyutlar arası geçiş yapabilen karakterin ismi ise Mrs. Whatsit. Ve bunu nasıl yapabildiğini de kırışmış bir etek üzerindeki karınca metaforuyla anlatıyor. Eteği düzeltmek uzun bir yolken, kırıştırmak A noktasından B’ye kestirme yaratıyor. Teoriler, Upside Down’ın da tam olarak böyle bir kestirme olabileceğini söylüyor. Hatta bu teoriye benzer bir anlatım, ta ilk sezonda çocukların bilim öğretmenleri Scott Clarke tarafından da yapılmıştı. Çocuklara zamanda alternatif boyutları anlatmak için pire ve akrobat anaolijisini kullanmıştı.

Upside Down’da her şeyin Will Byers’ın kaybolduğu günle sabitlenmiş olması tesadüf değil; zaman orada ilerlemiyor, takılı kalmış olabilir yani geçmiş, şimdi ve gelecek üst üste binmiş gibi duruyor. Henry’nin Holly’yi 1950’lerdeki ideal dünyasına götürmesi, Mind Flayer tarafından ele geçirilmeden önceki saf hâline dönme arzusu olarak okunuyor. Bu da Henry’nin zamanla oynadığını düşündürüyor.

Upside Down, farklı dönemlere ve boyutlara açılan bir kapıysa, Henry/Vecna bunu bir zaman geçidi gibi kullanmak istiyor olabilir, tıpkı kitaptaki dört boyutlu teserakt metaforu gibi. Matematikte dört boyutlu bir küp olan tesserakt, bilim kurguda ise zaman ve mekânın bükülerek kestirme geçişler yaratmasını anlatan bir kavram olarak çıkıyor karşımıza. Hatta Derek’in bir sahnede okulda teserakt yapması da tesadüf değil gibi. Henry o zaman Holly ve Max’i anılarında değil de, o mağaraya girmeden önceki mutlu olduğu zamanlara götürüyor. Ve hatta Eleven gözlerini bağlayıp güçleriyle ne Max’ı, ne de Holly’yi bulabiliyor. Demek ki her ikisi de başka bir zamanda olabilir mi?

Kısacası Upside Down belki de bir yer değil, bir an. Zamanın büküldüğü, travmanın donduğu, geçmişle geleceğin üst üste bindiği bir yırtık. Henry/Vecna’nın derdi dünyayı ele geçirmekten çok, zamanın kendisini yeniden yazmak olabilir mi?

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin