High School Musical 20 yaşında: Sonsuza dek Wildcat olmanın incelikleri ve torunlarımıza anlatacağımız hikayeler
High School Musical, 20 yaşında. İnanabiliyor musunuz? Yaşlandık mı acaba… Çocuklarımıza High School Musical’ı izletme zamanı geldi mi yoksa? Zac Efron, Zac Efron olmadan önceki günlerde, Vanessa Hudgens henüz Coachella kraliçesi değilken Ashley Tisdale, Hilary Duff ve Mandy Moore’un olduğu anne grubundan olaylı bir şekilde ayrılmamışken bir grup çocuk High School Musical fan kulübünde bir araya gelip, Go Girl’den topladığımız çıkartmalarla oynuyorduk. O günlerden çok sonra hep beraber serinin 20. yılı için yeniden bir aradayız. Kutlu olsun.
Eski bir zaman, büyük mavi gözlerine aşk şiirleri yazdığım Aaron Taylor-Johnson ortada yok. Justin Bieber’ın ilk şarkılarını YouTube’a yüklemesine aylar var. One Direction üyelerinin hepsi İngiltere’nin bir köşesinde uykuda. Behlül Haznedar yüksek ihtimalle o günlerde de bir korkak. Ryan Murphy televizyonun kralı değilken gölgelerden bir efsane çıkıyor: Kenny Ortega. Onu Disney Channel’ın en çok izlenen filmi High School Musical’ın yaratıcısı olarak tanımlamak da mümkün. Ben ki Ortega’ya her gün dua eden hayranlar kulübünün fahri üyesi… Bu yazıya başlamadan önce Dadanizm’e yolladığım ilk mesajımı sizinle paylaşmak istiyorum.
“Dadanizm öğretisini High School Musical hâlâ popülerken benimsemiş biri olarak, yazılarımı sizinle ve okuyucularla paylaşmak isterim. Süper bir sinema aşığı, popüler kültür manyağı ve edebiyat bağımlısıyım” (Nisan 2021).

Bu uğurda kupon topladık
High School Musical’a dek orijinal filmlerden uzak duran Disney Channel, East High’ın kapılarını bir kez araladığında her şey değişti. Seyirciler geri dönülemez bir yola girdi. Bu film ya çok sevilecekti ya da hiç kimse izlemeyecekti. Çok geçmeden bir davaya, yaşam kadar tatlı bir suya döndü High School Musical. Dünyalara bedel oldu. Disney Channel hızlı bir şekilde High School Musical 2, Camp Rock, Hannah Montana ve Wizards of Waverly Place filmlerini de vizyona aldı. Kenny Ortega olmasa, Mitchie Torres’in Camp Rock’taki kaküllü saç modelini kestirmek için mahallemizdeki küçük kuaföre gitmez, kuaföre Mitchie’nin fotoğrafını göstermeme rağmen bana kakülden hallice bir perçem yapıp saçımı küte vurmazdı. Ah, günler… Her şey Troy Bolton ve Gabriella Montez’in Noel’de bir kayak merkezinde yeni bir şeye başlamasıyla alev aldı. Bu ikili hem hikayeye hem seyircilere hem de jenerasyonlara aktarılacak ultra karmaşık dans koreografilere öncülük etti. Hangimiz erkek arkadaşından ayrıldığı sırada telefonundan Gotta Go My Own Way şarkısını açıp, bağıra bağıra ağlamadı ki? Ortaokulda kendi kız grubuma Yıldızlar Takımı ismini vermiş, okuldaki herkesi bize Yıldızlar Takımı diye hitap etmeye zorlamıştım. Hürriyet gazetesi kuponla High School Musical’ın öykü kitaplarını satmaya başladığında canla başla o kuponları da biriktirmiştim. Modern Family’deki Phil gibi bütün dans koreografileri de ezberlemiştim. High School Musical, Harry Potter’ı saymazsak, bir numaralı kitabım, öğreticim ve arkadaşlarımdan biriydi. Ancak bu sadece benim için geçerli değil, biliyorum. Bu yazıyı okuyan herkesin bir Troy Bolton anısı var. Zira kendisi sinema ve ekran tarihinin toksik olmayan tek erkeği.

Pazara kadar değil mezara kadar
Serinin üç filminde de kamera karşısına geçen Zac Efron, Vanessa Hudgens, Ashley Tisdale, Corbin Bleu, Lucas Grabeel ve Monique Coleman tahmin ettiğimiz ya da umduğumuz gibi en yakın arkadaş olmadı. Zac Efron ve Vanessa Hudgens, filmin çekildiği yıllarda devam eden ilişkilerini bitirdiğinde yıkıldık. Ashley Tisdale bir sonraki pop yıldızı olmadığı için üzüldük. Zac Efron’un The Greatest Showman ve Iron Claw performansları onu Hollywood’un A takımına transfer etse de Timothée Chalamet, Jacob Elordi, Austin Butler ve Paul Mescal gibi nice yeni genç yetenekten Zac Efron’a bir türlü yer açılmadı. Tüm ihtimaller gerçekleşse ve başarılı olsa dahi ona bakınca Troy Bolton’ı görmemek de imkansızdı zaten. Ona bakınca sahte bir göle bakarak şarkı söylemediğini hayal etmek zordu. Troy kolyesini takmak istememek, Scream performansındaki üç boyutlu çekimi düşünmemek… Vanessa Hudgens’tan yana ise gönlüm rahat. Bir influencer, oyuncu ve girişimci olarak kariyerine devam ediyor. O mutluysa biz de mutluyuz. Ancak Zendaya ve Miley Cyrus’u bulan şöhret neden bu oyuncu kadrosunu bulamadı, merak içindeyiz.
Filmlerin vizyona girmesinden 20 yıl sonra bile Koç Bolton’u canlandıran Bart Johnson hayran etkinliklerine katılıyor mesela. Seninleyiz be koç! Müzikal izlemeyi de takip etmeyi de High School Musical’a borçlu olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Hiç gerçekleşmeyecek hayallere -Juilliard’a girmek gibi- kapılmanın naifliğinde, çoğu zaman rüyalarımızda buluşuyoruz. Film boyunca düşman olmaktan bir adım öteye geçmeyen Sharpay ve Gabriella ikilisinin film sonunda en yakın arkadaş olmasını da aşamayacağız. İlk filmin başarısından sonra beyazperdeye taşınan Enchanted, Sweeney Todd, Hairspray, Les Misérables, West Side Story ve nice müzikal filmin başarısını High School Musical’a borçlu olmasını da hatırlatmak gerekiyor. High School Musical yalnızca bir jenerasyonun değil, her jenerasyonun filmi ve öyle olmayı hak ediyor.

Euphoria yokken gençler eğleniyordu
Sahi birinci filmdeki müzikal gerçekten ne anlatıyordu? Aranızda bilen biri varsa beni aydınlatabilir mi? Film kendi içindeki tutarsızlıklarını kusursuz bir şekilde örten dans koreografileri ve şarkılarıyla hala aklımızın en kuytu köşesinde. Kenny Ortega -ki eminim kendisi de farkındadır- zamansız bir eser bıraktı geriye. O günlerde Skins de henüz başlamamıştı, hal böyle olunca lisenin kaotik yönlerine ilişkin fikirlerimiz dar alanda kısa paslaşmalardan ibaretti.
High School Musical, umut, sevgi ve arkadaşlık dağıtırken problemlere odaklanmak kime neydi? Enflasyonun basit bir terimden ibaret olduğu, öğrenci kredisinin varlığının bilinmediği, Bir İstanbul Masalı’nın Türkiye’nin en ilerici dizilerinden biri olduğu yıllar… High School Musical’ın görevi çocuk seyirciyi tehlikelerden korumak, onlara güvenli bir alan yaratmaktı ve bunu attığı her adımda yine, yeni, yeniden başardı.
İlk filmin üzerinden geçen 20 yılda çok şey değişti. Dünya eskiden de pek iyi bir yer değildi doğrusu. O günlerde çocuk olanlarımız çevremizde olup bitene biraz daha duyarsızdık sadece. Ben mahalledeki hulahop yarışmalarına katılmak ve özel derslere gitmekle, kalan zamanda da kitap okuyup film izlemekle meşguldüm. Gelecekteki 20 yılda da dünyanın çok iyi bir yer olmayacağını söyleyebiliriz. Ama umut etmek de kolay. Ne de olsa High School Musical, bizi kalıpları kırmaya itti, kendimizi istediğimiz gibi tanımlamamız için cesaretlendirdi. Bir okuldu. Bir sporcunun nefis yemekler yapabildiği, bir dahinin de dans pistinde harikalar yaratabildiği bir yerdi. Herkesin değişime açık olabileceğini de gösterdi. Birlikteliği ve dayanışmayı bir yaşam felsefesine dönüştürmemizi sağladı.
Unutmayın ki bize hiçbir şey olmaz ve bir kez Wildcat iseniz hayatınız boyunca Wildcat kalırsınız.
