Büyük, mutsuz kazalar: Netflix, ikonik ressam Bob Ross’un mirasının peşine düşüyor

Dadanizm newsletter duyuru (600 x 600 px)

Belki şurada küçük, mutlu bir ağaç vardır… Ya da belki de Bob Ross’un bilinmeyen, anlatılmamış bir hikayesi… Netflix, kıvırcık saçları ve her daim güler yüzüyle hatırlanan, ekranlardan dünyanın dört bir yanına saçtığı sevecen enerjisiyle çeşitli meme’lere konu olan yetenekli ressam Bob Ross’un hayatının bilinmeyen taraflarına ışık tutmaya hazırlanıyor. Elinde fırçasıyla tuvale bulutlar, ağaçlar kondururken görmeye alıştığımız Ross’un hayatının bilmediğimiz taraflarını anlatacak olan Bob Ross: Happy Accidents, Betrayal & Greed isimli bu belgesel 25 Ağustos’ta Netflix semalarında yerini alacak.

İlk kez 1983 yılında yayınlanmaya başlayan ve 403 bölüm süren The Joy of Painting programıyla bize resim yapmanın en huzurlu hallerinden birini izletmişti Bob Ross. Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde yayınlanmıştı bu programı, hatta hâlâ son yıllarda çoğu ülkede yeniden yayınlanmaya başladı. 26 yıl boyunca programında çizdiği resimleriyle ve doğaya, hayata, resim yapmaya karşı sahip olduğu kendine has bakış açısıyla hepimize bir nevi hipnoz uygulayan Ross’un gerçek hayatı ise göründüğü kadar toz pembe değilmiş maalesef. Hatta kendisi de gerçek hayatın çizdiği resimlerdeki kadar huzurlu olmadığının farkındaydı; “ben resimlerimde istediğim türden bir dünya yaratıyorum, eğer kötü şeyler görmeyi arzuluyorsanız haberleri izleyebilirsiniz” diyordu.

Bu kimin tekniği?

Kariyerinde yükselişe geçtiği ve de ekranları kasıp kavurduğu sıralarda kazandığı şöhretle beraber birtakım tatsızlıklar da yaşamaya başlamıştı Ross. Örneğin bir keresinde programında kullandığı resim tekniği için “bu tekniği (wet-on-wet) yıllar önce bana Bill öğretti ve böylelikle bana çok değerli bir hediye verdi” sözleriyle bahsettiği eski Nazi askeri ve bir nevi Ross’un öğretmeni olan Alman ressam Bill Alexander kendisini ihanetle suçlamıştı. Ross’un kariyerinin başlarında ona desteğini sık sık dile getiren Alexander, 1991 senesinde ise Bob için “onu ben eğittim ve o bana ihanet etti. Bu tekniği ben icat ettim ve o benden daha iyisini yapabileceğini düşünüyor” şeklinde sözler sarf etmişti. Halbuki bu teknik uzun yıllardır vardı; Alexander ise bu tekniği geliştirerek daha önce yapılmamış hızda resim yapmayı sağlayan kısa bir yol icat etmişti…

Görmeye alışık olmadığımız düz saçlarıyla Bob Ross ve Bill Alexander.

Bob Ross’un tek mesleği ressamlık değildi bu arada. Ressamlığa ABD Hava Kuvvetleri’ne 20 sene hizmet ettikten sonra, görev için gittiği Alaska’da başlamış. Askerlik görevinden emekli olduktan sonra birçok yerde resim dersi vermeye başlayan Ross’un ressamlık kariyeri ise ders verdiği öğrencilerinden biri ile şekillenmiş diyebiliriz. Annetta Kowalski ismindeki bu kadın, 25 yaşındaki oğlunu bir trafik kazasında kaybettikten sonra büyük bir depresyona girmiş ve kendisinin dediğine göre bu depresyonunu Bob ve insanın içini ısıtan kişiliği, yeteneği ile yenmiş. Kowalski, Bill Alexander’ın atölyesinde tanıştığı Ross’un ressamlık ve eğitmenlik yeteneğinin daha fazla kişiye ulaşması gerektiğini düşünmüş ve Ross’u televizyonda bir program yapmaya ikna etmiş. Annette’nin dediğine göre bu yetenek heba edilmemeli “bir şişeye koyup satılmalı”ymış. Ross başlarda PBS isimli bir devlet kanalında hiçbir ücret almadan uzun süre resim yapmış ve bir süre maddi sıkıntılar yaşamış. Daha sonra ise Annette ve eşi Walt Kowalski duruma el atmış ve Bob ile beraber Bob Ross Inc. şirketini kurmuşlar. Bill Alexander’ın ve Kowalski çiftinin desteğiyle de meşhur The Joy of Painting programına başlamış Ross.

Bob Ross artık çok kazandıran bir marka

Programının dünya çapında çok beğenilmesi nedeniyle Bob Ross artık çok şey öğrendiği Bill Alexander’dan ya da maddi destek aldığı Kowalskiler’den çok daha önemli bir marka haline başlamış. Kowalskiler, Ross’un karşı konulması zor, huzur veren sevecen kişiliği sayesinde ressamlıkla en ufak bir ilgisi olmayan insanlar tarafından bile sevilmesini yine bir ekonomik fırsat olarak görüp değerlendirmişler. Üzerinde Ross’un gülen yüzünün olduğu resim malzemeleri üretip satmaya başlamışlar. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu şöhretle ve de wet-on-wet tekniğinin Ross’la birlikte anılmaya başlaması sebebiyle de Bill ile Ross’un arası açılmaya başlamış. Bu arada Ross ekranlardaki güvenilir imajının aksine özel hayatında sadakatsizliği ile bilinen bir eşmiş. İddialara göre ilk eşi Ridge ile evliliklerinin bitme sebebi Ross’ın Ridge’ı aldatmasıymış. İkinci eşi Jane ile olan evliliği ise Jane 1992 yılında kanserden hayatını kaybedene kadar sürmüş. Jane aynı zamanda Bob Ross Inc. şirketinin dört ortağından biriymiş ve kendisinin ölümüyle birlikte, şirketin daha önce belirlenen kurallarına göre, kendisinin hissesi diğer üç ortak (Ross ve Kowalski çifti) arasında eşit olarak dağıtılmış. Yani Ross kendi adıyla kurulmuş şirketinin sadece üçte birine sahip olmuş.

Walt ve Annette Kowalski

Zirvede gelen mutsuz kazalar

Ross’un pek yerinde olmayan sağlığı da Jane’nin ölümünden sonra iyice kötüleşmeye başlamış. Aşırı sigara kullanımı yüzünden zaten sık sık sağlık problemleri yaşayan Ross da lenf bezi kanserine yakalanmış. Kariyerinin zirvesinde ve maddi açıdan en rahat olduğu dönemlerde, yani 1995 yılında da hayatını kaybetmiş Ross. Ölümünden iki ay önce üçüncü eşi Lynda Brown ile üçüncü evliliğini gerçekleştirmiş. Ross’ın ölümüyle beraber tıpkı Jane’nin ölümünden sonra olduğu gibi hisseleri şirketin diğer ortakları arasında eşit olarak bölünmüş. Ama Ross bu durumu engellemek için ölümünden önce bir vasiyet yazarak hisselerinin oğlu Steve ile üvey kardeşi Jimmie Cox’a bıraktığını söylemiş. Kowalskiler ise Bob’ın son günlerinde hem Bob’a hem de Bob’ın aile üyelerine karşı oldukça çirkinleşmişler ve Bob’ın hisselerinin kendi hakları olduğunu savunmuşlar. Bob’ın vasiyetini geçersiz kılmak için karşı dava açan Kowalski’ler en başından beri Bob’ın işlerini “kiraladıklarını” iddia edip, Bob’ın miras bırakma hakkının olmadığını söylemişler. Ve gerçekten de bu davayı kazanıp Bob’ın hisselerinin sahipleri olmuşlar.

Ve her şeyin anlatıldığı bir belgesel

Bob Ross’ın ölümünden sonra Ross’un ismi ve eserleri ile uzun yıllar para kazanmaya devam etmiş Kowalski’ler. Daha sonra ise şirketi kızları Joan Kowalski’ye devredip emekli olmuşlar. Ross’un ölümünden yaklaşık 25 yıl sonra ortaya çıkan bu çirkin Kowalski davası günümüze kadar sadece bir avuç insan tarafından biliniyormuş. Covid-19 salgını sırasında Bob’un programları İngiltere’de tekrar yayınlanmaya başlayınca ve yine izlenme rekorları kırınca Bob Ross şirketinin bu tatsız talihi de gün yüzüne çıkmış diyebiliriz. Netflix de, Ross’a ve mirasına ihanet eden, onun eserlerini sadece bir para kazanma aracı gören Kowalski’lerin bu karanlık hikayesini tüm dünyaya duyurmaya karar vermiş. Joshua Rofé’nin yönettiği Bob Ross: Happy Accidents, Betrayal & Greed isimli bu belgesel bir nevi özel hayatında yaşadığı iyi/kötü her şeyi paylaşmaktan imtina eden Bob Ross’un sesi olmayı amaçlıyor. Netflix, yayınladığı basın açıklamasında “doğaya karşı her daim dile getirdiği büyük takdir ve nazik tavırlarıyla Bob Ross, tanıştığı herkesi yaratıcıklarını benimsemeye ve kendilerine inanmaya teşvik etti. Bu da onu uzun yıllardır yaşayan kültürel bir fenomen haline getirdi” şeklinde tanıtıyor belgeselini. Hayatta hataların değil sadece mutlu, küçük kazaların olduğunu savunan, yatıştırıcı ve de huzur verici sesiyle “gerçek” pozitifliğin ender temsilcilerinden biri olan Ross’un bilinmeyenlerine ışık tutacak bu belgesel 25 Ağustos’ta Netflix’te yayınlanacak ve belki de Bob Ross Inc. şirketinin kaderini değiştirecek.

Dadanizm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin